Patron talimatıyla gözaltı

Polis, Aktif Dağıtım patronunun isteğiyle TÜMTİS'e ve Genel Başkan Topçu'ya saldırdı

Patron talimatıyla gözaltıAktif Dağıtım Şirketi'nde 20 gündür devam eden direnişe karşı patron ve polisin birliği işçilerin örgütlendiği TÜMTİS Genel Başkanı Sabri Topçu'nun gözaltı alınmasına kadar vardı. Direnişin başından beri işçiler ve sendikaya karşı giderek yoğunlaşan polis baskısı önceki gece yarısı Genel Başkan Topçu, PERPA Temsilcisi Tuncay Sağıroğlu, İstanbul Şube Disiplin Kurulu Üyesi Rıza Ballı ile dört üyenin evlerinden gözaltına alınmasıyla doruk noktasına ulaştı. Patronun şikâyeti gerekçesiyle sendika yöneticileri ve işçilerin gözaltına alınması büyük tepki topladı. TÜMTİS Merkez Yönetim Kurulu'ndan yapılan açıklamada Sabri Topçu'nun kelepçelenerek gözaltına alındığı, arama izni olmadan evinin dağıtıldığı ve arama tutanağını imzalamadığı için tehdit edildiği ifade edildi. Aktif Dağıtım'da 200'den fazla işçinin işten atıldığı, direnişe karşı da daha önce İstanbul ve İzmir'de 8 TÜMTİS üyesinin gözaltına alındığı, el konulan sendika minibüsünün de geri verilmediği belirtilen açıklamada, "Bir işverenin şikâyeti üzerine sendikanın genel başkanı ve diğer yöneticileri gece yarısı evlerinden kelepçelenerek gözaltına alınıyor ve arama izni olmadığı halde evleri aranıyorsa, o ülkede asgari ölçüde de olsa demokrasiden bahsedilemez" denildi. Açıklamada sendikal örgütlülüğü yok etmeye yönelik bu tutum protesto edilerek sendikalar ve emek örgütleri dayanışmaya çağrıldı. TÜMTİS üyesi işçiler yarın saat 10.30 Ambarlar'da gözaltıları protesto eden bir eylem düzenleyecekler.Deri-İş Genel Yönetim Kurulu'ndan yapılan açıklamada, "TÜMTİS yöneticilerine daha insanca davranılabilirdi. Emniyete davet edilip, ifadeleri alınabilirdi. Bu tür yasal ve insancıl yöntemlere başvurmadan, gece baskınları ile sendikacıları gözaltına almakla, hem en doğal insan hakları ihlal ediliyor, hem de ülkemiz çağdaş ülkeler önünde küçük düşürülüyor" denilerek Sabri Topçu ve diğer TÜMTİS'lilerin serbest bırakılması istendi.

'Talimat patronlardan'Hava-İş Genel Başkanı Atilay Ayçin, Topçu'nun elleri kelepçelenerek gece yarısı gözaltına alınmasının insan hakları ve demokrasiden söz edenlerin söylemleriyle bağdaşmadığını söyledi. Topçu'nun gözaltına alınmasının demokrasi mücadelesine ve sendikal örgütlenme hakkına çağdışı yöntemlerle cevap vermek anlamına geldiğine dikkat çeken Ayçin, benzer saldırıların yıllardır sürdüğünü belirterek bu koşullarda patronlarla bir araya gelen sendikaların tutumlarını gözden geçirmelerini istedi. Ayçin, mevcut fonlar yetmiyormuş gibi işverenlerle bir araya gelip işçilerin sırtından yeni fon oluşturulmasına imza atan işçi sendikalarının dönüp bir kez daha kendilerine bakmaları gerektiğini söyledi. Topçu'nun sendikal örgütlülüğü, sigortalı çalışmayı, TİS'le kazanılmış hakları savunduğu ve sefalete karşı çıktığı için gözaltına alındığı belirten Ayçin, Topçu'ya kelepçe vuranların birer figüran olduğunu söyledi.

'Sendikacılar düşünsünler'"İnsanlar sırf anayasal haklarını kullanıp sendikaya üye oluyorlar diye gece yarıları evlerinden gözaltına alınıyorlarsa, burada oturup düşünmemiz gerekiyor. 5 Eylül'de Dedeman Oteli'nde patronlarla birlikte oturan sendikacıların da bir kere daha şapkasını önüne koyup düşünmesi gerekiyor" diyen DİSK/Gıda-İş Genel Başkanı Celal Ovat da, sendikaların kıblesinin işçi sınıfı olması gerektiğini söyleyerek Topçu ve TÜMTİS üyelerinin derhal serbest bırakılmasını istedi.Kristal-İş Genel Başkanı Mustafa Bağçeci ise, TÜMTİS'in işkolu örgütlenmesi dolayısıyla bu tür olaylarla ilk defa karşılaşmadığını belirterek, Topçu'nun daha önce de bu tür saldırılara maruz kaldığını hatırlattı. Bağçeci, "Esas tutuklanması gerekenler işkolundaki işverenlerdir, bu olay siyasi iktidarların sendikal örgütlenmeye bakış açısını ortaya koyuyor. Kristal-İş olarak Sabri Topçu'ya geçmiş olsun diyoruz, hukuk mücadelesinde her türlü yardımı yapacağız. Sendika olarak girişimlerde bulunacağız" dedi.

'Hak ve özgürlükler yaralandı'KESK Genel Başkanı Sami Evren de TÜMTİS yönetici ve üyelerinin gözaltına alınmasını kınadı. "Topçu'nun arama izni olmadan evi basılarak, kelepçelenip gözaltına alınmasını sendikal hak ve özgürlükler mücadelesini yaralayan bir saldırı olarak değerlendiriyoruz" diyen Evren, KESK olarak bu tür uygulamaların karşısında olmaya devam edeceklerini söyledi.
www.evrensel.net