Verimli topraklardı!

Verimli topraklardı!

1970'li yıllara kadar bir tarım kenti olan Çerkezköy, getirilen "serbest"lik ile bugün altyapısız sanayileşmenin sancılarını yaşıyor.

Verimli topraklardı!Muzaffer ÖzkurtUçsuz bucaksız tarım arazilerinin yerini, fabrikalar alınca, Çerkezköy hızlı ve altyapısız sanayileşmenin kurbanı oldu. Fabrikalar arasına sıkışmış tarlalardaki ürünler, fabrika atıkları ve zehirli gazlar ile büyüyor. 1970'lere kadar ekonomisi tarıma dayalı olan Çerkezköy'de, artık tarım ile uğraşanlar nüfusun sadece yüzde 15'ini oluşturuyor. Türkiye'nin en büyük sanayi bölgelerinden biri haline gelen Çerkezköy'ün bu değişimi ise Bakanlar Kurulu'nun 1971 yılında 7/350 sayılı kararıyla "Kalkınmada Öncelikli Yöreler" kapsamına alınması ile başladı. Bu karar sonrası oluşturulan Organize Sanayi Bölgeleri ve beraberinde İstanbul'a bağlı fabrikaların kurulması Çerkezköy'ün nüfusunun da on kat artmasına neden oldu.

Can alan dereÇerkezköy'de tarımla uğraşanların can damarı olan Ergene Nehri'nin kolu Çorlu Deresi, çiftçilerin korkusu haline geldi. Yüz metreden boya, kimyasal madde ve diğer atıklarla batak haline gelmiş derenin kokusunu duymak mümkün. Sanayileşmenin tarımla uğraşanlara pek çok yansıması var. Yağmura kadar etkilediği söyleniyor.Çiftçilik yapan Mehmet Özman, Çorlu Deresi'nin çamur gibi olduğunu söylüyor ve "Sanayi bizi etkiliyor. En başta Akenerji yağmuru bile kesiyor" diyor. Dereden akan pis su nedeniyle hayvanların hastalandığını söyleyen Özman, derenin kirlenmesi ve fabrikaların saldığı duman nedeniyle ekinlerin kuruduğunu ve verimin düştüğünü söylüyor. Başka bir sorun daha var. Doğrudan Gelir Vergisi'nden de yararlanamıyor çiftçiler. Çünkü her ne kadar zerinde ayçiçeği yetiştirilse de sanayi arazisi olarak görünüyor tarlalar.

Verimli topraklarOysa Çerkezköy'ün toprağı oldukça verimli. Üretim tahıl, şekerpancarı ve ayçiçeği ağırlıklı. Özellikle dere boyu arazilerin alüviyonlu yapısı her çeşit ürünün yetişmesine müsait. Yükseltisi az olan bu bölgede toprağın işlenmesi bir o kadar kolay. İklimin ılıman olması da burada tarımcılığı daha da kolaylaştırıyor. "Oysa taşlık bölgeler var buralarda. Sanayi oralara kurulabilirdi" diyor Özman "Oralara kurulsaydı burada tarım yapılırdı." Peki neden bu verimli araziler sanayi alanına çevrildi? Tren yolu, karayolunun merkeziliği ile ulaşımın kolaylığı, sanayide kullanılan suyun yeraltı kaynakları ile bedava olarak temin edilebilmesi, ucuz iş gücü ve her türlü "serbestlik".

Kontrol edilemiyorÇerkezköy Belediye Başkan Yardımcısı Sami Bağcı sanayinin ilçeye nasıl geldiğini şöyle anlatıyor: "Fabrikanın direkt olarak belediye gelirlerine çok faydası yok. Ama iş imkanı olması 6 bin olan nüfusu 70 bine çıkardı" diyor. Çevre kirliliği Bağcı'nın da şikayeti: "Organize Sanayi Bölgeleri bir arada olduğu için onlar kontrol edilebiliyor. Arıtması bir yerden yapılıyor, ama bu onlara yüzde 5-10 ek maliyet getiriyor. Diğer fabrikalar kontrol edilemediği için atıkları dışarı veriyorlar".Sanayinin gelmesi spekülatörlerin de işine gelmiş. Ucuza aldıkları arazileri çevirerek sanayi arazisi diye satıyorlar. Bu durum, kontrolsüzlüğü ve denetimsizliği de körüklüyor. Çünkü, özel mülke ait toprağın sanayi için mi, tarım için mi, kullanılacağına sahibi karar veriyor. İlçenin gelişmesi için kucak açtıkları sanayinin yerel yönetimin kapasitesini aştığını belirten Bağcı "Merkezi yönetim de yeterli desteği vermedi ve kontrol edilemez duruma geldi fabrikalar. Onlar da atıkları Çorlu Deresi'ne veriyor. İlgili bakanlıkların buranın sorunuyla ilgilenmesi gerekiyor" diyor.
www.evrensel.net