Kira için çalışılıyor

Kira için çalışılıyor

Şehir merkezlerindeki ev kiraları ortalama 200 milyon liraya yükseldi. Yüksek ev kiraları, kiracıların gecekondulara yönelmesine neden oluyor. Bazı aileler aldıkları paranın büyük bir bölümünü kiraya verdiklerini söylüyorlar.

Kira için çalışılıyorEkonomik krizden en fazla etkilenen yerlerin başında gelen Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri'nde yapı kooperatifleri, durma noktasına gelirken, artan konut ihtiyacıyla birlikte kiracılar zor günler yaşıyor. Diyarbakır, Urfa, Elazığ, Erzurum, Erzincan, Kars, Ağrı, Iğdır, Ardahan, Muş, Bingöl ve Tunceli evi olmayan insanlarla dolu. Bu illerde görev yapan bazı memurlar ve üniversite öğrencileri ise bütçelerine uygun kiralık ev bulamıyorlar. Doğu Anadolu Yapı Kooperatifleri Birliği (DAYKB) Genel Başkanı İbrahim Taşkesenligil, ekonomik kriz nedeniyle yapımı devam eden 10 bin konutun durma noktasına geldiğini kaydetti. İnşaat malzemelerinin dolar karşılığında alınarak ev yaptırıldığını hatırlatan Taşkesenligil, konut maliyetlerinin artması karşısında ev kiralarının da arttığını ve bunların dövize endeksli olduğunu söyledi. Yapımı devam eden kooperatiflerin üyelerin imkanları doğrultusunda devam edebileceğini hatırlatan Taşkesenligil, "Dar gelirli ailelerin ev sahibi olması artık imkansız" dedi. Bölgede özellikle şehir merkezine yakın semtlerdeki kiralık konutların hemen hepsi dövize endekslenirken, merkeze uzak semtlerdeki sobalı daireler ise lira karşılığında kiraya veriliyor. Birkaç öğrencinin birlikte kiraladıkları evin kirasını ortaklaşa ödemeleri nedeniyle de ev sahiplerinin kiraları artırdığı ve ortalama 200 dolar kira alınmaya başladığı belirtiliyor.

Yarısı kirayaBölgenin en büyük illerinden biri olan ve sürekli göç alan Diyarbakır'da da kiracılar ekonomik krizden sonra gelirlerinin hemen hemen yarısını kiraya verdiklerini söylediler. Kiracılar, "Ev kirası ödeyelim derken aç kalıyoruz" diye tepki gösterdiler. Evlere olan talebin krizden sonra düştüğünü belirten emlakçılar da gecekondulara talebin arttığını vurguluyor. Muradiye Mahallesi'nde yedi çocuğuyla birlikte yaşayan Ayşe Bozkır 60 milyon kira veriyor. Asgari ücret aldığını söyleyen Bozkır, aldığı ücretin yarısının kiraya gittiğini anlatıyor. Eşinin lokantası olduğunu söyleyen Nazan Kaş ise "Hem ev, hem de dükkânın kirasını ödüyoruz" diyor. 50 milyona iki odalı evde oturan Kaş ailesi, dükkâna da 60 milyon lira verdiğini söylüyor. Esnaf olan Ahmet Güler, çoğu zaman hiç siftah yapamamaktan şikayetçi. 60 milyon ev, 40 milyon da dükkân kirası verdiğini ve maddi yönden zorluk çektiklerini belirtiyor Güler. 80 milyon ev kirası ödediklerini söyleyen Eromay ailesi ise "Ev kirası ödeyelim derken aç kalıyoruz" diyor. Hatice Eromay, beş çocuğunun olduğunu belirterek sadece en küçüğünü okutabildiklerini söylüyor. Muradiye Mahallesi'den Zübeyde Gidici, sekiz çocuğuyla kaldığı eve 50 milyon kira ödüyor. Eşini geçmiş yıllarda hastalıktan dolayı kaybettiğini söyleyen Gidici'nin bir de kuması var.

Elazığ'da da sorunElazığ'da da kira sorunu yakıcı bir hal almış durumda. İşsizliğin yüksek olduğu bu ilde geçim sıkıntısı ile bunalmış insanlar bir de ev sorunu ile uğraşıyor. Evi olmayanlar başlarını sokacakları bir yer bulmakta büyük sıkıntılar yaşıyor. Evli ve bir çocuk babası olan Yusuf Bal (25) "Üç yıldır aynı evde oturuyorum, kaldığım ev havasız, kapalı, yeterince güneş almıyor. Memnun değilim. Ev sahibim ile de sorunlarım var. Ama bulduğum evlerin kiraları çok fazla olduğu için bütün olumsuzluğuna rağmen yine aynı evde oturmak zorunda kaldım" dedi. Kira ücretleri ile görüşlerini aldığımız bir diğer kiracı olan Mehmet Oğar ise, "Organize sanayide işçi olarak çalışıyorum, asgari ücretin bir miktar üzerinde ücret alıyorum. Kirada kalıyorum, kaldığım evden memnun değilim, ama ekonomik şartlar nedeniyle mecburen bu evde kalıyorum" diyor.

'Utanıyoruz'Görüştüğümüz ev sahipleri ise evlerini istedikleri fiyattan kiraya veremediklerinden şikayet ediyorlar. Geçim kaynakları olan evlerini yetersiz ücretlerle kiraya vermek zorunda kaldıklarını ifade ederek, bunun bile kiracıya büyük yük getirdiğini, kiraya zam yaparken utandıklarını, fakat başka çarelerinin olmadığını söyleyip, "Bizi bu hale getirenler ülkeyi yönettiği müddetçe bu durumumuz düzelmeyecektir. Her ay mutfak tüpüne defalarca zam geliyor, bu şartlar altında nasıl geçinelim" diyerek sıkıntılarını dile getiriyorlar.
www.evrensel.net