Her gün yeni bir parti falı açılıyor

Her gün yeni bir parti falı açılıyor

Dillerde "yeni oluşumlar" var. Süleyman Demirel, Sadettin Tantan, Erdal İnönü, Mümtaz Soysal, Sema Pişkinsüt, Rıdvan Budak, İ. Melih Gökçek, Mehmet Ağar... Bu isimlerden sadece Demirel, söylentileri yalanlıyor.

Her gün yeni bir parti falı açılıyorSerpil KurtayTürkiye'nin son dönemdeki politik ve ekonomik gidişatı, yeni partiler kurulacağı üzerine söylentileri de artırıyor. Hemen her gün "parti kuracağı", "yeni bir arayış içinde olduğu" söylenen kişilere bir yenisi ekleniyor. Bunlardan bazıları bizzat çalışmaları yürüten kişiler tarafından gizlenmezken, bazıları, Demirel dışında kimse çıkıp da "Yok öyle bir şey" demediği için varmış gibi yorumlanıyor. Basında da tartışmalar hep bu varsayımlar üzerinden yürütülüyor. Partilerinden istifa edip "bağımsız" kalan politikacılarla ilgili bu tür haberlerin arkasının gelmemesi ise, bu kampanyanın medya ve sermaye grupları tarafından bilinçli olarak sürdürüldüğü izlenimini veriyor.

Demirel dönüyor mu?Parti kuracağı üzerine haklarında söylentiler çıkan en önemli isimlerden biri Süleyman Demirel. Yoğun çabalarına rağmen Cumhurbaşkanlığı süresini uzattıramayan Demirel, emekliliği hazmedemediğini her fırsatta göstermekten çekinmedi. Bir ara DYP'nin, daha sonra da DTP'nin başına geçeceği söylenen Demirel'in, "9. Cumhurbaşkanı" olarak daha geniş kitleye ulaşacağı umuduyla, bugünlerde yeni bir parti kurma hazırlığında olduğu söyleniyor. Tabii ki DTP'nin beklenen imajı kazanamaması, DYP'nin adının da Susurluk'la, 28 Şubat'la sonlanan Refahyol dönemiyle ve yolsuzluklarla anılır olması bu tercihin etkenlerinden olsa gerek. Kimisi Güniz Sokak'ın hareketliliğinden bahsediyor, kimisi de Demirel'in 21 Eylül'de yapacağı Erzurum ziyaretine dikkat çekiyor. Hatta kendi imajını da yenileme çabasında olan Demirel'in "Cavit Çağlar, Kamuran Çörtük, Murat Demirel, Ali Şener" gibi isimlerin yer aldığı aile fotoğrafını çalışma odasından arşive kaldırdığı belirtiliyor. Ancak Demirel, ısrarla "Programımda aktif siyaset yok" diyor.

Tantan sessiz ve derinİçişleri Bakanlığı'ndan alındıktan sonra ANAP'tan istifa eden Tantan'ı da önümüzdeki aylarda bir partinin lideri olarak görürseniz şaşırmayın. İstifalarının ardından memleketine dönen Tantan'ın da "ulusal bir hareket başlatmak için" çalışmalarını yoğunlaştırdığı ve hareketin önümüzdeki aylarda partileşeceği söyleniyor. Tantan'ın, en büyük silahı ise, zamanında medya tarafından "yolsuzlukların korkusuzca üstüne gitmiş" ve "partisi tarafından haksızlığa uğramış" bir bakan olarak lanse edilmiş olması. Tayyip Erdoğan'ın başını çektiği harekette olduğu gibi Tantan da "herkesi kucaklamaktan" bahsediyor. "Ne sağcı, ne solcu... Ama laik... Gözü ülke çıkarlarından başka bir şey görmeyen" isimlerle yola çıkacağı söylenen Tantan'ın, partiyi kurana kadar basın ve sermaye tarafından pohpohlanması ise kaçınılmaz gözüküyor. Ancak bu parlatılmaya Mesut Yılmaz'ın engel olmaya çalışacağını ya da sonunun Erdoğan'dan farksız olacağını söylemek de kehanette bulunmak olmasa gerek.

Gökçek cephesi net değilEn ilginç olmayan isim ise, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı İ. Melih Gökçek. Fazilet Partisi kapatıldıktan sonra memnuniyetsizliğini gizlemeyen Gökçek, Erdoğan'ın kurduğu partiyi de beğenmedi. Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'ndan birlikte çalışma konusunda ret cevabını alan Gökçek'in, Yalçın Koçak'ın genel başkanı olduğu Demokrat Parti ile çıkış yapma peşinde olduğu ifade ediliyor. İ. Melih Gökçek'in ayrıca, Meral Akşener ve Sadettin Tantan ile de ortak hareket etmeyi amaçladığı söyleniyor. Demirel'den örtülü destek aldığı iddia edilen Gökçek'le ilgili oluşumda Mehmet Ağar'ın da adı geçiyor. Ancak ne Akşener'in ne de Ağar'ın hangi oluşumda yer alacağı net değil. Bakarsınız onlar da çıkıp bir partinin genel başkanı olurlar. Neden olmasın?
www.evrensel.net