Özgürlükçü Anayasa isteği

Özgürlükçü Anayasa isteği

DİSK, KESK, TMMOB, TTB, Türk Diş Hekimleri Birliği ve Türk Eczacıları Birliği tarafından düzenlenen "Başka Bir Türkiye Mümkün, Demokratik Anayasa" adlı panelde, Anayasa değişikliği tartışıldı.

Özgürlükçü Anayasa isteğiİstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman, Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Yönetmeliği'nin Türkiye'nin ikinci bir yönetim yasası olduğuna dikkat çekerek, Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren yönetmeliğin Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlükten kaldırılmaması durumunda Anayasa'da yapılacak değişikliğin hiçbir anlam taşıyamayacağını belirtti. Sayman, DİSK, KESK, TMMOB, Türk Tabipleri Birliği, Türk Diş Hekimleri Birliği ve Türk Eczacıları Birliği tarafından, dün Mecidiyeköy Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Başka Bir Türkiye Mümkün, Demokratik Anayasa" adlı panelde yaptığı konuşmada, Başbakanlık Kiriz Yönetim Merkezi Yönetmeliği'nin iptali için dava açtıklarını ancak, dava açacak yetkide görülmediklerini söyledi. Panelin bir diğer konuşmacısı olan Cumhuriyet gazetesi yazarı İlhan Selçuk da, demokratik bir Anayasa olmadan Türkiye'nin kendine gelemeyeceğini ifade ederek, var olan sorunlardan sıyrılmanın işçi ve emekçilerin elinde olduğu üzerinde durdu. Selçuk, emeğin hakkını tanıyacak bir iktidara ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi ise 12 Eylül harekatının üzerinden 21 yıl geçmesine rağmen, 12 Eylül düzenlemelerinin hâlâ varlığını sürdürüyor olmasının, ülkenin en büyük ayıbı olduğunu belirterek, örgütsüzlüğün, irticanın, yolsuzluğun, ekonomik çöküşün, işsizliğin ve yoksulluğun 12 Eylül'le oluşturulan çarpık sistemden kaynaklandığını kaydetti. Çelebi, AB'nin zorlamasıyla bugün bazı Anayasa değişiklikleri yapılmasının gündeme getirildiğine işaret ederek, Anayasa'nın toplumun genel katılımıyla gerçekleştirilmesi gerektiği üzerinde durdu. İstanbul'da 5 Eylül'de işçi ve işveren konfederasyonlarının yaptıkları zirve toplantısında getirilen fon önerisini de eleştiren Çelebi, "Ülkenin tüm sorunları kayıtlı ve sendikalı emekçilerin ücretlerinden kesilerek ya da yurtdışındaki işçilerin birikimlerini getirerek, oluşturulacak bir fonla çözülebileceğini iddia edenler büyük yanılgı içindedir. Asıl yapılması gerekenler yapılmadan, hükümet gerekli adımları atmadan geçici tedbirlerle sorunun çözülemeyeceği görülmektedir. DİSK, hiçbir üyesinin hakkını hayallere kurban etmeyecektir" diye konuştu. Anayasa'nın toplumun beklentilerine göre değiştirilmesi, ardından siyasi partiler ve seçim yasalarında düzenlemeye gidilmesi gerektiğini dile getiren Çelebi, demokratik kitle örgütleriyle birlikte Türkiye'nin her tarafından, 9 Kasım'da Ankara'da olacak şekilde işsizliğe, işten atılmalara, yoksulluğa ve yolsuzluğa karşı yürüyeceklerini de sözlerine ekledi. KESK Genel Başkanı Sami Evren ise Türkiye'de yaşanan bütün olumsuzlukların kaynağının 12 Eylül Anayasası olduğunu kaydederek, "12 Eylül hukuku, toplumun bütün kesimlerini cendere altında tutmaya devam ediyor" dedi. Anayasa değişikliklerinin toplumun örgütlü kesimlerinin katkılarıyla gerçekleşmesi gerektiği üzerinde duran Evren, hak ve özgürlükleri sınırlayan değil, güvence altına alan, demokratik, özgürlükçü bir Anayasa istediklerini vurguladı. DİSK, KESK, TMMOB, Türk Tabipleri Birliği, Türk Diş Hekimleri Birliği ve Türk Eczacıları Birliği tarafından yapılan ortak açıklamada da, yeni demokratik bir Anayasa'ya ihtiyaç duyulduğu ifade edilerek, talepler şu şekilde sıralandı: Anayasa tartışmaları toplumun örgütlü kesiminin katılımıyla yürütülmelidir. Anayasa, hak ve özgürlükleri güvence altına almalıdır. Çoğulcu ve katılımcı çağdaş devlet yapısı esas alınmalıdır. Toplumun çok kimlikli, çok kültürlü yapısı esas alınmalıdır. Toplumun bütün kesimlerinin siyasi katılımı ve temsili güvence altına alınmalı, barajlar, engeller kaldırılmalıdır. Parti kurma ve üye olma çoğulcu demokrasinin gereklerine uygun bir biçimde düzenlenmelidir. Toplu iş sözleşmesi ve grev hakkına ilişkin hükümler, demokratik ölçülere uygun olarak düzenlenmelidir. Emekçilere de sendika kurma ve sendikalı olma hakkı tanınmalıdır. Toplusözleşmeli, grevli, sendikal hak ve özgürlükler güvence altına alınmalıdır. Anayasa'da sosyal devlet ilkesi ve kamu yararı esas alınmalıdır. Üniversitelere bilimsel, yönetsel ve mali özerklik tanınmalıdır. RTÜK görsel ve işitsel yayın özgürlüğünü sağlayacak bir biçimde düzenlenmelidir. Yargıya ait sınırlayıcı hükümler kaldırılmalıdır. Geçici maddeler ve ölüm cezası kaldırılmalıdır.
www.evrensel.net