Anayasa eskisi gibi...

Anayasa eskisi gibi...

Diyarbakır Barosu Başkanı Özer, bölge halkının militarist anlayışla hazırlanan Anayasa'dan kaynaklanan sorunlardan en fazla etkilenen kesim olduğunu kaydetti.

Anayasa eskisi gibi...Hacer YücelSüleyman Demirel'in cumhurbaşkanlığı görev süresinin uzatılması amacıyla başlayan anayasa değişikliği tartışmaları sürüyor. Ancak, aydınlar, hukukçular, barolar, işçiler, emekçiler ve bu kesimlerin örgütleri gibi bölge halkı da bu tartışmaların dışında tutuluyor. Anayasa değişikliği hazırlıkları konusunda görüştüğümüz Diyarbakır Barosu Başkanı Mustafa Özer, hazırlanan değişikliğin halkın ihtiyaçlarına cevap vermeyeceğini söyleyerek, var olan Anayasa'dan kaynaklanan sorunların Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde katmerlenerek attığına dikkat çekti. Bölgede hukukun atanmışların iki dudağı arasında bulunduğunu belirten Özer, bölgede yaşanan faili meçhul cinayetleri, köy yakma olaylarını, zorunlu göç olaylarının çokluğunu da yaşanan duruma örnek olarak gösterdi. Özer, bölgede gözaltına alınan kişiyle görüşmenin mümkün olmadığını, ceza davalarının çok rahat sonuçlandırıldığını söyledi.

'Kim için yapılıyor?'Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu günden beri dört anayasa gördüğünü ancak bunların hiçbirinin halkın ihtiyaçlarına cevap vermediğini belirten Özer, bunun nedeni olarak anayasaların hazırlanması aşamasında halkın görüşlerinin alınmamasını gösterdi. Özer, halkın içinde bulunmadığı, militarist anayasalar hazırlandığı sürece bu konunun hep gündemde olacağını da sözlerine ekledi.Anayasanın nasıl ve kimin için değiştirilmek istendiği konusu üzerinde de durulması gerektiğini aktaran Özer, "Değişiklik egemen güçlerin yararına, yaşamlarını daha güvence altına alacak, halkın karışında devleti daha da güçlendirecek değişiklikler yapıldığı andan itibaren değişime muhtaç hale gelecektir" diye konuştu.

'Hukuk devleti yok'Var olan Anayasa'nın oteriter ve yasaklayıcı bir yapıya sahip olduğunu ve bu özelliğinden kaynaklanan sorunların Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde katmerlenerek arttığına vurgu yapan Özer, bölgede yaşananları şöyle özetledi: "Bölge, hukuk devleti ile değil, kanun hakimiyeti ile yönetilmektedir. Bölgede hukuk, merkezden atanmışların iki dudağı arasında, uygulamadaki yasaların uygulanmasına dahi muhtaç durumdadır. Bölgede 11 bin faili meçhul dosya, 4000'e yakın köyün yakılması veya haritadan silinmesi, milyonlarca bölge insanının göçe zorlanmış olması somut örneklerdir." Özer, bölge halkının, hukukun, demokrasinin ve insan haklarının çağdaş kriterlere ulaştığı bir halk anayasası özleminde olduğunu vurguladı.

'Çağdaş bir metin olmalı'Darbelerin yapıldığı, halkın ihtiyaçların göz önüne alınmadığı Türkiye'de sistemin kendine özgü bir hukuk sistemi yarattığına ve bu sistemin de halkın ihtiyaçlarından çok, halkı zapturapt altına alma esasına dayandığına dikkati çeken Özer, sistemin devamı için de demokrasi ve hukukun buna alet edildiğini kaydetti. Anayasa'nın bir normlar manzumesi olduğunu, belli maddelerinin değiştirilerek çağa uygun hale getirilmesinin münkün olmayacağını söyleyen Özer, Anayasa'nın bütünüyle değiştirilmesi gerektiğini vurguladı.Özer, olması gereken anayasayı "Türkiye insanına bir hukuk sistemi sunmak isteniyorsa, bunun mutlaka hukuku üstün değer kabul eden, demokrasiyi tüm kurum ve kuralları ile kabul edecek, temel insan haklarını savunan, çağdaş bir metin olmalıdır. Küçük bir ihmal Türkiye'yi biraz daha çıkmaza götürür" sözleri ile özetledi.
www.evrensel.net