Gerçeği gizlediler

Gerçeği gizlediler

Yüksek Denetleme Kurulu (YDK)'nun Ziraat Bankası için hazırladığı resmi raporu eleştiren müfettişler ve denetçiler bankanın zarar etmesinin ardında büyük bir tezgâhın yattığını ortaya çıkardılar.

Gerçeği gizledilerSultan ÖzerKamu bankaları tek tek çökertildi. Şimdi de IMF'nin talimatıyla özelleştirilmek isteniyor. Yüksek Denetleme Kurulu (YDK) denetimlerine dayanılarak bazı üst düzey yöneticiler yargılansa da; hâlâ "neden zarar ettiler" sorusuna resmi raporlardan cevap bulmak mümkün değil. Tam aksine YDK'nın raporları büyük eksiklikler içeriyor. Ve bu eksiklikler kamuoyundan birçok gerçeğin gizlenmesine hizmet ediyor.YDK'nın özellikle Ziraat Bankası için hazırladığı raporu eleştiren müfettişler ve denetçiler bankanın zarar etmesinin ardında büyük bir tezgâhın yattığını ortaya çıkardılar. YDK raporlarında yer almayan birçok usulsüzlük, yıllardır Ziraat zerinde çalışan denetçilerin bu "gayri resmi" raporunda bütün açıklığı ile ortaya kondu. Üstelik YDK raporunda zararın büyük kısmı çiftçi kredileri olarak gösterilirken, denetçilerin hazırladığı raporda böyle bir iddianın manipülatif olduğunun altı çiziliyor.

Kamuoyuna açıklanmalıYDK'nın bankayla ilgili 1998 yılı raporunu değerlendiren müfettişler, hazırladıkları alternatif raporda, bankadaki usulsüzlüklere, bankanın nasıl zarar ettirildiğine, yurtdışı şubelerden düşük faizlerle verilen kredilere dikkat çekerken, cevap bekleyen soruların kamuoyuna açıklanmasını istiyorlar.Ziraat Bankası'nın, asıl faaliyet konusu olan tarımsal kredilerden hızla uzaklaştırılarak, kaynaklarının yurtdışı birimlere ve diğer alanlara kaydırıldığına dikkat çekilen raporda, yurtdışındaki 26 şubeye fahiş masraflar yapıldığı, personel sayısının artırıldığı, bununla bankaya önemli maliyetler yüklendiği anlatılıyor. Yapılan işin, işçi havalesi ile sınırlı kaldığına, bu şubelerin tümünün kapatılması halinde en küçük hizmetin bile aksamayacağı gibi, bankanın çok önemli kârlar elde edeceğine dikkat çekilen raporda, normal mevduatın yüzde 25-30'unu oluşturan döviz tevdiat mevduatlarından elde edilen verimin maliyeti dahi karşılamadığı dile getiriliyor.

Rakamlar gerçek değilYDK raporunda, kaynak maliyetinin altında kalan tarımsal kredi faizlerinden dolayı, 1996'da 61 trilyon, '97'de 110, '98'de 223.8 trilyon lira zarar edildiğinin belirtildiği ve bu rakamın Hazine'ce karşılanmasının istendiğinin belirtildiği raporda, rakamların gerçeği yansıtmadığının altı çizildi. Bankanın kaynak maliyetinin raporda belirtildiği gibi yüzde 106.8 değil, yüzde 50 civarında olduğu vurgulanan raporda, "tarımsal kredilere uygulanan faizler ise 1998 yılında yüzde 59-118 civarındadır. Bu durumda düşük faizli tarımsal krediden bile zarar edilmemektedir. Esasen ortada tarımsal krediden dolayı uğranılan bir zarar da söz konusu değildir" denildi. "Tarımsal kredinin verimlilik ve kârlılık ilkesine uymadığı" savının da gerçeği yansıtmadığı vurgulanan raporda, zaten bankanın asli görevinin de tarımın finansmanı olduğu hatırlatıldı. Raporda, giderek azalan tarımsal kredilerin değil, yurtdışındaki birimlerden verilen düşük faizli kredilerin üzerinde durmak gerektiği ifade edildi.

Düşük faizli kredilerRaporda en çok üzerinde durulan konulardan biri de Ziraat Bankası'nın yurtdışı şubelerinden aktarılan ve denetim dışı kalan kaynaklar. Bankanın Türkiye'deki döviz kredisi faizlerinin, kredi türleri ve vadesine göre yüzde 22-53 arasında olduğunun altı çizilen raporda, buna rağmen yurtdışındaki birimlerden, yüzde 3-4 gibi oldukça düşük faizlerle kredi verildiği, örneğin Kula Mensucat'a ait bonoları yüzde 3.5 oranıyla iskonto ettiği belirtiliyor.
www.evrensel.net