Mağdur edebiyatı

Mağdur edebiyatı

Türkiye'de holding gazetelerinin dünkü sayıları, ABD'deki saldırıların kurbanlarının hazin öyküsü ve bu saldırılardan kurtulanların mucizevi hikâyeleriyle doluydu.

Mağdur edebiyatıABD'de, 11 Eylül'de gerçekleştirilen uçak saldırılarının bilançosu ortaya çıkarken, Türkiye'deki medya da, işin "dramatik" yanlarını ortaya çıkarmaya başladı. Öyle ki, Amerikan medyası bile bu kadar ileri gitmemiştir. Olayı bu kadar "salya sümük edebiyatı"na bulamamıştır. Holding medyasının dün çıkan gazetelerin hemen hepsinde, "terör mağduru" Amerika'dan insan portreleri sunuldu. ABD'de yaşayan Türkiye kökenli insanların anlattıkları da ayrı bir konuydu. Onların kurtuluş haberleri daha bir "renkli" verildi.

Milliyet günündeydiDünkü Milliyet'in manşet haberi yine "çok ilginç bir kurtuluş" öyküsüydü. Antalya'da yaşayan Fulya Eyilik adlı bir vatandaş, televizyondan izlediği görüntüler üzerine, New York'ta yaşayan kuzenlerine telefon açıyor ve kuzenine "Esin kaç, binanıza uçak çarptı" diyor. Zaten ilk çarpma anında 77. katta olan kardeşler, daha sonra 57. kata geldiklerinde, yukarıdaki telefonu alıyorlar ve daha hızlanmaya başlıyorlar. Zaten Esin Eyilik durumu son derece "doğal" bir şekilde özetliyor: "Uçak çarptığını öğrenince daha hızlı koştuk. İnmeye çalışan binlerce insanı geçtik. Sanırım onlar öldü..."Milliyet kuledeki dumanda bir de kurukafa görüntüsü keşfetmiş. Anlayacağınız olayda yine "kozmik güçler"in parmağı olabilir. Milliyet bu konu için de ilginç bir ifade kullanmıştı: "Binlerce insana mezar olan ikiz kulelerden yükselen dumanların arasında bir yüz onlara bakıyordu." Gazetenin 4 ve 5. sayfaları yine saldırı ve sonrasında gelişen dramatik olaylara ayrılmıştı. "Allah'tan uyuyakaldı" başlıklı haberde, ikiz kulelerde çalışan Neşe Önal adlı Türkiyeli bir bayanın, birkaç dakikalık gecikme sonucunda ölümden kurtulduğu anlatılırken, saldırı sonrasında sığınaklara gönderilen insanların durumunu anlatan "2000 kişi hep birlikte sığınakta ağlıyorduk" başlığıyla verilen haberin kahramanı da yine bir Türkiyeli'ydi.

Asansör mucizesiMilliyet'in 5. sayfasında ise diğer gazetelerin birkaçında daha yer alan tanıdık haberler söz konusu. "Asansörde kaldı, sağ kurtuldu" başlığıyla verilen haberde, Marlene Cruz adlı bir kişinin, asansörde kaldığını ve enkaz altından asansörün ona "göğüs germesi" neticesinde kurtulduğu yazıyor. Aynı haberi Akşam gazetesi daha farklı bir açıdan ele alıyordu; Cruz 1993 yılında Dünya Ticaret Merkezi'ne düzenlenen bombalı saldırıdan da sağ olarak kurtulmuştu. Akşam da haberi "Bu saldırıdan da sağ kurtuldu" başlığıyla verdi. Gerçi, Milliyet olayın bu yönünü keşfetmiş olsaydı daha "ilahi" bir başlık kullanmakta tereddüt etmezdi. Milliyet'te ve diğer bazı gazetelerde yayınlanan bir başka haber ise elinde küçük bir kızın görüntüsü idi. Muhtemelen babasının omuzlarına çıkmış küçük kız bir elinde ABD bayrağı, diğer eline de yana açmış ve yüzünde ağlamaklı bir ifadeyle gökyüzüne bakıyordu. Fotoğraf, bir zamanlar otobüslerin arkasına asılan ağlayan çocuk fotoğrafını ve tabii ki hüznü çağrıştırıyordu. Milliyet ise başlığı çakmıştı: "Küçük cesur yürek."

