Durgunluk sertleşecek

Durgunluk sertleşecek

Dünya ekonomisinin motor gücü olan ABD'de güven kaybının saldırı ile artmasının, durgunluğun şiddetini daha da artıracağı belirtiliyor.

Durgunluk sertleşecekABD'de meydana gelen saldırının ardından bütün dünyada adım adım belirtileri görülen durgunluğun daha da şiddetleneceği görüşü hakim. Özellikle merkez ülkelerin 1974 OPEC krizinden bu yana ilk kez bu denli ağır bir resesyona girmesi, global krizin çevre ülkelere daha şiddetli yayılacağının işareti. Üstelik bu kez kriz nedeniyle kâr oranı düşen uluslararası sermayenin yeni değerlenme alanları ve piyasalar bulma olasılığının da hiç olmadığı kaydediliyor.Dünya ekonomisinin motor gücü ABD ekonomisinde güven kaybının saldırı ile artmasının, yaklaşan durgunluğun şiddetini artıracağı belirtiliyor. Hükümetlerin saldırının hemen ardından piyasalara yeterli miktarda likidite sürererek büyük bir paniği engellemeye çalışmalarının sadece geçici bir tedbir olduğu konusunda hemfikir olan ekonomistler, asıl sorunun dünya mal ve ticaret hacmindeki gerilemede yaşandığını belirtiyorlar. Uzmanlar bu noktada saldırının ve ABD'den sert misilleme yapacağının beklenmesinin uluslararası yatırımların ertelenmesi anlamına geleceğini ifade edilyorlar.

Altın çağ bitiyor mu?Özellikle 1997 sonrası dört yıllık dönemde ABD ekonomisi dünya ekonomisinin oldukça üzerinde büyüme sergilemişti. Şimdi Amerikan ekonomisi bir durgunluğa doğru sürüklenirken, bunun rahatsızlığı tüm dünyayı sarmaya başladı. 1990'lı yılların ikinci yarısı boyunca Amerikan ekonomisinde yaşanan hızlı büyüme küresel ekonominin de canlılık göstermesine sebep olmuştu. Son birkaç yıl süresince ABD ekonomisinde enflasyon düşük oranlarda seyrederken, işsizlik yüzde 4'ler seviyesinde kalmıştı. Bu oran ABD'de son neslin gördüğü en düşük işsizlik oranıydı. Amerikan ekonomisinin performansı açısından pek çok ekonomist tarafından altın çağ olarak nitelendirilen II. Dünya Savaşı sonrası ile 1973 yılı arasındaki dönemde dahi işçi verimliliği yıllık ortalama yüzde 2,5 oranında artarken, 1973-1995 yılları arası dönemde bu oran yüzde 1,4 olmuştu. 1992-2000 yılları arasında S&P-500 indeksinde yer alan firmaların kârı yıllık ortalama yüzde 11,5 oranında artış kaydetmişti. Bundan önceki 4 yıllık sürede kâr artış ortalaması ise yüzde 7,1 olarak gerçekleşmişti. 1992-2000 yılları arasında Amerikan firmalarının çeyrekler itibariyle açıkladıkları karda sadece bir kez, Asya krizinden dolayı düşüş görülmüştü.Ancak tüm bu iyimser atmosfer artık geride kaldı. ABD ekonomisinin 2001 yılında sadece yüzde 0,9 oranında büyümesi bekleniyor. Bu oran son dört yıl ortalamasının 3,6 puan, 2000 yılı için açıklanması beklenen oranın ise 4,1 puan gerisinde. 2000 yılı sonuna doğru yapılan tahminlerde 2001 yılı için ABD ekonomisinin yüzde 3'ün üzerinde büyüyeceği öngörülmekteydi. Ancak, ABD ekonomisine ait veriler açıklandıkça tahminler hızla yüzde 1'in altına doğru çekildi.

1933'ten beri ilk kezABD ekonomisi açısından en önemli göstergelerden birisi kabul edilen tüketici gelirleri, durgunluğun en önemli işareti sayılıyor. Nitekim ABD vatandaşları borçlanmaya yönelmiş, ocak ayında tüketici kredileri yıllık bazda yüzde 12,5, konut kredileri ise yüzde 9,3 oranında artmıştı. Kişisel tasarruf oranı "büyük bunalımın" yaşandığı 1933 yılından bu yana ilk kez yüzde 1'e düştü. Bu gelişmeler küresel ekonominin motor gücünün teklediğini gösteriyor.
www.evrensel.net