Halklar tehdit altında

Halklar tehdit altında

Amerikan emperyalizmi, NATO devletlerini de arkasına alarak ölüm yağdırmaya hazırlanıyor. Onbinlerce masum insanı tehdit eden saldırıların olası ilk hedefleri, Afganistan ve Irak.

Halklar tehdit altındaSalı günkü uçak saldırılarının ardından gözünü kan bürüyen ABD yönetiminin, onbinlerce masum insanı bir gövde gösterisi ile katledebileceğine yönelik işaretler güçleniyor. NATO'nun tarihinde ilk kez, NATO Şartı'ndaki beşinci maddeyi devreye sokmasının ardından, Afganistan hedef tahtasına konuldu. Bu madde; "bir üye devlete yönelik saldırının tüm üyelere yapılmış sayılacağını" öngörerek, ABD terörüne otomatikman Avrupa desteği sağlıyor. Bu maddenin, tarihte ilk kez yürürlüğe girmiş olması, içine girilen yeni döneme dair işaretler veriyor.

Kanıta ihtiyaçları yokSalı günkü saldırıların hemen ardından, Suudi milyarder Osama Bin Laden'in hedef tahtasına konulması, Afganistan'da tedirgin bir bekleyiş başlatmıştı. Şimdi, Bin Laden'e dair bir "belirti" ortaya çıkması durumunda Afganistan'a yönelik bir NATO-ABD saldırısı başlatılabileceği belirtiliyor. Amerikalı yetkililer, uçak saldırıları ile ilgili soruşturmalar sırasındaki tutumlarıyla, aradıklarının somut bir "kanıt" olmadığını çoktan ortaya koydular. Dahası, aralarında eski CIA şefi James Woolsey ve eski NATO Avrupa komutanı Wesley Clark'ın da bulunduğu yetkililer, Afganistan'ın yanı sıra Irak topraklarına da saldırabileceklerini belirtiyorlar.

Küstahlıkta sınır yokEmperyalistler tarafından yapılan tehdit dolu açıklamalar, misilleme terörünün boyutları konusunda korku uyandırıyor. Adı verilmeyen bir askeri yetkili, "Herhangi bir zamanda, çeşitli yöntemlerle indirebileceğimiz çok büyük bir çekicimiz var. Bu bir tehdit değil, bir gerçek" dedi. Bir diğer yetkili ise, "Tanrı düşmanlarımıza acısın, çünkü biz acımayacağız" diye konuştu.ABD'liler, bir yandan da kamuoyunu hazırlamak için bir medya kampanyası başlatmış durumdalar. Adalet Bakanı Ashcroft, önceki akşam bir basın toplantısı düzenledi ve salı günkü saldırıda kullanılan uçaklardan birinin hedefinin Beyaz Saray, diğerinin ise Bush'un başkanlık uçağı olduğunu öne sürdü. Bu iddiaya göre uçaklardan biri, Beyaz Saray'ı "tutturamamış" ve şans eseri, Pentagon'un en kritik noktasına düşmüştü. Böylece kamuoyunun "başkanın etrafında kenetlenmesi" hedeflenirken, Bush'un saldırı sırasında başkente girememesine de bahane bulundu.

Kara harekâtıAfganistan'ı denetimi altında tutan Taliban yönetimi ise, baskılar karşısında, Bin Laden'i ABD'ye vermeye razı olacak gibi görünüyor. Ancak belirtiler, emperyalistlerin Bin Laden'i sağ teslim almayı istemedikleri yönünde. NATO'nun planına göre; muhtemel bir saldırıda onbinlerce kara askeri kullanılabilecek.

'Buradayım' deyin!Ancak birkaç hafta içinde hazırlanabilecek böyle bir işgal gücünden önce, ABD yönetimi füzelerle Afganistan'ı bombalayacak. İddiaya göre İngiltere ve Rusya da bu harekâta destek verecek. Afganistan'a komşu Pakistan üzerinde, şimdiden baskı kurulmuş durumda. Onyıllardır bölgede emperyalistlerin en önemli üssü olan Pakistan'dan, saldırıya istihbarat ve lojistik desteği vermesi talep ediliyor. Böyle bir destek, Taliban yönetimi ile Pakistan arasındaki ittifakın da sonu olacak. Üst düzey bir Amerikalı yetkili, "Pakistan'a verdiğimiz mesaj, tüm dünya gibi ayağa kalkıp 'Buradayım' demesidir. Terörizm konusunda kimin tarafındalar?" diye sorarak beklentilerini ifade etti. Dışişleri Bakan Yardımcısı Richard Armitage başkanlığındaki bir heyet, yine önceki gün, Pakistanlı yetkililerle bir araya geldi. Washington'da yapılan buluşmada, Pakistan tarafını, istihbarat şefi General Mahmud Ahmed temsil etti. Bu buluşmadan bir süre sonra, Pakistan cuntasının lideri General Pervez Müşerref, ABD'yle "tam işbirliği içinde olacaklarını" ilan etti. Suudi Arabistan ve İspanya da, ABD'nin, bu ülkelerdeki üsleri istediği gibi kullanabileceğini açıkladı.

Küresel koalisyonABD yönetiminin, saldırıları, sarsılan küresel hegemonyasını pekiştirmek için bir manivela olarak kullandığı, her yeni gelişmeyle bir kez daha görülüyor. Dışişleri Bakanı Colin Powell, hedeflerinin "terörizme karşı küresel bir koalisyon" kurmak olduğunu söyledi. Böylesi bir ittifakta sadece NATO ve Rusya değil, Çin ve Ortadoğu ülkelerinin de olması talep ediliyor. ABD çıkarlarının şekillendirdiği bu yapıya katılmak istemeyen devletlerin akıbetinin Afganistan gibi olup olmayacağı belirsiz.

NATO-Rusya toplantısıABD'deki saldırıların ardından yapılan NATO-Rusya Daimi Ortak Konseyi toplantısında, "uluslararası terörizme karşı mücadelede işbirliğinin artırılmasına" karar verildi.Brüksel'deki NATO merkezinde büyükelçiler düzeyindeki toplantıdan sonra yapılan açıklamada, "Bu insanlıkdışı eylemin sorumlularının cezasız kalmasına izin verilmeyeceği" yönünde oy birliğiyle karar alındı. Açıklamada, NATO ve Rusya'nın, bütün kamuoyuna "terörizme karşı mücadelede birleşme" çağrısı yaptıkları kaydedildi.Çin yönetimi de, konuyla ilgili olarak "Birleşmiş Milletler çerçevesinde" bölgesel ve ikili işbirliğine hazır olduğunu ilan etti.
www.evrensel.net