Hacıbektaş Şenlikleri bitti

38. Ulusal ve 12. Uluslararası Hacı Bektaş-ı Veli Şenlikleri, dün akşam Hükümet Meydanı'nda yapılan müzik ve semah gösterileriyle sona erdi.

Hacıbektaş Şenlikleri bittiTuna Arıgüç38. Ulusal ve 12. Uluslararası Hacı Bektaş-ı Veli Şenlikleri, dün akşam Hükümet Meydanı'nda yapılan müzik ve semah gösterileriyle sona erdi. Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden onbinlerce kişiyi bir araya getiren Hacıbektaş Şenlikleri, çeşitli etkinlik ve gösterilere sahne oldu.Şenliklerin ikinci günü düzenlenen "Halk Müziğinin Dünü ve Bugünü" adlı söyleşide konuşan Yavuz Top, halk müziğinin bir halkın doğumundan ölümüne kadar tüm yaşantısını içine alan bir müzik türü olduğunu belirterek, halkın yaşantısındaki her şeyin müziğe yansıdığını ifade etti. Arif Sağ da türkülerin bir toplumun sevinç ve hüzünlerini içinde barındırdığını ifade ederek, "Örneğin arabesk müziği türkü diye yutturmaya çalışıyorlar, halkın niteliksiz ürünlere alıştırmaya çalışıyorlar. Bunlara karşı çıkmalıyız" diye konuştu.Zafer Gündoğdu ise türkülerin tekrar gündeme geldiğini ve bunun da bir şeylere tepki oluştuğunu söyleyerek, "Türküler doğuşun ortaya çıktığı zamanki gibi aynı işlevle insan yaşantısındaki acıyı hüznü ve isyanı ifade ediyor. Ama maalesef popülizm hastalağı bugün medyaya ile bulaştı, türkülerimizi yozlaştırmaya çalışıyorlar" diye konuştu. Özden Özdil de halk müziğinin hiçbir estetik kaygı taşımaksızın sade, yalın ve içten anlatımlarla oluştuğunu belirterek, bu müzik türünün geniş kitlelerce sevilmesinin nedeninin halkın acısını yoksulluğunu ifade etmesi olduğunu kaydetti.Grup Yorum'un üyeleri de etkinlikler kapsamında düzenlenen bir söyleşide, dinleyicileriyle buluştu. Grup Yorum üyeleri, "Marşlar ve Seçmeler'de yer alan ürünlerin eski parçalardan oluşmasının bir üretememe sonucu mu" olduğunun sorulması üzerine, kasetin kapağında, ne için çıkarıldığını anlatmaya çalıştıklarını belirterek, "Marşları sahiplenmek ve içeriklerine uygun söylemek için marş kasetini hazırladık. On beş yıl kesintisiz müzik hayatımızı sürdürmenin hakettiği düşüncesiyle Grup Yorum 15. yıl resitalleri hazırladık" dediler. Yorum üyeleri Baran Fırtınası adlı kasetin yeni bestelerden oluştuğunu belirterek, buradaki eserlerin ölüm orucunu anlattığını kaydettiler. Kasetin iki hafta içinde piyasaya çıkacağını bildiren Grup Yorum üyeleri birçok engel ve baskıya karşın üretimlerini sürdürdüklerini ve Grup Yorum'un kurumsallaştığını ifade ettiler.

Birlik Cemi yapıldıKapalı Spor Salonu'nda önceki akşam yapılan Birlik Cem'i ise çok sayıda kişiyi bir araya getirdi. Sazların çalınıp semahın dönüldüğü Birlik Cem'inde "birlik, dirlik ve düzen" istendi. Ancak Cem'i yöneten Alevi dedesinin kadın ve erkeklere ayrı ayrı yerleri göstermesi tepkiyle karşılandı. Bu durum törene katılanlar tarafından "Kadınlarımızı bacı olarak görüyoruz, isteyen de seyredebilir, bu Cem Alevi olmayanlara da açıktır" diyerek tepkilerini dile getirirlerken, Cem'i yöneten Alevi Dedesi "İsteyen istediği yere otursun" anonsu yaparak ortamı sakinleştirdi. Bu arada etkinliklerin ilk günü F tipi cezaevleri ile ilgili bildiri dağıtırken gözaltına alınan 9 kişi ile ikinci günü afiş asarken gözaltına alınan Tohum Kültür Merkezi'nden 5 kişi dün serbest bırakıldı.

