Hollywood hedef gösterdi!

Hollywood hedef gösterdi!

Gazeteci Coşkun Aral önceki gece bir televizyon kanalında, Amerika'ya yönelik saldırıları düzenlediği ileri sürülen Osama bin Laden hakkında şöyle konuşuyordu: "Laden bir Frankeştayn ise, ABD de onun doktorudur."

Hollywood hedef gösterdi!Gazeteci Coşkun Aral önceki gece bir televizyon kanalında, Amerika'ya yönelik saldırıları düzenlediği ileri sürülen Osama bin Laden hakkında şöyle konuşuyordu: "Laden bir Frankeştayn ise, ABD de onun doktorudur." Şu sıralarda Türkiye'de de gösterimi devam eden Hollywood yapımı "Kod Adı Kılıçbalığı" isimli film, benzer bir ilişkiyi anlatan hikayesiyle dikkat çekiyor. Film eski bir CIA ajanının terörizme karşı kendince yürüttüğü mücadeleye kaynak bulmak için bir kenti nasıl da acımasız bir şekilde yerle bir ettiğini de anlatıyordu. Çünkü kahramana göre, Amerika'nın ayakta kalması için bu gereklidir. Onlar -film boyunca onlardan kastedilen mütemadiyen Araplar'dır- bir yaparsa Amerikan Rüyası'nın devamı için on katı yapılmalı. Amerikan sinema endüstrisinin kalbi Hollywood, bu ve benzeri filmleri birçok kereler çekti. Amerikalıların, büyük bir terörist saldırı altında kaldığı, ama her şeye rağmen 'Amerikan ruhu'nun galip geldiği bir senaryo bu. Televizyonlarda gösterilen üçüncü sınıf aksiyon filmleri bir yana, özellikle son yıllarda gösterime giren, birçok yönetmen, 'çeşitli biçimlerde' özellikle yukarıda adı geçen iki kentin hedef alındığı hikayeleri anlatan yapımlar çektiler. Morgan Freeman'ın bir Amerikan Başkanı'nı canlandırdığı "Deep İmpact" (Derin Darbe) isimli filmde, meteorların etkisiyle sular altında kalan bu iki kent yerle bir oluyor. Ve yıkılan Beyaz Saray'ın önünde Amerikan Başkanı'nın yaptığı etkileyici konuşma, yeni bir dönemin başlayacağını anlatıyordu. Ama bütün New York kentinin sular altında kalışını anlatan bu filmde ayakta kalmayı başaran iki bina vardı: Dünya Ticaret Merkezi'nin ikiz kuleleri. İkiz kulelerin ayakta kalması, hiç kuşkusuz Amerika'nın temellerinin daima ayakta kalacağını ima ediyordu. Ama geçtiğimiz yıl gösterime giren "Dövüş Kulübü"nde durum hiç de öyle olmadı. Kapitalizmin ve 'modern' hayatın insanlar üzerindeki yıkıcılığının anlatıldığı filmin son karesinde üzerinde iki büyük kredi şirketinin reklamlarının bulunduğu panolarla birlikte Dünya Ticaret Merkezi'nin kuleleri havaya uçuruluyordu. Ayrıca Amerika'nın yerle bir olduğunu anlatan "Independence Day" isimli film, uzaylıların istilasına karşı Amerikan ordusunun kahramanca savaşını konu ediniyordu. Ama görülen o ki, 'gerçek hayat' Amerikalı senaristlerinden ve onların Pentagon'daki danışmanlarından daha karışık. Bu son yaşanılanlar, Pentagon'a göre düzenlenmiş senaryoların 'aşılabileceğini' göstermesi bakımından ilgi çekici. Ama Sırplara, Iraklılara, Ortadoğu halklarına, hatta uzaylılara kadar birçok kesimi ülkelerine ve 'özgür dünya'ya tehdit olarak gösteren Hollywood'da işler tersine dönmüşe benziyor. Amerika, şimdi kendi yarattığı terörün kurbanı oluyor. Bir Yugoslav gazetesinde söylendiği gibi 'Terör evine dönüyor.'Belli ki Hollywood, bütün bu kurmaca senaryoları, senaryolarındaki yaratıcılıklarıyla bu saldırıyı düzenleyenlere hedef gösterdi.
www.evrensel.net