Aktif Dağıtım

Aktif Dağıtım'da direniş güçleniyor

Patronlara anayasal hak olan sendikayı kabul ettirmek için günlerdir eylem yapan Aktif Dağıtım işçilerinin direnişi güç kazanıyor.

Aktif Dağıtım'da direniş güçleniyorPatronlara anayasal hak olan sendikayı kabul ettirmek için günlerdir eylem yapan Aktif Dağıtım işçilerinin direnişi güç kazanıyor. Direnişin sekizinci gününde PERPA önünde toplanan işçiler, daha sonra düzenli kortej oluşturarak PERPA'nın içine doğru yürüyüşe geçti. Direnişe yeni katılımlarla birlikte daha da kitleselleşen ve moralleri artan işçiler, "Direne direne kazacağız", "Aktif'e sendika girecek, başka yolu yok", "İşçiler saflara", "Sendika hakkımız söke söke alırız" sloganları atarak kararlılıklarını dile getirdiler.İşçilerin direnişi nedeniyle dağıtım yapamayan patronun yürüyüş sırasında büro önüne polis dikmesi dikkat çekti. Yürüyüş sonunda TÜMTİS PERPA Temsilciliği önünde toplanan işçilere hitaben konuşan TÜMTİS Genel Örgütlenme Sekreteri Şükrü Günsili, direnişe her gün yeni katılımların olduğunu belirterek, "Bu, başarma yönünde doğru adımlar attığımızın bir göstergesidir" dedi. İş, ekmek ve sendikal hakları kullanma mücadelesi verdiklerini söyleyen Günsili, sözlerini, "Onursuzluğu değil, onurlu olanı seçtik. Doğru olanı yapıyoruz ve biz kazanacağız" ifadeleriyle bitirdi.

Müfettiş talebiİşçilerin evine yazı göndererek onları 17. maddeden işten attığını bildiren patrona itiraz eden işçiler, bir dilekçe hazırlayarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İstanbul Çalışma Müdürlüğü'ne verdiler. Dilekçelerinde her gün işe geldiklerini, ancak patron tarafından işbaşı yaptırılmadığını ifade eden işçiler, durumun tespiti için müfettiş talebinde bulundular.

Direnişe destekBu arada DİSK'e bağlı Gıda-İş Sendikası ve Tümka-İş direniş yerini ziyaret ederek işçilere destek verdi. Ziyaret sırasında konuşma yapan Gıda-İş Genel Sekreteri Seyit Aslan, işçilere yönelik saldırıların yoğun olduğu bir dönemde Aktif Dağıtım'da başlayan direnişin önemli olduğunu vurguladı. İşçi sendikalarının direnişe destek vermek zorunda olduklarını hatırlatan Aslan, "Aktif sadece TÜMTİS'in değil, bütün sendikaların direnişi olmalıdır" dedi. Tümka-İş adına konuşan Kemal Yılmaz ise, işçilerin mücadeleyi kazanacaklarına inandıklarını belirterek, "Çünkü bu, adı bitmeyen bir kavgadır. Onlar emeğimizi ucuza almak istiyorlar. Biz ise insanca yaşamak istiyoruz" diye konuştu. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Kronikleşen kriz suçu artırıyorMustafa KaraPolis kaynaklı açıklamalar, yetkililerin duyurduğu istatistikler ve gazetelerin üçüncü sayfaları, ekonomik kriz koşullarında "suç patlaması" yaşandığını, özellikle mala yönelik suçlarda büyük artışlar görüldüğünü ortaya koyuyor.1800'lü yıllardan bu yana tartışılan "ekonomik kriz-suçluluk" ilişkisi bir kez daha gündemde. 1800'lerde George Von Mayer İsveç'te buğday fiyatları ile suç arasında ilişki olduğunu, EduartDucpetiaux 1845-1848 yılları arasında Belçika'da yaşanan tarımsal kriz nedeniyle suç oranının arttığını, 1900'lerin başlarında Sutherland-Cressey ekonomik değişimler ve suç arasında bağlantı olduğunu dile getirmişlerdi. Uzmanlar, kriminoloji biliminin uzun süredir tartıştığı bu sorunda "net bir sonuca" ulaşamasa da, bugüne ait veriler bu yöndeki görüşleri güçlendiriyor. Türkiye'de sık sık ve kısa aralıklarla yaşanan ekonomik krizler, suç sayısını artırıyor; "örgütlü suç"u geliştirerek, kalıcılaşmasına neden oluyor.

Yüzde 200 artışİstanbul Barosu CMUK Uygulama Servisi ve İstanbul polisinin verilerine göre; son ekonomik kriz günlerinde hırsızlık ve gasp suçlarında yüzde 200'e varan artışlar söz konusu. İstanbul Barosu CMUK Uygulama Servisi, kendilerine yapılan avukat taleplerini temel alarak, suç vakalarının kayıtlarını tutuyor. Bu kayıtlara göre; 2000 yılında, 1 Mart ile 30 Haziran tarihleri arasındaki 4 ayda, 569 hırsızlık ve 49 gasp vakası yaşandı. Bu yıl ise aynı tarihler arasında hırsızlık vakası sayısı 1429'a, gasp vakası sayısı da 116'ya yükseldi. CMUK Uygulama Servisi'nin bu verileri, İstanbul'da işlenen bütün suçları kapsamıyor, ancak artış oranı açısından oldukça önemli.

Kapkaçta rekorBir başka veri de, İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün açıkladığı bilgiler. İstanbul'da 2000 yılında 8380 hırsızlık vakası yaşandı. Bu yılın sadece ilk beş ayında ise, bu sayı 5607'a yükseldi. İstanbul polisinin açıkladığı bir başka rapor da, 32 ilçede son 5 ayda yaşanan kapkaç olaylarına ilişkin. Bu süre içinde 3125 kapkaç olayı yaşanmış. Bu sayı, geçen yıl 12 ayda yaşanan 2324 kapkaç vakası sayısını şimdiden aşmış durumda.

Af suçu artırdı mı?"Suç Dosyası" adlı web sitesinin derlediği veriler, şartlı tahliye yasası ile suç oranındaki artış arasındaki ilişkinin abartıldığı kadar büyük olmadığını; en azından bu yasanın ilk elden "suçlu" ilan edilemeyeceğini ortaya koyuyor. Bu verilere göre; İstanbul'da aftan önce (15-31 Aralık 2000) ile aftan sonra (1-15 Ocak 2001) suç oranları şöyle: oto gaspında -79, hırsızlıkta -9, otomobil hırsızlığında -9. Bu verilere göre, bu dönemlerde mala yönelik suçlarda artış yerine, belirgin bir azalma gözleniyor. Kısıtlı bir süreyi kapsayan bu veriler de, en azından ilk anda şartlı salıvermenin suç vakalarında belirgin artışa neden olmadığının kanıtı.

Gidişattan belliydiMala yönelik suçlardaki bu artış, Türkiye'nin son 20 yılında uygulanan politikaların ürünü. Bu dönemde uygulanan ekonomik politikalar, sıkça yineleyen krizlere neden olduğu kadar; suç oranındaki artışın da nedeni.Başta İstanbul ve Bursa olmak üzere yoğun göç alan batı illerinin valileri, 1999 yılında bir araya gelmiş ve bir "suç raporu" hazırlamışlardı. Raporda, tüm Türkiye'de işlenen suçların yüzde 36.1'inin İstanbul'da işlendiği belirtilerek, suç artış nedenleri sıralanıyor ve ekonomik sorunların artması, işsizlik ve gelir dağılımındaki dengesizlik en önemli etkenler olarak gösteriliyordu.
www.evrensel.net