Almanya'nın işgal ısrarı

1994 yılında Anayasa'da yapılan değişikle, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ilk kez yurtdışına asker göndermeye başlayan Almanya, şimdi Balkanlar ve Ortadoğu'da daha etkili bir politika izlemenin yollarını arıyor.

Almanya'nın işgal ısrarıYücel ÖzdemirNATO tarafından Makedonya'ya "Esaslı Hasat" adı altında 3500 askerin gönderilmesinin karar altına almasından sonra, Almanya'da hükümetin büyük ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile anamuhalefet partisi Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) arasında yoğun tartışmalar yaşanmaya başladı.İktidar partileri SPD ve Yeşiller'den 40 kadar milletvekilinin, Alman askerlerinin Makedonya'ya gönderilmesine karşı çıkması üzerine, Federal Parlamento'da yarın yapılacak oylamada çoğunluğun sağmansı tehlikeye girdi.İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya ile diğer ülkeler arasında imzalanan anlaşma gereğince, Almanya'nın yurtdışına asker göndermesi Anayasa ile kesin olarak yasaklanmıştı. Ancak, 1990'lı yılların başında değişen dünya politikası çerçevesinde, Almanya 1994'de Anayasa'da bir değişiklik yaparak, yurtdışına asker gönderebilmenin yolunu açtı. Dönemin CDU/CSU ve FDP hükümeti tarafından yapılan bu değişiklik, o dönem muhalefette olan Yeşiller'den sert tepki görmüştü. Oysa bugün, hükümetin küçük ortağı olan Yeşiller, dışarıya asker gönderilmesini savunanların başında geliyor.İlk olarak Bosna'ya Alman askerlerinin gönderilmesinin önünü açan bu karar, aynı zamanda emperyalistler arası pazar mücadelesinde, Almanya'nın en önemli zayıflığının da giderilmesini anlamına geliyordu.

Anayasa değiştirilmiştiAlman parlamentosunun askeri operasyonlardaki işlevi, Prusya ve Nazi dönemlerinde kökten kesilmişti. Almanya'nın Bosna "barış" gücü ve NATO'nun Yugoslavya'ya yönelik hava bombardıman operasyonuna (24 Mart-10 Haziran 1999) asker göndermesi de tartışma yaratmıştı. Bu dönemde özellikle Yeşiller Partisi içinde yoğun tartışmalar yaşanmış ve partinin bazı ileri gelenleri durumu protesto ederek partiden ayrılmıştı.Federal orduyu Almanya'nın "bölgesel çıkarları" doğrultusunda yurtdışı operasyonlara göndermek için canla başla çalışan, ancak 1998'de yapılan genel seçimlerde 16 yıllık iktidarını kaybeden "Kara Dev" Helmut Kohl'ün partisi CDU, bugün operasyona, hükümetin ordunun bütçesini sınırlı tuttuğu gerekçesiyle karşı çıkıyor. Savaş bölgelerine gönderilen askerlere daha fazla para verilmesini ve ordunun bütçe içerisindeki payının artırılmasını savunan CDU'nun bu politikasına karşılık, Federal Maliye Bakanı Hans Eichel, muhalefetin sesini kısmak için 120 milyon mark daha ek bütçe ayırmıştı.

Merkel uzlaşmadıMakedonya'ya asker gönderme kararlığında olan Başbakan Gerhard Schröder'in, CDU'nun direnişini kırmak için geçtiğimiz cuma günü Genel Başkan Angela Merkel ile yaptığı özel görüşme de, partinin tutumunu değiştirmedi. Görüşmeden sonra bir açıklama yapan Merkel, Arnavut milisler silahlarını bırakmayı kabul ettiği için, bölgeye asker göndermenin anlamsız olduğunu söyledi. Ancak, CDU içinde de farklı sesler çıkıyor. CDU'lu Thüringen eyalet Başbakanı Bernhard Vogel, Genel Başkan Yardımcısı Jürgen Rüttgers ve bazı CDU'lu yöneticiler, yaptıkları açıklamada, Almanya'nın "ulusal çıkarları" için Alman askerlerinin Makedonya'ya gönderilmesini ve parti yönetiminin bu konudaki politikasını gözden geçirmesini istediler.

FDP imdada yetiştiBu durumda, yarınki oylamada, bazı CDU'lu milletvekillerinin de iktidar ile birlikte oy kullanması bekleniyor. Ayrıca, kurulduğu 1950'li yıldan 1998'e kadar hep ya CDU ya da SPD ile koalisyon kurarak "kilit parti" olma özelliği taşıyan liberal Hür Demokrat Parti (FDP), hükümet ile birlikte "evet" oyu kullanacağını açıkladı. Bu durumda, hükümet ve FDP'nin oylarıyla Almanya'nın Balkanlar'a asker göndermesine kesin gözüyle bakılıyor. FDP, Almanya'nın "bölgedeki ulusal çıkarları" için olumlu oy vereceğini belirtti.Parlamentoda grubu bulunan Demokratik Sosyalizm Partisi (PDS) ise, Makedonya'ya asker göndermeye karşı oy kullanacağını açıkladı.Öte yandan, 100 değişik kitle örgütü tarafından yapılan açıklamada, parlamentoya çağrı yapılarak, Makedonya'ya asker gönderilmesine açıkça "hayır" denilmesi istendi.

Askeri yayılmacılıkGiderek yaygınlaşan uluslararası operasyonlarda daha da etkin rol almaya çalışan Almanya'nın şimdilik en büyük hedefi, Birleşmiş Milletler Daimi üyesi olmak. Dönem dönem Almanya tarafından yüksek sesle ifade edilen bu istek, özellikle ABD ve İngiltere tarafından bugüne kadar diplomatik tarzda reddedildi. Rusya ise, Almanya'nın daimi üyeliğine sıcak baktığını daha önce açıklamıştı. Dışişleri Bakanı Joschka Fischer aracılığıyla geliştirilmeye çalışılan Ortadoğu görüşmelerine taraf olma politikası da, Almanya'nın "sıcak bölgelerde" daha etkili politika yapmak istediğini gösteriyor.
www.evrensel.net