Ekmek için el ele

Ekmek için el ele

Patronları her gün daha fazla köşeye sıkıştıran Aktif Dağıtım direnişçilerine sonradan katılan taşeron işçiler, kendi yerlerinin arkadaşlarının yanları olduğunu söylediler.

Ekmek için el eleŞahin BayarOnlar sadece Anayasa'da yer alan "sendikaya üye olma" hakkını kullandıkları için Aktif Dağıtım'ın üç patronu tarafından kapı önüne konuldular. Çevrelerinde kendilerini 'demokrat' olarak tanıtan hatta zaman zaman 1 Mayıs mitinglerine katıldıkları söylenen patronlar tarafından işlerinden atılan işçiler, her sabah işe gider gibi PERPA'nın ön tarafında bulunan alanda toplanıyorlar. Evde kahvaltısını yapamayan işçiler, aldıkları poğaçaları burada arkadaşlarıyla yiyorlar. Basında kendileri ile ilgili çıkan haberleri okuyup kendi fotoğraflarıyla ilgili espriler yapıyorlar.

Haydi toplanıyoruzSaat 9.30 oldu mu, "Haydi toplanıyoruz" sesiyle birlikte oturdukları yerlerden kalkan işçiler PERPA'nın içine doğru kortej oluşturuyorlar. Esnafı rahatsız etmemek için sadece Aktif Dağıtım'a ait büroların önüne geldiklerinde slogan atan işçiler, sadece sendika önünde oturup beklemiyorlar. Dağıtımın yapıldığı bölgelere giderek buradaki taşeron işçileri ve içerde çalışan kadrolu işçileri ikna etmeye çalışıyorlar. Bunda da başarılı oldukları görülüyor. Çünkü neredeyse her gün direnişe yeni yeni işçiler katılıyor. Önce arkadaşlarını uzaktan izleyen fakat daha sonra sendikanın kararlı olduğunu görerek direnişe katılan işçiler, neden direnişe katıldıklarını gazetemize anlattılar.

Onursuzluğa karşıDirenişe üçüncü gününde katıldığını söyleyen Hüseyin Gültekin, Türkiye'de sendikaların iki gruba ayrıldığını düşünüyor. TÜMTİS'in sendikal anlayışını anlamak için bir süre beklemeyi yeğlediğini ifade ediyor. Gültekin, "Bu sendikanın gerçekten de kararlı tutumunu ve işçilerin kararları doğrultusunda hareket ettiğini gördükten sonra mücadelenin içinde yer aldım" sözleriyle açıklıyor neden direnişe katıldığını. Aldığı ücretin diğer arkadaşlarının dört katı olmasına rağmen onursuzca bir yaşamı kabul etmediğini anlatan Gültekin, halen çalışan taşeron arkadaşlarına şu çağrıyı yapıyor: "Taşeron arkadaşlara şu uyarıyı yapmak istiyorum. Aktif Dağıtım yarın, öbürsü gün acenteciliğe geçecek ve onlar zaten işsiz kalacaklar. Bizim yanımıza gelsinler, bize katılsınlar".

'Şükrü diye biri...'Direnişe 13'üncü gün katıldığını belirten Arif Adıbelli ise patronun kendilerini işçi ile karşı karşıya getirdiğini söylüyor. Önceleri kimsenin kendisine doğru söylemediğini kaydeden Adıbelli şöyle diyor: "Taa ki biriyle konuşuna kadar. Şükrü diye birisi vardı içlerinde gözlüklü... Bizi o ikna etti."Arkadaşlarının eylemine sonradan katılan Vedat Güvenç büro içinde kadrolu olarak çalışıyordu. İçerdeki çalışma ortamının huzurlu olmadığını aktaran Güvenç, "En sonunda yerimin işçi arkadaşlarımın yanında olduğunu anladım" diye konuşuyor. Ücretlerin düzgün ödenmediğini ve bayram mesailerini halen alamadıklarını belirten Güvenç, şöyle konuşuyor, "İçeride bizim için hiçbir değişiklik yok. En azından hakkımızı aramak için yerimizin burası olduğunu anladım. O yüzden buradayım. İstifa etmemiz yönünde baskılar vardı. İstifa etmezsek çıkarılacağımızı söylediler bize. Biz de işçinin karşısında olmaktan sonra huzurlu bir ortamda hakkımızı aramaya baş koyduk. Herkese çağrımız; hep birlikte el ele ekmeğimizin parasını çıkaralım."Yener Gündüz adlı taşeron işçi ise patronun kendi yanlarında olmaması ve kendilerine güvence vermemesinden dolayı işçilerin yanına geldiğini söylüyor.
www.evrensel.net