Cepleri şişiyor balonları patlıyor

Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS)'nı kazanan öğrenci sayısı, sınava girenlerin çok küçük bir bölümü.

Cepleri şişiyor balonları patlıyorSavaş VelioğluÖğrenci Seçme Sınavı (ÖSS)'nı kazanan öğrenci sayısı, sınava girenlerin çok küçük bir bölümü. Ancak, özel dershanelere sorarsanız, hepsi de "yüzde 100 başarı" kazanmış, kendilerine kayıt olan öğrencilerin hepsine "üniversite kapıları açılmış" durumda! Devlet okullarında eğitim kalitesinin düşüklüğü, üniversite kapılarındaki yığılma ve ÖSS soru tekniklerinin lise müfredatında yer almaması, öğrencileri özel dershanelere mecbur bırakıyor. Büyük bir sektör oluşturan özel dershaneler ise, yıllık 2 milyara yakın ücret aldıkları "müşteri"leri kendilerine çekmek için yanıltıcı reklamlara başvuruyorlar.

Devlet teşvik ediyorYÖK'ün 1997 yılında yaptığı araştırmada, sayıları 2000'e yakın özel dershaneye her yıl yarım milyona yakın öğrencinin kayıt olduğu ve böylece 1 milyon dolarlık bir dershane sektörü oluştuğu tespit ediliyordu. O tarihten bu yana, Ağırlıklandırılmış Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP) uygulamasının da başlamasıyla, üniversiteye girebilmek için özel dershaneye devam etmek, şart oldu. Öğrencilerin özel dershanelere yönelmesinin en önemli nedeni, devlet okullarında verilen eğitimin yetersiz oluşu. Ayrıca, üniversite kapılarındaki yığılma, ÖSS'nin büyük bir yarışa dönüşmesine yol açıyor. ÖSS'deki soru tekniklerinin lise müfredatlarında yer almaması da, özel dershaneleri ihtiyaç haline getiriyor. Özel dershanelere rağbet edilmesine yol açan etkenlerin hepsi, devlet okullarındaki öğretimin çarpıklığı giderilerek ortadan kaldırılabilir.

"Müşteri" kapma yarışıDevletin yıllardır ortadan kaldırmadığı özel dershane sektörü, velilere ek maddi külfet yüklemekle kalmıyor. Özel dershaneler, birbirleriyle rekabet halinde olduklarından, "müşteri" gözüyle gördükleri öğrenci ve velileri yanlış bilgilendirebiliyorlar. Hatta, özel dershanelerle gayrıresmi bir işbirliği halinde olan kimi devlet okulu idarecilerinin de, bunun bir parçası olduğundan söz etmek mümkün. "Bu yıl yine biz kazandık", "Dershanemizin başarısı yüzde yüz", "... dershanesine gelmek bir ayrıcalıktır", "Üniversiteli olmak istiyorsanız başarımızı gözden geçirin ve tercihinizi yapın..." Bu sözlerin hepsi özel dershanelerin kayıt süresince kullandıkları reklam sloganları.Yeni eğitim dönemi için kayıtlarını başlatan dershaneler, "müşteri" kapmak için yaptıkları reklamlarda başarı düzeylerini yanlış aktarıyorlar. Yapılan reklam çalışmalarında, başarılarının yüzde 100 olduğunu iddia eden birçok özel dershane, sınavda 105 barajını aşan bütün öğrencileri "başarıya ulaşmış" gibi sunuyor. Oysa, bir öğrencinin Türkiye genelindeki üniversitelerde dört yıllık bir fakülteye girebilmesi için, yerleştirme puanı olarak ortalama en az 172-173 Sözel, 170 Sayısal veya 160-165 Eşit Ağırlık puanı alması gerekiyor. 105 üstü puan alan öğrencilerin ise, açıköğretim veya bazı meslek yüksekokullarına yerleştirilme şansı bulunuyor. Modern Eğitim Dershaneleri (MED) Bakırköy Şubesi Müdür Yardımcısı Hüseyin Akagündüz de dershanelerin velileri yanıltabildiğini doğruluyor. Dershanelerin yanlış bilgi vermesinin velileri tedirgin ettiğini belirten Akagündüz, dershaneler açısından başarı konusunun tartışmalı bir konu olduğunu ve öğrencilerin 105 barajını aştığı zaman başarılı sayılamayacağını kabul ediyor. Yanıltıcı reklamların yapılmasını, özel dershane sayısının artmasına bağlayan Akagündüz, bu sektörde yıllık fiyatların belirlenmesinde de başıboşluk olduğu bilgisini veriyor.

Fiyatları el yakıyorGeçen eğitim yılına oranla yüzde 40 zam yapılan özel dershanelere kayıt olmak için, yıllık 1 milyar 600 milyon lirayla 2 milyar lira arasında bir parayı gözden çıkartmak gerekiyor. Yaklaşık, yarım milyon öğrencinin her yıl özel dershanelere kayıt olduğu göz önüne alındığında, 1 milyon dolarlık bir özel dershane sektörünün oluştuğu ortaya çıkıyor. Özel dershane sektörünün bu denetimsizliği velileri zor durumda bırakıyor.
www.evrensel.net