Açlığa sansür kondu

Açlığa sansür kondu

Polis, yoksulluk ve açlıkta gözle görülür bir artış olmasına rağmen aşevi kuyruğundaki insanların konuşma yapmasının Valilik tarafından yasaklandığını söyledi.

Açlığa sansür konduAli Rıza Kılınçİşsizlik, yoksulluk ve açlık artık saklanamayacak boyutlarda olmasına rağmen OHAL Valiliği, aşevinin önünde kuyrukta bekleyen insanların görüntülerinin alınmasını ve onların konuşmasını yasaklıyor. Bu yüzden, aşevi kuyruklarındaki insanlarla görüşmek istediğinizde polis müdahalesiyle karşılaşabiliyorsunuz. Ekonomik krizle birlikte işsizlik ve yoksulluk ülke genelinde giderek artarken, bölgenin en büyük illerinden olan Diyarbakır'da da yaşam giderek zorlaştı. Zorunlu göç mağdurlarının da kente gelmesi nedeniyle Diyarbakır'daki işsizlik ve açlıkta gözle görülür bir artış oldu. Resmi kuruluşların hazırladığı raporlarda bile Diyarbakır'da her yüz kişiden 73'ünün iş bulamadığından dolayı çalışamadığı yer alıyor.

Çeşit azaldıİşsizlik ve yoksulluğun artışıyla birlikte Diyarbakır Vailiği'ne bağlı aşevi önünde, her gün yaklaşık 1000 kişi aş evinde çıkacak olan yemeği evine götürmek için uzun kuyruklarda sıra bekliyor. Ancak, OHAL Valiliği bu görüntülerin basında yer almasından oldukça rahatsız. Yine de, aşevinden yardım aldıktan sonra evinin yolunu tutan bazı vatandaşlardan durumlarıyla ilgili bilgi aldık. Mardin'de göç ederek gelen dört çocuk babası Hüseyin Kurtullu, günde iki ekmek ve biraz da sebze yardımı aldıklarını söylüyor. Hemen her gün buraya geldiklerini belirten Kurtullu, yardıma muhtaç olanların çoğaldığını ve aşevine başvurduğunu söyleyen Kurtullu, "Eskiden dört çeşit yardım yapılıyordu. Şimdi iki çeşit yardım var" diyerek aşevinin de çıkmazda olduğuna dikkat çekiyor.

İş alanlari gerekDaha önce demirci dükkânı olduğunu söyleyen Sait Arman da iş olmadığı için demirciliği bırakmak zorunda kalmış. Karısı öldükten sonra iyice ortada kaldığını anlatıyor Arman. Şimdi ise iş bulamadığı için devletten aldığı yardımı eve götürüp kendisiyle yaşayan anne babasıyla paylaşıyor. Arman, iş alanlarının açılarak kendilerine iş verilmesini istiyor. Keleş Kurt ise, aşevinden yardım almasının dışında yapacak bir şeyinin olmadığını söylüyor. Kurt, "Komşuya gidemiyoruz. Hepsi bizim gibi. Körhat Mahallesi'ni gelin görün. Ben yaşlıym diye bana bir iki ekmek ve patlıcan veriyorlar. Durumu benden kötü olanlar var. Onlara yardım yok. Onlar ihtiyar değil. Peki, bir ihtiyar aldığı yardımı hangisine dağıtsın? Bıraksınlar biz ölelim. Bütün hayatımız böyle geçti" diyerek yaşadığı sıkıntıları anlatıyor.
www.evrensel.net