Hürriyet bayrak derdinde Doğan Grubu'nun diğer gazetesi Hürriyet de, Milliyet'ten hiç de aşağı kalır değildi. Milliyet'in iç sayfalardan kullandığı küçük kız fotoğrafını Hürriyet birinci sayfasından vermişti. Bayrak sevgisi herkes tarafından bilinen Hürriyet, fotoğrafın altına da "Bayrak satışları patladı" ifadesini kullandı. Gazetenin 4. sayfasında diğer gazetelerde de eksik olmayan bir tesadüf haberi yer alıyordu. Ünlü yüzücü Ian Thorpe da, şans eseri kurtulmuştu. Bindiği uçak kaçırılan Thomas Burnett Jr. adlı bir ABD'linin cep telefonuyla eşini araması ve sonrasında resmi yetkililerin konu hakkında bilgi sahibi olması, Hürriyet'in Burnett'i "Bush'u kurtaran adam" olarak tanımlamasını sağlamış. İş, medya ve sanat dünyasının "ünlüleri"nin ölümü ise "Dünya onlara ağlıyor" başlığıyla verilmiş. Gazetenin kullandığı en dramatik unsur ise 21. sayfadan verdiği ABD Başkanı George Bush'un ağlarkenki fotoğrafı olmuş. "Başkan'ın gözyaşları" resimaltı başlığıyla verilen haber, gerçekten insanın içini burkuyor!

Sabah orduyu hazırladı Sabah gazetesi ise Bush'un aynı fotoğrafını birinci sayfadan yine aynı başlıkla görmüş. Manşetinde ise deprem zamanında alışık olduğumuz bir kelimeyi kullanmış: "Türk Ordusu teyakkuzda." Yine birinci sayfadan ABD'de yaşayan Türkiyeli kalp cerrahı Mehmet Öz'ün ağzından verdiği "Paraya tapanlar sevgiyi öğrendi" haberini kullanmış gazete. Yani Sabah'a göre, "Para, pul o kadar önemli değil. Sevelim, nefretten uzak duralım" anlayışı artık kapitalizmin kalesinde hakim olmuş durumda!Sabah'ın dramatik öyküleri de benzer. Yine bir geç kalma hadisesi ve yine bir ölümden kurtuluş... Bu kez Nurşen Kaya adlı bir Türkiyeli, işe geç kalıyor ve bu onun hayatta kalmasını sağlıyor. Ian Thorpe ilgili haber Sabah'ta da var. "Türklerden son haberler" başlığıyla verilen haberde ise kayıp sanılan 349 Türk'ten 93'ünün sağ olduğunu öğreniyoruz.

Akşam'da benzer öyküler Akşam gazetesi birinci sayfasından ABD'lilerin "tehlikeli öfkesi"nden bahsetmiş. Gazetenin 4 ve 5. sayfaları ise yine bildik öykülere ayrılmış. 83. kattan düşen ama kurtulan "kahraman itfaiyeci", "Kuledeki Türk kadının son sözleri", "Gaffar Okkan'ın kızından haber alınamayışının verdiği korku", "İrlandalı anne-kızın acı sonu", Ünlü aktör Anthony Perkins'in eşinin de düşen uçaklardan birinde olması ve "eşine kavuşması"... Bunların hepsi Akşam'ın objektifinden değerlendirilmiş!Tüm bu hikâyelerde kullanılan öğeler, okuyanda tepki yaratmak amacıyla kullanılmış. Önceki gece CNN Türk'te yayınlanan bir ankete katılan vatandaşların büyük bir çoğunluğu "ABD'nin ettiğini bulduğu" yönünde fikir belirterek, karşılık vermesini ise doğru bulmadıklarını açıklamıştı. Sermaye medyası da, bu yöndeki olumsuz düşünceleri de ortadan kaldırmayı hedefliyor. Bizim medya da bu haliyle Amerikan'dan çok Amerikacı kesiliyor!
www.evrensel.net