Barışı ezilenler kazanacak

Barışı ezilenler kazanacak

Emeğin Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Nedim Köroğlu, barışın emekçilerin ve ezilenlerin mücadelesiyle kazanılacağını belirtti.

Barışı ezilenler kazanacakEmeğin Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Nedim Köroğlu, barışın emekçilerin ve ezilenlerin mücadelesiyle kazanılacağını belirtti. 1 Eylül Dünya Barış Günü'nün, uluslararası alanda ve ülke içerisinde, savaşın, çatışmaların, şantaj, tehdit ve baskıların artarak sürdüğü koşullarda karşılandığını belirten Köroğlu, barışın emperyalistler açısından, hegemonya savaşlarının, pazar kavgalarının, yağma ve vurgunların üzerini örtmeyi amaçlayan "ikiyüzlü bir propagandanın vazgeçilmez malzemesi"ne dönüştürüldüğünü, emekçiler ve ezilenler açısından ise eşitliğe, kardeşliğe, adalete ve özgürlüğe olan özlemin ifadesi olduğunu aktardı.Dünyanın değişik yerlerindeki savaşlara değinen Köroğlu, "Yüzmilyarlarca dolar, başta nükleer ve biyolojik silahlar olmak üzere silahlanmaya harcanıyor. 'Yeni Dünya Düzeni' ve 'küreselleşmecilerin', yeryüzüne barışın, kardeşliğin, refahın ve huzurun egemen olacağı propagandası, Balkanlar'dan Ortadoğu'ya, Kafkaslar'dan Asya'ya ve Latin Amerika'ya kadar bütün kıtalara egemen olan emperyalist çatışmalara çarpıp dağılmış durumda. Aklı başında olan hiçbir kişi ve kurum, dünyaya egemen olan tekelci kapitalist sistemin dünya halklarına barış getirdiğini ve getireceğini söyleyemez" dedi.

Birleşik mücadeleİşbirlikçi egemen sınıfların ülkeyi, her geçen gün daha fazla yıkıma ve batağa sürüklediğini söyleyen Köroğlu, Türkiye'nin dış politika alanında ABD ve İsrail ile kurduğu stratejik ilişkilerden dolayı bütün komşularıyla gerginlik yaşadığını, içerde ise IMF ve Dünya Bankası'nın istekleri doğrultusunda uluslararası tekellere teslim edilen ekonominin yarattığı yıkım ve çürümeyle boğuştuğunu dile getirdi. Nedim Köroğlu, açıklamasına şöyle devam etti: "İşçi sınıfı ve emekçiler, kapitalizmin ekonomik şiddetinin ağır koşulları altında eziliyor. Tepkisini dile getirdiğinde ise, egemenlerin baskısı ve düşmanca saldırılarıyla karşılaşıyor. Kürt emekçilerinin ekonomik ve demokratik taleplerinin hiçbirisi yerine getirilmediği gibi, inkârcı ve yasakçı tutumlara her gün bir yenisi daha ekleniyor. HADEP'in Ankara'da yapmak istediği mitingin yasaklanması ve 1 Eylül Dünya Barış Günü etkinlikleri karşısında takınılan tavır, yönetenlerin barış konusundaki yaklaşımını çarpıcı bir şekilde ortaya koymuştur. Oysa, emperyalizmin güdümünden çıkılıp, Kürt emekçilerinin ekonomik ve demokratik talepleri kabul edilmeden gerçek bir barıştan söz edilemez. Başta ABD ve İsrail ile imzalanan anlaşmalar olmak üzere, açık ve gizli bütün emperyalist anlaşmalar iptal edilmeden, emperyalistlere tanınan her tür imtiyaz kaldırılmadan huzur ve refahtan söz edilemez. Bağımsızlıkçı, halkların eşit, özgür birliği ve barış içerisinde, kardeşçe bir arada yaşaması ilkesini temel alan bir dış ve iç politika anlayışına sahip olunmadan, barıştan yana olunamaz. Açıktır ki egemenler ve yönetenler çıkarlarını, bunların tam karşıtı politikaların uygulanmasında görmektedirler. Bu koşullarda barışın ülkemize egemen olması ancak ve ancak emekçiler ve ezilenlerin birleşik mücadelesiyle mümkün olacaktır." src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Ümraniye'de tahliye"Hayata dönüş" adı altında 19 Aralık akşamı cezaevlerine düzenlenen operasyon mağdurlarının yargılanması sürüyor. Operasyon sırasında Ümraniye Cezaevinde bulunan 399 tutukluya açılan dava, dün Üsküdar 1 Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlandı. Duruşmanın ilk celsesinde mahkeme heyeti "suçun vasfının değişebileceği ihtimali" göz önünde bulundurarak tüm tutuklu ve hükümlüler hakında tahliye kararı verdi. Mahkeme heyeti bu kararı verirken mahkeme çıkışında tutuklu yakınlarına müdahale eden polis üç kişiyi gözaltına aldı. 399 tutuklu ve hükümlü hakkında "Cezaevi idaresine karşı silahlı ayaklanma", "6136 sayılı kanuna aykırı şekilde patlayıcı madde bulundurmak" ve "Faali belli olmayacak şekilde adam öldürmek, yaralamak ve bu suçlara iştirak" iddialarıyla dava açılmıştı.

