Görünen köyün bilançosu!

Resmi işsizlik rakamının yeniden 3,8 milyona çıkması "İş İçin Birlik" görüşmelerinin gerekliliği tartışmalarını gündeme getirdi.

Görünen köyün bilançosu!Almanya'da toplu iş sözleşmesi görüşmeleri öncesi geleneksel olarak süren talep tartışması, geçmiş yıllara göre bu yıl daha erken başladı. Enflasyon oranının yüksek olması ve reel ücretlerin giderek düşmesi, ekonomik gelişmenin kötüleşmesi gibi faktörlerin tartışmaların erken başlamasına neden olduğu dile getiriliyor. Sermaye kuruluşları, işçileri "dayanışmaya" ve "ücretlerden feragata" çağırırken, bunlar gerçekleşmediği takdirde genel işsizliğin daha fazla artacağı yönünde şantajlar yapıyor. Ücretlerin yüksek veya düşük olmasının işsizliğin artmasıyla hiçbir ilgisinin olmadığı ifade edilirken, işsizliğin Batı Almanya'da yüzde 8, Doğu Almanya'da ise yüzde 18 civarında olduğu belirtiliyor. Bunun yanında "gizli işsizlik" oranının da yüksek olduğu vurgulanıyor.

Son vurgunGeçtiğimiz haftalarda onbinlerce işçiyi sokağa atma planlarını açıklayan tekeller özellikle sonbahar aylarında yeniden işçi kıyımına girişeceklerini bildirmişlerdi. Bu anlamda her halükârda işçi atılacağı kesinleşmesine rağmen, sermaye "son vurgunu" vurup işten atmalara başlamak için ücretlerden feragat edilmesini istiyor. Bilindiği gibi, Almanya'nın önde gelen iktisatçılarından Kromphardt yaptığı bir açıklamada işçilerin aşırı talep öne sürmemelerini istemeyi, saçmalık olarak değerlendirmiş ve "Ücretlerin yüzde 5 artması veya azalması istihdamı etkilemez. Sorun şu an fazla kadronun bulunmasında yatmakta" demişti.

Boş vaatlerMaden, Kimya ve Enerji işkolu çalışanları sendikası IG BCE Başkanı Hubertus Schmoldt, "Leipziger Volkszeitung" gazetesiyle yaptığı söyleşide işverenlerin verdikleri vaatleri yerine getirmediğini söyledi.Schmoldt, "Sendikalar 1999 Temmuz'unda İş İçin Birlik görüşmelerinde varılan anlaşmaya göre hareket ederek ücret TİS'lerini üretkenlik oranına endekslediler ve uzun vadeli imzaladılar. Ancak işverenler buna karşılık mesaileri azaltma ve yeni iş sahaları açma sözlerini yerine getirmediler" dedi.IG Metall ikinci Başkanı Jürgen Peters ise yaptığı açıklamada, "Yılda 1.9 milyar saat fazla mesai yapılıyor. Bunun üçte biri yapılmazsa, üçte biri karşılığında ise izin verilmesi durumunda en azından 700 bin iş sahası açılır" diye konuştu. IG BAU tarafından yapılan açıklamada da fazla mesailerin azaltılması yoluyla yeni iş sahaları açılabileceği bildirildi. Her üç sendika da sonbaharda "İş İçin Birlik" görüşmelerinde alınan kararların hayata geçip geçmediği üzerine bilanço hazırlayacaklarını ve buna göre görüşmelere katılıp katılmayacaklarına karar vereceklerini açıkladılar.

İşbirliği istemiAlman Sendikalar Birliği Başkanı Dieter Schulte ise yaptığı açıklamada, "Ben şahsen tehditleri sevmiyorum. Bence yapılanlarla yapılmayanlara bakıp nelerin yapılabileceğine karar verelim" dedi. Sendikaların "İş İçin Birlik" görüşmelerine katılmaktan başka şansları olmadığını ileri süren Schulte, "Bu vazgeçemeyeceğimiz bir platformdur. Sorumluluktan kaçma yerine sorunların üzerine giderek çözmek lazım" dedi. Başbakan Gerhard Schröder'in "sakin el politikası"nı desteklediğini açıklayan Schulte, "Konjonktürel gelişmenin gidişatı ve iç piyasaya yansıması göz önüne alındığında sakin olmanın gerekliliği anlaşılacaktır" dedi.
www.evrensel.net