Açlık kuyrukları uzadı

Açlık kuyrukları uzadı

İstanbul'daki ilçe belediyelerine bağlı aşevlerine olan talep de arttı. Artan ihtiyaçları karşılayamayan aşevleri, kendilerine yardım yapılmasını bekliyor.

Açlık kuyrukları uzadıSinan İmrekYaşanan ekonomik krizle birlikte İstanbul'daki ilçe belediyelerine bağlı aşevlerine olan talep de arttı. Bazı ilçe belediyeleri, krizle birlikte yardıma muhtaç insanların sayısındaki artış nedeniyle aşevlerinin mevcut kapasitesini artırıyor. Artan ihtiyaçları karşılayamayan aşevleri, muhtarlıktan alınan fakirlik belgesini görerek yemek veriyor. İnsanların bir lokma yemek bulmaya çalıştıkları yerlerden bir tanesi de Bahçelievler Belediyesi'ne bağlı Aşevi. İstanbul'da yüz bin insan belediye aşevlerinden yemek alıyor. Bunların 30 bini Eyüp Belediyesi, 15 bini Gaziosmanpaşa Belediyesi aşevlerinden yemek alıyor. Bahçelievler Belediyesi'ne bağlı aşevi ise Şirinevler ve Yenibosna'da hizmet veriyor. Hafta sonu hariç, her gün saat 11.00-12.00 arası yemek dağıtılan aşevinin yetkilileri normalde 11.30'a kadar yaptıkları yemek dağıtımını okulların açılması nedeniyle 12.00'ye kadar uzatmışlar. Çorbası, pilavı, sulu yemeği ile günde üç çeşit yemek dağıtılıyor. Olanaklar ölçüsünde tatlı, komposto gibi çeşitler de veriliyor. Aşevi yetkilileri fakir ve yemek kartı olan herkese yemek vermeye çalıştıklarını, talebin artması karşılığında yemekleri artırmaya çalıştıklarını söylüyorlar. Aşevine başvurular oldukça artmış. Kriz öncesi aşevinden yemek alanların sayısı 1000 civarı iken, şimdi 1500'e çıkmış. Aşevi kendini belediye bütçesi üzerinden ayakta durmaya durmaya çalışıyor, eskiden yapılan yardımlar iyice azalmış. Daha önce aşevine gelenlerin yoksullukları giyimlerinden belli olurken, artık 'halleri düzgün gözüken' insanların sayısı her geçen gün artıyor. Aşevine gelenlerin en büyük sıkıntısı ise iş bulamamak.

'Yoksa aç kalacağız'53 yaşındaki Aytur Sinek 7 aydır aşevine geliyor, doğru dürüst hiçbir geliri yok. "Allah razı olsun yoksa aç kalacağız" diyen Sinek, aşevine teşekkür ediyor. 80 milyon lira kira ödeyen Sinek, kayıt parası bulup bir torununu okula yazdıramamış, iki tanesini de zaten gönderemiyor. Hayat şartları onu olduğundan daha da yaşlı gösteriyor. Az da olsa bir geliri olması için apartman merdivenlerini temizliyor, konfeksiyonarda el işi yapmaya çalışıyor, 4 torununa bakıyor. Torunlarının babası yok ve evde altı kişiler. Bir okul formasının 40 milyon lira olduğunu söyleyen Sinek, tek derdinin çocukları okutabilmek olduğunu anlatıyor. Belediye yetkilileri kendisine yemek alması için kart vermişler, yemek almaya her gün o geliyor. Tülay Çokçalışkan, 1996'dan beri aşevine geliyor. Eşi cezaevine girince yaşam koşulları zorlaşmış. Üç çocuğu olan Tülay, "Burası olmasa ne yaparız. Onun bunun yardımıyla ayakta kalmaya çalışıyoruz" diyor. 1.5 yıl kapıcılık yapmış ve 60 milyon lira kira ödüyor. Kaymakamlık'tan yardım almaya çalışan Tülay'ın bir çocuğu da pazarlardan yiyecek bir şeyler toplamaya çalışıyor.

Çocuklar okutulamıyorÜç çocuğu olan Gülistan Bütün'ün kocası ciğerlerinden rahatsız, oğlu askerde, aşevine yeni gelmeye başlamış. Kocası uzun dönemdir rahatsızlığından dolayı çalışamıyor, olanaksızlıklardan dolayı tedavi de olamıyor. 70 milyon lira kira ödüyorlar, geçinebilmek için elbise düğmelerini dikiyor, elbise ipliklerini temizliyor. Buradan aldığı para, eline iş geçebildiği zaman en çok 70 milyon lira oluyor. Çocuklarını okula kaydetmek için okul müdürünün yardım etmesini istemiş, ama kabul edilmemiş. Semiha Aslan altı aydır aşevine geliyor. Kocası inşaatta çalışıyor ama maddi durumları oldukça kötü. Eşinin işleri depremden sonra kötüleşmiş. Tamirat işleri olunca çalışabiliyor. 4 çocuğundan üçü okula gidiyor. Giriş katındaki bir odada oturuyorlar ve 50 milyon lira kira ödüyorlar. Çocuklarının okul kitaplarını alamamışlar. Fikriye Aslan'ın üniversitede okuyan oğlu üçüncü sınıfta okulu bırakmak zorunda kalmış. Oğlunun sağlık durumu da kötü ve işsiz. Aslan'ın üç tane de kızı var. Kaynının evinde oturduklarını söyleyen Fikriye Aslan, hiçbir gelirleri olmadığını belirtiyor. Oğlunun tekrar okuyup, çalışabilmesi en çok istediği şey.

'Kriz hiç bitmedi ki!'Remziye Eşiyok'un 9 çocuğu var. On yıldır aşevine geliyor. Eşi bel fıtığından ameliyat olmuş. Çocuklarının en büyüğü 20 yaşında. Lise ikinci sınıftaki oğlunun bir kolu sakat. Onun ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Önlük alacak durumları olmadığını acıyla belirten Eşiyok, "Hayat şartları kötü, millet rezil oldu. Koskoca bir yaz geçti çocuklarımıza bir meyve bile yediremedik" diyor. Altı çocuğu okuyor. Bodrum katta oturuyorlar ve 100 milyon kira veriyorlar. Bir kızı konfeksiyonda çalışıyor, kendisi merdivenleri temizliyor. Ama belinde ağrılar var. Eşiyok, "Memleket berbat olmuş. Krizi hiç atlatamadık, her şeyden mahrum olduk. Her şeye her gün zam gelen bir ülkede insanlar nasıl yaşacak?" diye soruyor ve yemek kartı alamadığı bir çocuğunun karnını nasıl doyuracağını düşünerek ayrılıyor yanımızdan.
www.evrensel.net