Yakacak lüks oldu

Yakacak lüks oldu

Elazığ'da odunun peşin fiyatı 110 milyon lira. Kömür ise 180 milyondan başlayıp 280 milyona kadar yükseliyor.

Yakacak lüks olduBülent Bozkurt - Özkan ZülfikarEkonomik krizin alım gücünü düşürmesiyle birlikte birçok ihtiyaç lüks haline geldi. Elazığlı işçiler ve emekçiler, sıcaklar sürmesine rağmen, karakışı nasıl geçireceklerini düşünmeye başladılar bile. Mahrukatçılar da siftah yapamamaktan yakınıyor. Çünkü kendilerinin bile ısınma sorununu nasıl çözeceklerini bilmiyorlar.

Yazımızı kışa çevirdilerSeyit Ali Aslan, Tunceli'nin Ovacık ilçesinden Elazığ'a zorunlu olarak göç etmiş. Kirada olduğu evinde eşi ve 8 çocuğu ile birlikte oturuyor. Kendisi işsiz. Çocuklarının da düzenli işi olmadığını belirtiyor ve ekliyor: "Köyde durumumuz iyiydi. Davarımız, tarlamız, evimiz vardı. 2 çocuğum özürlü. Elektrik, telefon faturalarını ödemekten, odunu kömürü düşünemez olduk. Önümüz de kış." 37 yaşındaki, 5 çocuk annesi Gülten Yartaş altı yıl önce eşini kaybetmiş. Bir hastanede taşeron firmanın temizlik işçisi olarak çalışıyor. Aylık geliri 100 milyon lira olan Yartaş, "Aldığım parayla ev kirası mı vereyim, önümüz kış odunu kömürü mü düşüneyim? Yoksa okullar açılıyor, çocukların önlüğünü, kitabını, kalemini mi düşüneyim? Yazımızı kışa çeviren devlet, soyguncuların hırsızların yanında" dedi.

Lüks olduOrman işlerinden emekli olan 10 çocuk annesi Seher Kaplan (70), geçen yıl yarımşar ton odun ve kömür aldığını o zamanın parası ile 100 milyon lira verdiğini söylüyor. Kaplan, "Odun, kömür bize lüks oldu" diyor.

Fiyatlar el yakıyorElazığ'da halk, odun, kömür almak için nereden para bulacağını düşünürken, bu işin ticaretiyle uğraşan esnaf da aylardır siftah yapamamış. Bu durumun ekonomik krizin yanı sıra, büyük ambar sahiplerinin bazı kurumlardan ihale yoluyla fiyat kırarak satış işlerini elinde bulundurmalarından kaynaklandığı belirtiliyor. Aylardır satış yapamayan Yıldızbağları odun ambarı sahipleri (mahrukatçılar), kışlık odun ve kömür ihtiyaçlarını karşılamak için kendi kârlarından ve diğer giderlerinden kıstıklarını belirtiyorlar. Bu işle 10 yıldır uğraştığını kaydeden Fikret Batmaz (65), fiyatlarla ilgili şu bilgileri veriyor: "Odunun peşin fiyatı 110 milyon. Taksitle 120-130 milyonu buluyor. Kömür ise ithal ve dolar üzerinden geliyor. Kömürün fiyatı, çeşidine göre değişiyor. 180 milyondan başlayıp 280 milyona kadar yükseliyor. İflasın eşiğindeyiz. Kendi yakacağımızı bile temin edemiyoruz. Kazancımızın yüzde 25'ini de devlete vergi olarak veriyoruz."

Denetimler yetersiz20 yıllık ambar işletmecisi olan Cemil Emre ise, kömürün sağlık açısından oluşturduğu tehdide dikkat çekiyor. Ancak bunlara aldırış edilmeden, şehir merkezlerinde kömür satışlarının yapıldığını söyleyen Emre, Elazığ Belediyesi'nin bu konuyla ilgili hiçbir önlem almadığını kaydediyor. Emre, şöyle konuştu: "Belediye çifte standart uyguluyor. Elazığ'da 4 yerde ambarcılar var. Bu işletmeler belediyenin tahsis ettiği kantarlarda tartıp vatandaşa satabilirler. Ama bu uygulama 2 yer için geçerli. Diğer yerlerde odunu ve kömürü küme küme satıyorlar. Kimin ne kadar mal aldığı belli değil. Valiliğe çıktık, Sağlık Müdürlüğü'ne çıktık. Ama onlar topu birbirine attılar"Ekonomik krizle birlikte halkın alım gücünün düştüğünü, bunun yakacak satışlarına da yansıdığını belirten Emre, "Vatandaş artık meşe odunu yerine kereste yakıyor. Talaş ve kepek yakıyor" diyor.
www.evrensel.net