Ankara da deprem menzilinde

Ankara da deprem menzilinde

Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Aydın Çelebi, Ankara'yı etkileyecek yeni fay uzantılarının ortaya çıkarıldığını ancak bunların dikkate alınmadığını söyledi.

Ankara da deprem menzilindeNur KarabacakMarmara depreminin üzerinden 2 yıl geçmesine karşın yaşananlardan ders alınmadığına dair örnekler birbirini izliyor. Deprem riski altında bulunan kentlerden biri de Ankara. Bilim adamları, Ankara'ya çok yakın olan yeni fay uzantılarını tespit etti. Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Aydın Çelebi, yeni bulguların dikkate alınmaması ve Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası'nın yenilenmemesi durumunda, Ankara'yı etkileyecek depremlerin, aynı sonuçlara yol açacağını söyledi. Çelebi'nin belirttiğine göre, yapılan en son bilimsel araştırmalarda, Tuz Gölü fayının uzantısı olduğu düşünülen ve Ankara Mogan Gölü yakınlarına kadar uzanan bir fay bulundu. Bilim adamları, Çubuk ve Ankara ovalarının oluşumunda, bu fayların etkili olduğu kanısında. Eskişehir'den geçen ve Haymana'ya kadar uzanan bir fay hattı da bilim adamlarının başka bir tespiti.

Geçmişe göre tehlike büyükGazetemize görüşlerini aktaran Çelebi, yönetenlerin duyarsızlığından şikâyet ederek şu bilgileri verdi: Bu hatlar çok diri değil, çok şiddetli depremlere neden olmayabilir. Ancak, Ankara'nın gerek zemin özellikleri, gerekse yapılaşma bakımından alınmayan önlemler ve yapılaşmanın deprem yönetmeliklerine uygun gerçekleşmemesi, dolaylı da olsa bir deprem anında Ankara'da geçmişe göre daha büyük felaketlerin yaşanmasının zeminini hazırlıyor. Bu bilgilerden, özellikle yüksek yapılaşmanın yoğun olduğu Sincan, Eryaman, Batıkent ve Gölbaşı ile, yoğun nüfus barındıran Yenişehir ve Kızılay bölgelerinin deprem riskinin, geçmiş yıllara göre daha fazla olduğu anlaşılıyor.

Yapılaşma sağlıksızSöz konusu faylar Ankara'ya 70 ila 120 kilometre uzaklıkta; fakat, eski depremlerin verdiği zararlar, riskin ciddiyetini gösteriyor. Çelebi, "Bugüne kadar Ankara merkezli bir deprem olmamasına rağmen Ankara çevresinden geçen fay zonlarından etkilenmiştir" diyerek Erzincan depreminde dahi, Ankara'ya bağlı köy ve kasabalarda 721 binanın yıkıldığını, 548'inin hasar gördüğünü hatırlattı. Çelebi'nin dikkat çektiği bir nokta da kentleşmeyle ilgili. Eski depremler zamanında, Ankara kentinin, Kale çevresi gibi daha dayanıklı yerlerde bulunduğunu söyleyen Çelebi, "Günümüze ise özellikle Batı'ya doğru sağlam olmayan zemin üzerinde çok katlı yapılaşma gerçekleşti. Eğer bu vurdumduymazlık, duyarsızlık devam ederse, günümüzde gerçekleşecek küçük şiddette depremlerin etkisi Ankara için daha yıkıcı olacaktır" dedi.

Rant politikalarıÇelebi, "rant politikaları" yüzünden, Ankara'yı da 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinde yaşananların beklediğini de sözlerine ekledi. Çünkü, Ankara'nın kentsel gelişiminde, Türkiye'nin geneline hakim olan "rant politikaları"nı görmek mümkün: Arsa yağması, politik çıkarlar uğruna imar afları, Yapı Denetim Yasası'nın özelleştirmenin önünü açacak ve yapı denetimini bir rant aracına dönüştürecek şekilde düzenlenmesi...

Deprem haritası değişmeliÇelebi, 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinden bile gerekli derslerin çıkarılmadığını vurgulayarak alınan tedbirlerin, halkın o dönemki tepkisini yatıştırma dışında bir işlev taşımadığını ifade etti. "Yaşananlardan ders çıkarılmadığı gün gibi ortada" diyen Çelebi, sözlerini şöyle sürdürdü: Yapılanlar yine var olan durumdan çıkar sağlamaya yönelikti. Müteahhitlere, mafyaya belli çevrelere çıkar sağlandı. Tüm bunların temeli bilimin insan çıkarları için kullanılmamasına, bilime değer verilmemesine dayanıyor. Ankara'daki yeni fay uzantıları dahil olmak üzere yeni fay hatları var. Ancak Türkiye'nin Deprem Bölgeleri Haritası değiştirilmiyor."Kuzey Anadolu Fayı üzerinde 60 yıldır çalışılıyor ve risklerin boyutu açıkça ortada. Buna rağmen ortaya koyduğu gerçeklere uygun bir kentleşme politikası uygulanmayan Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası'nın bilimsel araştırmalar ışığında yenilenmesinde de eksik kalınıyor. Bunun zararları ise başkent Ankara dahil tüm ülkede, tarım alanlarının amaç dışı kullanımı ve çarpık sanayileşme.

Yerleşim planlarıAnkara'da, yapılaşmaya ilişkin mevzuat ve yönetmeliklere uyulmadığını; gevşek zeminler üzerine yüksek binalar inşa edildiğini söyleyen Çelebi, yerel yönetimleri de eleştirdi: Yerel yönetimlerin imar planlarının yapımında jeofizik ve jeolojik etüt raporlara mutlaka dikkat etmesi gerekir. Ankara'da ve diğer illerdeki kimi yerel yöneticileri bunu basit bir ayrıntı olarak görüyor. Gelen raporları anlayabilecek teknik elemanları yok, popülist yaklaşımlarla, hem maddi hem de siyasi kaygılarla kimi yerel yöneticiler odalardan zemin etüt raporları istemiyor. Çelebi, milyonlarca insanın can ve mal güvenliğinin tehlikeye atılmaması için; yeni ortaya çıkan fay hatlarının daha ayrıntılı incelenmesi, bölgelerin deprem risklerinin yeniden saptanması ve bunlara uygun olarak yerleşim planlarının yenilenmesi gerektiğini söyledi.
www.evrensel.net