EMEP çadırında söyleşiEMEP'lilerin bulunduğu çadır alanda, şair Asım Gönen ve ozan Fevzi Kurtuluş, sanat, edebiyat ve kültür üzerine çadırkentte bulunanlarla söyleşti. Gönen sanatın yaşamdan kopuk olmadığını söyleyerek, yalnış bir yargı üzerine sanatın yaşamdan kopartılarak bir lüks gibi algılandığını ifade etti. Son dönem ortaya çıkan sanatçıların popülizmi yücelterek sanatı ticari araç olarak kullandığını belirten Gönen, bu sanatçıların yaptığı sanatın felsefesini oluşturmadığını dile getirdi. Gönen, kültür emperyalizminin sanatı yozlaştırdığını vurgulayarak, günlük basında sanat sayfalarının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Ozan Fevzi Kurtuluş ise yaptığı sanat ile emek çizgisinden yana bir duruş sergilediğini ifade ederek, "İşçi kökenli olduğum için emekten yana sanat çizgisi kendiliğinden gelişti. Ben türkülerimi işçilerden yana söylüyorum" dedi. Kurtuluş, parti-sanatçı dayanışmasının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Ozan, sanatçı ve semah ekipleri gece boyunca çeşitli gösteriler yaptı. Grup Çığ, Grup Yorum ve Grup Kızılırmak'ın konserleri büyük ilgi gördü. Güneş Tiyatrosu'nun sahnelediği IMF ve ABD emperyalizmini eleştiren sokak tiyatrosu izleyenlerce beğeni kazandı. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Çatılardaki tehlikeBayındırlık ve İskan Bakanlığı'nca kamu binaları, benzin istasyonları ve patlayıcı madde depolarına takılması zorunlu kılınan "radyoaktif" kaynaklı paratonerler, çevre ve halk sağlığı açısından büyük riskler taşıyor...Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) 2 hafta önce yayınladığı bir genelgeyle, bu duruma dikkat çekerek, "radyoaktif" kaynaklı paratonerlerin kaldırılmasını istedi. Genelgede, yenilerinin kurulmasına izin verilmeyeceği de vurgulandı. TAEK Başkanvekili Dr. Erdener Birol konuya ilişkin yaptığı açıklamada, sayıları son yıllarda hızla artan "radyoaktif" kaynaklı paratonerlerden Türkiye genelinde 15 bin, İstanbul'da da 3 bin tane kurulu olduğunu söyledi. Bu paratonerlerin alternatifinin bulunduğuna işaret eden Dr. Birol, bu konuda hazırladıkları 30 Temmuz 2001 tarihli genelgenin, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın da aralarında bulunda ilgili kurum ve kuruluşlara iletildiğini, bakanlıktan mevzuattaki gerekli düzenlemenin yapılmasını da istediklerini söyledi.Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürü Yaşar Özal da, hiçbir radyoaktif maddenin başıboş ortalıkta dolaşmaması gerektiğini belirterek, radyasyonun her dozunun belli bir risk taşıdığını belirtti. Özal, "Radyasyonla bilinçsiz şekilde muhatap olunması durumunda vücutta birtakım komplikasyonlar meydana gelir. Bu da lösemi gibi pek çok hastalığa neden olabilir" dedi.

Bakanlığın görüşüBayındırlık ve İskan Bakanlığı yetkilileri de, "Elektrik Tesisatı Genel Teknik Şartnamesi"ne göre, radyoaktif kaynaklı paratoner kurulmasının zorunlu olduğuna dikkat çekerek, TAEK'in genelgesinin ellerine ulaştığını, bu konuda gerekli çalışmalara başlandığını belirttiler. Bu paratonerlerin tüm kamu binalarının yanı sıra, benzin istasyonları ile patlayıcı madde depolarına da kurulmasının zorunlu olduğunu kaydeden yetkililer, özel binalarda ise böyle bir zorunluluğun bulunmadığına dikkat çektiler.

TAEK'in genelgesiTAEK'in 30 Temmuz 2001 tarihli genelgesinde, halen kullanılan '(226) Ra' radyoaktif kaynaklı paratonerlerin üretici firmalar tarafından sökülmesi ve Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi Müdürlüğü'ne teslim etmesi istendi. Genelgede, ayrıca şunlar kaydedildi:"Ülkemizde montajı yapılmış ve halen kullanılmakta olan '(226) Ra' radyoaktif kaynaklı paratonerlerin, deprem, yangın, sel felaketi, şiddetli rüzgar vb., doğal afetlerden dolayı düşmesi, kaybolması, çalınması, uzun yıllar kullanılmasıyla, kullanıcıların değişmesi, bilgisi olmayan insanların ellerine kolayca geçebilmesi gibi nedenler ile halk ve çevre sağlığı, özellikle gelecek nesiller üzerinde oluşturabileceği potansiyel tehlikeler göz önüne alınarak, üretimi durdurulmuş olup, bundan sonra montajına ve kullanımına izin verilmeyecektir."
www.evrensel.net