Bankacıya 'ya sürgün ya tayin'

   dayatması

Bankacıya 'ya sürgün ya tayin' dayatmasıSinan SarısaltıkEmlak Bankası'nın 8 Temmuz'da Ziraat Bankası'na devredilmesinden sonra, çalışanlar üzerindeki baskılar gün geçtikçe artıyor. Banka çalışanları daha önce yüzde 30 prim alarak emekli olma dayatmasıyla karşı karşıya kalmalarına rağmen, emekliliği kabul etmemişlerdi. Prim uygulamasında başarı sağlayamayan hükümet, şimdi de Ziraat Bankası Emlak Şubesi çalışanlarını tayin adı altında "sürgün"e gönderiyor.İzmir'de Ziraat Bankası Emlak Şubesi çalışanı yaklaşık 20 kişi Türkiye'nin dört yanına tayin edildi. Ziraat Bankası'nda da aynı uygulamaların yaşandığını hatırlatan Tüm Banka-Sen İzmir Şube Başkanı Mustafa Berberoğlu, "Bundan 1,5-2 ay önce Ziraat Bankası'nda da emekliliği gelen yaklaşık 650 arkadaşımıza sürgün niteliğinde tayinler geldi. Doğudakini batıya, batıdakini doğuya verdiler" derken, çalışanların şu anda bulundukları şubede de personel sıkıntısı olduğuna dikkat çekti. Tüm Banka-Sen olarak yetkililere sürekli kimsenin zorla emekli edilmemesi çağrısında bulunduklarını ifade eden Berberoğlu, "Burada yapılmak istenen yeniden yapılandırma adı altında kamu bankası çalışanlarını mağdur etmek. Bankaların sayısını azaltarak az kişiyle çok iş yaptırmak. Mesai saatleri 8.30-17.30 iken, bundan sonra '8.30'da işe başlayacaksınız ama bitiş saatiniz belirsiz' diyorlar. Birebir ve toplu görüşmeler yaparak tehditler savuruyorlar. Yapılan toplantılar sonrasında sürekli, 'Bundan sonra kârdan başka bir şey düşünmeyeceğiz' anlayışı ortaya çıkıyor. Biz mücadelemizi açlık ve yoksulluğa karşı mücadeleyle birleştirmedikçe, bu tür baskılarla karşılacağız" dedi.

İşgüvencesi yok olurBerberoğlu, "Bir başka baskı unsuru da Ziraat Bankası'nın tüm şubelerine gönderdiği 1475 sayılı statüye geçirme çabaları. Gönderilen dilekçeleri yaklaşık 3000 kişi imzalamadı. Fakat bu dilekçeleri imzalamak demek, 1475 sayılı statüye geçmek anlamına gelmiyor. Hizmet sözleşmeleri imzalandığı taktirde her şey olacaktır. Biz sendika olarak 1475'e göre çalışmanın işgüvencesinden yoksun olmak anlamına geldiğini söylüyoruz" diyerek dilekçelerin ve hizmet sözleşmelerinin imzalanmaması gerektiğini defalarca anlattıklarını söyledi. Sürgün uygulamasının kurbanlarından biri 22 yıllık banka çalışanı İmam Suyer. Suyer 24 Ağustos'ta kendisine bir faks geldiğini belirterek şunları söyledi, "Ağrı Doğubeyazıt'a tayin edildiğim yazılıydı. Karşıyaka Şubesi'nin tek veznedarı olmama rağmen böyle bir tayinin yapılmasının normal olmadığı açıktır. Daha önce de yüzde 30 primle emekli olmamı istediler, kabul etmedim. Ama sürgün edildiğimi öğrenince sağlık sorunlarımdan dolayı dilekçeyi imzalamak zorunda kaldım" dedi.
www.evrensel.net