Kolay yolsuzluk ülkesi

Türkiye'de yolsuzlukla mücadeleye ilişkin mevzuat yetersiz. İnşaat malzemeleri satan şirketin sahibi Bayındırlık Bakanı olabiliyor.

Kolay yolsuzluk ülkesiHer gün yeni bir "trilyonluk yolsuzluğun" ortaya çıktığı, ancak hiçbirinin sorumlularının cezalandırılmadığı bir ülke Türkiye. Bayındırlık Bakanı inşaat malzemeleri satabiliyor, bunu da geleceğinin garantisi olarak savunabiliyor. Batık banka sahipleri, bir ikisinin dışında serbestçe dolaşıyor. Devlet bütçesinde neyin nereye harcandığı belli değil. Sayıştay belgeleri bir yangınla kül olup devletin son yıllardaki bütün harcamalarını gizleyebiliyor. Üstelik ihale yasasından mahalli idare rejimine kadar birçok mevzuat sanki yolsuzlukları gizlemek için düzenlenmiş. Türkiye'nin yolsuzlukla mücadele edebilmesi ve kamuda etkin bir yönetimi sağlayabilmesi için 16 temel konuda düzenlemeye gidilmesi gerektiği bildirildi.Dünya Bankası desteğiyle Hazine'de yürütülmekte olan "Türkiye'de kamuda etkin yönetimin sağlanması ve yolsuzluğun önlenmesine yönelik reform ve politikalar'' konulu çalışmada yolsuzlukla mücadeleye dönük 16 değişik alan belirlendi. Bu konularda mevcut durum ve yapılması gerekenler de detaylı bir şekilde ortaya kondu. Eylül ayı içinde düzenlenecek bir konferansta da tartışılması planlanan yolsuzlukla mücadele çalışmalarında, konu başlıklarına yönelik tespitler ile yapılması gerekenler şöyle sıralandı:
  • Muhasebe reformu: Türkiye'nin kamu muhasebe sistemi ihtiyaca cevap veremez hale gelmiştir.
  • Bütçenin kapsam ve şeffaflığının, uygun politikaların üretilmesine ve performans değerlendirmesi yapmaya olanak verecek şekilde genişletilmesi: Mevcut bütçe yapısı, kamu gelir ve harcamalarının önemli bir bölümünü dahi kapsamıyor. Geriye kalan tüm bütçe içi ve dışı fonların tasfiyesini içeren yasa çıkarılmalı, konsolide bütçeye dahil kuruluşlar için standartlara uygun bir bütçe sınıflandırmasına gidilmeli.
  • Yapısal Gelir Önlemleri: 1998 yılında önemli bir vergi reformu uygulamaya konulmasına karşın, vergi tabanının güçlendirilmesi ve orta vadede daha eşitlikçi bir vergi yükü dağılımının sağlanması için yapılacak pek çok şey bulunuyor.
  • Kamu hizmetleri ve personel rejimini reformu ile kamusal etik ile ilgili çalışmalar: Türkiye'de kamu hizmetlerinin yapısı ve işlevleri ekonominin gelişme hızını yakalamamakta. Kamuda ücretler, rekabet esasına göre belirlenmemekte ve eğitim fırsatları sınırlı kalmaktadır.
  • Genel hükümet ve diğer kamu sektörü faaliyetleri hakkındaki bilgilerin kapsam, şeffaflık ve nitelik olarak iyileştirilmesi: Hükümet kuruluşlarına ilişkin organizasyon şeması gözden geçirilerek anlaşılır hale getirilmeli.
  • Denetim reformu: Kamu denetimi uluslararası standartlara göre yetersiz kalıyor. İdari denetime ağırlık veriliyor, performansa ya çok az ya da hiç önem verilmiyor. Uluslararası standartlara uygun bir denetim reform programı geliştirilmeli.
  • Bankacılık sisteminin daha da güçlendirilmesi: Bankacılığa ilişkin yasal, düzenleyici ve uygulamaya yönelik sistem daha da güçlendirilmeli, BDDK'nin kurumsal kapasitesi geliştirilmeli.
  • Sağlık sektörü reformu: Türkiye'deki sağlık hizmetleri çok karmaşık bir yapıda ve ihtiyacı etkin şekilde karşılamaktan uzak. Sağlık hizmetlerine erişimde eşitsizlikler gözlenmekte, kaynaklar verimsiz kullanılmakta, yönetimde etkinlik sağlanamamakta.
  • Gümrük teşkilatının yeniden yapılandırılması: İşlemlerin kolaylaştırılması, gümrüklerde etkin denetimin sağlanması, bilgisayar ağının güçlendirilmesi ve gümrük kapılarının modernize edilmesi gerekli.
  • Mahalli İdareler Reformu: Türkiye'de 81 il özel idaresi, 3226 belediye, 34 bin 600 köy, binin üzerinde mahalli idare birliği, bünyesinde bilinmeyen sayıda işletme, çoğunluğu belediyelere ait bine yakın şirket, 50'ye yakın vakıf, yine bilinmeyen sayıda döner sermaye ve fon bulunuyor. Belediyelerde şirketler hariç 350 bin, özel idarelerde 5000 personel istihdam ediliyor. Böyle bir kamu örgütlenmesini merkeziyetçi anlayışla yürütmek mümkün değil. Mali yapı karmaşık ve verimsiz, yerel vergi tabanı düşük, Hazine'nin belediyelerin dış borçlanmasına sağladığı garantiler mali disiplini bozuyor, belediyelerde sağlıklı bir borç yönetimi yok.
  • Yolsuzlukla mücadeleye ilişkin mevzuatın taranması ve yapılacak değişikliklerin belirlenmesi: Ülkemizde bu alandaki mevzuat, yeterince etkin ve caydırıcı değil.
  • Yolsuzluk ve karapara aklama alanında uluslararası işbirliğine gidilmesi.
    www.evrensel.net