'Kıyamet operasyonu' Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma Kartal Cezaevi'nde bulunan Gülpınar Adıyaman, Yeşim Ayrıç, Gülay boran, Necla Can, Tülin Doğan, Sultan Erdoğdu, Hayriye Gündüz, Muhabbet Kurt, Yıldız Keskin, Sevinç Kocakafa, Yasemin Okuyucu ve Sevim Gözlü'nün saat 11.00'da getirilmesi ile başladı. Tutuklu yakınlarının alınmadığı duruşma da operasyon mağdurları bir kez daha katliamın tanıklığını yaptılar. Duruşmaya katılan tutuklular onlarca arkadaşlarının gözlerinin önünde katledildiği, yüzlercesinin de yaralandığı bir operasyonun ardından haklarında dava açılmasını 'trajikomik' bulduklarını söylediler. Sanık sandalyesinde oturmaları gerekenlerin kendileri değil operasyon emrini verenlerin ve binlerce bomba ve kururşunu üzerlerine boşaltanların olması gerektiğini belirten tutuklular, 4 gün boyunca saldırıya maruz kaldıklarını, operasyonun adının 'hayat kurtarma' değil, 'kıyamet operasyonu' olması gerektiğini kaldettiler. Tutuklular ifadelerinde cezaevinde hayatını kaybeden Umut Gedik, Alp Ata Akçayüz, Rıza Poyraz ve Ahmet İbilli'nin gözleri önünde katledildiğini belirterek Akçagöz'ün cezaevinden çıkarken sağ olduğunu, çıkışta kurşunlandığını belirttiler. Tutuklu ve hükümlülerin ifadelerinden sonra ortak bir savunma yapan avukatlar, bilirkişi raporlarının, tutunakların ve diğer belgelerin katliamın iddianamedeki gibi gerçekleşmediğini, iddianamenin Jandarma Genel Komutanlığı'nın aktardıkları üzerine hazırlandığını aktardılar. Avukatlar, yargılamanın da böyle yürümemesini temenni ettiler. Mahkemeye verilen yarım saatlik aradan sonra kararını açıklayan mahkeme heyeti "suçun vasfının değişmesi" ihtimalinin söz konusu olduğunu ve bu nedenle bütün sanıkların tahliyelerine karar verdi. Mahkeme heyeti Alp Ata Akçaöz'ün cezaevi çıkışında askerler tarafından vurularak öldürüldüğü yönündeki ifadeleri de Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilip durumun araştırılmasına karar verdi. Duruşma 13 Aralık 2001 tarihine ertelendi. Mahkeme çıkışında "Mağdurlar değil, katledenler yargılansın" dövizi açan mahkum yakınlarına müdahale eden polis üç kişiyi gözaltına aldı.
www.evrensel.net