DB sadakasıyla sorunlar çözülmez

DB sadakasıyla sorunlar çözülmez

Devlet Bakanı Hasan Gemici, Diyarbakır'a yaptığı gezide, Dünya Bankası'nın "Sosyal patlama riskini azaltmak" iddiasıyla eğitim için Türkiye'ye sağladığı 495 milyon dolarlık krediyle övünmeyi sürdürdü.

DB sadakasıyla sorunlar çözülmezSavaş VelioğluDünya Bankası'nın verdiği 495 milyon dolarlık kredi, eğitim sisteminde yaşanan sorunlara çözüm olarak sunuluyor. Yetkililer ilk aşamada 1 milyon 50 bin öğrenciye 50'şer milyon lira eğitim yardımı öngören projenin amacını, "sosyal patlama riskini azaltmak" olarak açıklıyor. Eğitim sorunlarını gidermek için bugüne kadar bir arpa boyu yol alınmadığını belirten Eğitim-Sen Genel Sekreteri Kemal Ünal, eğitimde yaşanan sorunların değil para dağıtarak, kısmi reformlarla bile çözülemeyecek kadar karmaşık olduğunu ifade ediyor. Ünal'a göre, eğitimde köklü değişikliklere gitmek gerekiyor. Ünal, bütçeden eğitime ayrılan paydan, okul başına 105 milyon düştüğünü belirterek, "Bu parayla okul masraflarının karşılanmasının imkânı yok. Bu kadar az paranın düştüğü okullarda okuyan öğrencilere 50 milyon yardım yapılması hiçbir anlam taşımıyor" diye konuştu.

Sorunlar yumağıEğitim sisteminde, onlarca başlık altında toplanacak kadar çok sorun yaşanıyor. Kemal Ünal; kalabalık sınıflar, derslik ve öğretmen eksikliği, öğretmen yetiştirilmesindeki yanlışlıklar, tayin ve terfilerdeki keyfilikler, eğitim emekçileri ücretlerinin düşüklüğü gibi sorunları sıraladıktan sonra, "Eğitim ve öğretim özelleştirilmeye, paralı hale getirilmeye çalışılmaktadır" dedi. Kemal Ünal, bakanlık yetkililerinin bu sorunlar karşısında "üç maymunu oynadıklarını" söyleyerek, öğrencilere 50'şer milyon lira dağıtılması gibi uygulamalarla da gerçek sorunların gizlendiğine dikkat çekti.

İhtiyaçları karşılamazDağıtılacağı söylenen 50 milyon lira, okula başlayacak bir öğrencinin yalnızca kalem, silgi gibi küçük ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek düzeyde. Eğitim sistemindeki aksaklıkların birinci derecede mağduru olan aileler ve öğrencilerin sorunlarının bu yolla çözülmesinin imkânının olmadığını vurgulayan Ünal, "Sorunlar keşke dağıtılacak 50'şer milyonla çözülebilseydi" dedi. Böyle bir paranın verileceği söylenince, Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in, bu paranın "ulusal onurumuzu zedeleyeceği" açıklaması yaptığını hatırlatan Ünal, bu koşullarda ulusal onurun zaten ayaklar altında olduğunu belirtti. Kayıt sırasında alınan para, önlük, servis, harç, kayıt, kitap-kırtasiye vb. için yapılan harcamaların aileleri büyük bir ekonomik külfetin altına soktuğunu hatırlatan Ünal, "Son ekonomik krizle daha da yoksullaşan vatandaşların, eğitimin getirdiği ağır yükün altından kalkmaları zor görünüyor. Eğitim-Sen'in yaptığı hesaplamaya göre 1. sınıfa yeni başlayan bir öğrencinin asgari harcaması 118 milyonu aşacaktır. 5. sınıf öğrenci ise 159 milyon harcayacaktır. Lise 3. sınıf öğrencisi ise 246 milyon harcayabilirse okul masraflarını asgari ölçülerde karşılayabilecektir" dedi.

Sosyal patlama yaşanıyorÜnal, son zamanlarda sıkça gündeme gelen "sosyal patlama" söylentilerini de bir eğitimci bakışıyla şöyle değerlendirdi: "Ne öğretmenlerin, ne öğrencilerin, ne de bakanlık yetkililerinin eğitimden herhangi bir beklentisi kalmıştır. Türkiye paralı öğretime geçmenin hazırlığı içindedir. Sistem bilerek, isteyerek kilitlenmektedir. Öğretmen mesleğine küsmüştür. Eğitimde büyük bir beyin göçü yaşanmaktadır. Eğitim emekçisi geçim derdine düşmüş, gelecek kaygısı taşımaktadır. Bu bana göre bir sosyal patlamadır. Çünkü eğitim bir ülkenin geleceğidir. Geleceğimiz karartılmak isteniyor."

Çözüm parasız eğitimdeVelilerin ve öğrencilerin yaşadığı sorunları aşmanın ilk adımının, parasız ve kaliteli eğitimin verilmesi olduğunun altını çizen Kemal Ünal, eğitim harcamalarının tamamının devlet tarafından karşılanması gerektiğini vurguladı ve "Sosyal devlet olmanın gereği budur" dedi. Ünal, kısmi para yardımlarının ciddiye alınıp tartışılmasının bile vakit kaybı olduğunu kaydederek, bu tür göz boyamalarla sorunların çözümünde mesafe alınamayacağını söyledi.
www.evrensel.net