ABD

ABD'den dolarizasyon baskısı

IMF'nin "ABD'nin dev ticaret açığı karşısında doların değerini koruyamayabileceği" açıklamasının ardından, Hazine Bakanı Paul O'Neill'ın televizyondan "Güçlü dolar politikasından vazgeçmiyoruz" açıklamasında bulundu.

ABD'den dolarizasyon baskısıDoların artması üzerine Merkez Bankası'ndan yapılan resmi açıklamalar ve ortaya atılan senaryolar IMF programı ile ABD'nin bağımlı ülkeler üzerindeki dolarizasyon baskısını kamuoyunun gözünden kaçırıyor. Suçu odalara, sendikalara atan hükümet, bir yandan da dolara endeksli tahvil ihalesi düzenleyerek aslında ülkede yaşanan dolarizasyonu tetikliyor.Türkiye'de bir kaç gündür yaşanan gelişmeler dolar tartışmasını gündeme getirdi. Ancak resmi çevrelerden ve patron örgütlerinden yapılan açıklamalar dolar tehlikesinin gerçek boyutlarını gizliyor. Hükümet dolarizasyonu teşvik eden bir politika yürütüyor. Nitekim Hazine, TL'yi güçlendirme adına dolara endeksli tahvil çıkartacak.

İhracata teşvikÖte yandan dolardaki artış ihracatı da körüklüyor. TL değer kaybettikçe ihraç ürünlerinin fiyatının düşmesi, Türkiye'nin dış ticaretinde ithalatın lehine olan gelişmeleri engelledi. Özellikle otomotiv sektöründe belirgin bir canlanma görünmeye başladı. Cari dengenin fazla vermesi için büyüme hedefini eksi 5.5'e çeken, yatırımları ve iç talebi baskı altına alan hükümet, böylece borçları ödeyebilecek bir olanak yaratmaya çalışıyor. Oysa bu politika, kısa vadeli borç ödemeleri ile Hazine'nin iç borç çevrimini kolaylaştırsa bile uzun ve orta vadede borç yükünü doların yükselmesiyle daha da artırıyor.

ABD'nin politikasıDoların fırlamasında gözardı edilen bir diğer etken ise ABD'nin gelişmekte olan ülkeler üzerindeki baskısı. ABD ekonomisinde ciddi bir durgunluk beklentisi hakim. IMF'nin geçtiğimiz haftalarda dış ticaret açığı konusunda alarm vermesi, piyasalarda küçük çaplı paniklere neden olmuştu. Şimdi durgunluk işaretleri daha belirginleşmeye başladı. Dolar, Euro'ya karşı çarşamba akşamı 91.17 sentten işlem görerken, hafta başından bu yana Avrupa Birliği'nin para birimi karşısında yüzde 4'ten fazla değer kaybetti. Doların değer kaybı, diğer önemli para birimleri olan İngiliz sterlini, Japon yeni ve İsviçre frangı karşısında da hemen hemen aynı oranda gerçekleşti. IMF'nin "ABD'nin dev ticaret açığı karşısında doların değerini koruyamayabileceği" açıklamasının ardından, Hazine Bakanı Paul O'Neill'ın televizyondan dile getirdiği "Güçlü dolar politikasından vazgeçmiyoruz" sözleri, piyasaları yatıştıramadı. O'Neill, CNBC televizyonundaki konuşmasında, "Dolar konusundaki politikamız süreklidir ve değişikliğe gitmeyi düşünmüyoruz" dedi.

O'Neill'in ısrarıBu açıklamalar ABD'nin dolarizasyon baskısını artıracağını gösteriyor. Nitekim güçlü doların ABD ekonomisi açısından vazgeçilmez bir unsur olduğu yıllardır biliniyor. Bu sayede ABD sermayesinin geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerdeki piyasalardan büyük kârlar sağladığı küresel ekonominin bir gerçeği. Türkiye'nin sabit kurdan vazgeçmesini ABD Hazine Bakanı O'Neill teşvik etmişti. Aynı şekilde Türkiye sermaye çevrelerinde "dalgalı kurdan vazgeçilmeli" yönlü isteklerin artması üzerine IMF Birinci Başkan Yardımcısı Stanley Fischer "Suç dalgalı kurda değil" açıklamasını yapmıştı. Hemen ardından yine O'Neill de "Türkiye sabit kuru uyguladığı için krize girdi. Dalgalı kura devam etmeli" telkinlerinde bulunmuştu.Bu açıklamalar görüş olmaktan ziyade Türkiye'nin IMF'den kredi almasının koşullarını özetliyor. Aynı durum şimdi Arjantin için de geçerli. Uzmanlar Arjantin'in dalgalı kura geçmesi halinde IMF'den kredi alabileceğini söylüyorlar. Hatta bunun yolunun ABD Hazine'sinden geçtiği konusunda hemfikirler. Bu gelişmeler Türkiye'deki doların yükselmesinin ardından yatan dinamikleri ortaya koyuyor.
www.evrensel.net