Üretici dert küpü

Üretici dert küpü

Tarım politikaları çiftçiyi üretim dışına itiyor. Çukurova'nın geleneksel ürünü olan pamuk ekimi her yıl geriliyor. Çünkü tarımda en çok girdi gerektiren ürünlerden birisi pamuk.

Üretici dert küpüSinan AramanÇukurova üreticisi her geçen yıl bir öncekinden daha perişan. Açıklanan taban fiyatları üreticiyi kurtarmadığı gibi ektikleri ürünlerin maliyetlerini karşılayamayan üreticiler, kredi borçlarını ödeyemedikleri için cezaevine gidiyor. Çukurova'nın geleneksel ürünü olan pamuk ekimi her yıl geriliyor. Çünkü tarımda en çok girdi ve işçilik gerektiren ürünlerden birisi pamuk. Destekleme uygulamaları kaldırılınca çiftçi pamuk ekme riskine giremiyor. Geçen yıl açıklanan 9 centlik primin aradan bir yıl geçmesine rağmen ödenmemiş olması da pamuk üreticilerini etkiliyor. Pamuk yerine teşvik edilen mısır, buğday ve soya gibi ürünlerde de artık maliyetler karşılanamıyor. Mısırda yaşanan hastalık, buğdayda ise açıklanan düşük taban fiyat, bu yıl üretcinin iyice belini bükmüş durumda. Ceyhan'ın Köprülü köyündeki üreticilerin anlattığı bunlar. Pamukta taban fiyatının açıklanmasından sonra üreticilerin durumunu öğrenmek amacıyla ziyaret ettiğimiz Köprülü köyü, diğer ürünlerin yanı sıra pamuk üretiminin de yoğun olarak yapıldığı köylerden biri. Pamuk ve tarımsal sorunlar üzerine sohbetimiz ilerledikçe etrafımızdaki çiftçi sayısı giderek artıyor. Topraksız köylüler tarımda işçilik yaparak geçimini sağlamaya çalışırken, uygulanan tarım politikaları topraksız köylüler yanında küçük ve orta düzeyde toprak sahiplerini de vuruyor. Kredi bulmada, ürününü pazarlamada pek sıkıntı çekmeyen büyük toprak sahipleri, Ziraat Odaları ve birliklerdeki konumları kendilerine avantaj sağlıyor. Bunu Ceyhan milletvekilini örnek vererek anlatıyor, çiftçiler.

Tüccar sömürüyor...Köprülü köyü mısır ve soyanın yanında pamuk ekimini de yoğun yapan köylerden biri. Mısırda hastalık nedeniyle zarar eden köylüler, pamuğunu henüz toplamaya başlamış ve tüccarların vereceği fiyatı bekliyorlar. Tüccara vermelerinin nedeni ürünlerini Çukobirlik'e pazarlayamamaları. Çünkü, Çukobirlik'e ürünü verecek olan genelde az sayıda büyük ekici. Pamukta, 750 bin dolayında taban fiyat açıklanmasını bekleyen çiftçiler, Çukobirlik'in açıkladığı 565 binle bir kez daha hüsrana uğradılar. Açıklanan 565 bin de her çiftçiyi bağlamıyor. Çünkü ürününü Çukobirlik'e satma olanağı olamayan çiftçiler, tüccara vermek zorunda. Tüccar ise taban fiyatının çok altında fiyatla 480 bine kadar düşürerek alım yapıyor. Çiftçiler en çok da tarım kredi borçlarını nasıl ödeyeceğini düşünüyorlar. Tarımdaki girdi fiyatlarının dolara endeksli olarak arttığını belirten çiftçiler, özellikle mazota para yetiştiremediklerini vurguluyorlar. "Artık Ceyhan'a bile yürüyerek gidiyoruz" diyen çiftçiler, girdilerin yüksekliği, taban fiyatların ise düşüklüğü nedeni ile zararına ekim yapıyorlar. Keza tarım kredi ve faiz borçlarını ödeyemeyen amca yeğen Remzi ve Kemal Pektaş, 1 ay önce 6'şar gün cezaevinde yattıktan sonra henüz çıkmışlar. Pektaş'lar 15 kişinin de Bağ-Kur borcundan dolayı kendileri gibi yattığını belirtiyorlar. Doğrudan Gelir Desteği uygulamasından şikayetçi olan çiftçilerden biri, "10 milyon alana kadar milyonlarca harcama yapıyoruz. Millet soyuluyor. Birçoğnun ise tapusu kendi üzerine olmadığı içn yaralanamıyor. Ziraat odası 1 dosyadan 3,5 milyon alıyor" şeklinde konuşuyor."12 milyon telefon konuşuyon, 24 milyon fatura geliyor. Bu kadar vergiden halk ne yapsın yahu" diyor başka çiftçinin biri. Çiftçinin sorunlarının Türkiye'nin her yanında aynı olduğunu "Bitki değişir, çiftçi değişmez" biçiminde dile getiren üreticiler, alternatif ürün projesi için de, "Bunlar adamı tamamen ipe gönderiyorlar, çiftçiyi öldürmek isitiyorlar" şeklinde yorum getiriyorlar. Çiftçiler bu gidişle işsizler ordusuna katılacaklarını belirttikten sonra da "Sanayi yok ki gidip sanayide çalışalım, ne yapacağız" şeklinde içine girilen çetrefil durumu aktarıyorlar.
www.evrensel.net