Eğitim ticareti yılı başlıyor

Eğitim ticareti yılı başlıyor

2001-2002 eğitim yılı büyük sorunlarla başlıyor. MEB'in, okula işletme, veliye müşteri gözüyle bakılmasını istediği Türkiye'de eğitim hizmetleri rant kapısı haline getirildi.

Eğitim ticareti yılı başlıyorSavaş Velioğluİlk ve orta dereceli okullarda 2001-2002 eğitim-öğretim yılı bugün başlıyor. Ders zilinin çalmasıyla birlikte yaklaşık 16 milyon öğrenci dersbaşı yaparken, 543 bin 227 öğretmen de ilk ve ortaöğretim kurumlarında görev yapacak. Milli Eğitim Bakanlığı, bu öğretim yılında, ilköğretim okullarına 1 milyon 400 bin, ortaöğretim kurumlarına da 1 milyon öğrencinin kayıt yaptırmasını bekliyor.

Kayıt parası soygunuYeni eğitim-öğretim yılı da önceki yıllarda olduğu gibi sorunlar yumağıyla başlıyor. Bu dönemde de, kayıt parası vermeyen veliler çocuklarını okula kaydettiremediler. 20 milyon liradan başlayan kayıt paraları 500 milyona kadar çıktı. İstanbul'un Etiler semtinde kimi okullarda kayıt parası olarak 2 milyar lira talep edildi. Kırtasiye malzemelerine yapılan zamların yüzde 100'ü bulması velilerin belini büktü. 8 yıllık zorunlu eğitime karşın çok sayıda köy okulu öğretmen eksikliği nedeniyle bu yıl da eğitime açılamadı. Okul yokluğu nedeniyle çocuklarını okula gönderemeyen veliler ise, suçlu bulunarak para cezalarına çarptırıldı. Bakanlıkça hazırlanan raporlarda, okulun işletme, velilerin de müşteri gibi görülmesi gerektiği belirtildi.

Türkiye klasiği!Türkiye için bir eğitim klasiği haline gelen öğretmen açığı ve derslik yetersizliği nedeniyle sınıf mevcutları bu yıl da 70-80'i buluyor. Özelleştirme uygulamaları, hızlı adımlarla eğitim alanında da hayata geçiriliyor. Anayasal bir hak olan eğitim hakkı halkın elinden alınmaya çalışılırken, eğitime ayrılan bütçenin yetersiz olması okul giderlerinin velilerin sırtına yüklenmesine neden oluyor. Okullara yeterince personel kadrosu vermeyen Milli Eğitim Bakanlığı, çalışanların sözleşmeli olarak görev yapmalarına yol açıyor. Sözleşmeli çalıştırılan personelin maaşlarıysa velilerden talep ediliyor.

Okul başına 105 milyonDevlet, "kaynak yokluğu" gerekçesiyle kendi okullarının ihtiyaçlarını karşılamazken, özel üniversitelere bedelsiz arsa tahsisi, vergi muafiyeti ve indirimleri gibi kolaylıklar sağladığı gibi trilyonları bulan para yardımlarında bulunuyor. Yıllardır işçi ve emekçilerin ücretlerinden kesilen vergiler halka eğitim, sağlık, yol, vs. gibi hizmetler olarak dönmesi gerekirken batık bankalara aktarılıyor. Eğitimin özelleştirilmesi amacıyla uygulanan politakaların başında gelen bütçe kısıtlaması nedeniyle devlet okulları ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Devletin eğitim için ayırdığı bütçeden okul başına 105 milyon lira düşüyor. Durum böyle olunca da birçok ilde binlerce okul yeni eğitim yılını elektriksiz ve susuz karşılamaya hazırlanıyor. Bakanlığın sorunların çözümü için gösterdiği yol ise "Veliye müşteri gözüyle bakın" oluyor.Eğitim sisteminde yaşanan temel sorunlardan birini de, eğitim olanaklarından yararlanmada yaşanan eşitsizlikler oluşturuyor. Sistem içindeki çelişkiler ortaöğretimde açık bir şekilde ortaya çıkıyor. Okullara baktığımızda süper liseler, anadolu ve fen liseleri, özel liseler gibi birçok okul tipiyle karşılaşıyoruz. Bu okullara girebilmek için bazı sınavlara girilmesi, sınavlardan önce de öğrencinin hazırlık aşamasından geçmesi gerekiyor. İşin içerisine ekonomik boyut girince maddi durumu iyi olan öğrenciler daha şanslı oluyor ve eşitsizlik meydana çıkıyor.

Sorunlar ağırlaşacakEğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer, ekonomik kirizin, tüm bu sorunları daha da ağırlaştıracağına dikkat çekiyor. Okul malzemelerinin ağustos ayının zam şampiyonu olduğuna dikkat çeken Dinçer, "Eğitimin paralı hale dönüştürülmesinde uygulanan politikalar önümüzdeki yıl daha da hızlandırılacaktır. Artık eğitimi devlet bir işletme gibi görmektedir. Eğitim emekçilerinin maaşları, mutfak masraflarını bile karşılamamaktadır. MEB önüne koyduğu hedeflere ulaşamamıştır. Ders kitaplarının içeriksizliği yeni eğitim yılında da devam edecektir. Siyasi iktidarlar yaz boyunca eğitim sistemine yönelik hiçbir çalışma yürtmemiştir" eleştirisinde bulunuyor.
www.evrensel.net