Halk sağlığı tekellere teslim

Halk sağlığı tekellere teslim

Almanya'daki Sosyal Demokrat-Yeşiller koailsyonunun sağlık alanında yapmayı tasarladığı değişikliklerle ilgili olarak görüştüğümüz eski sendikacı Daniel Kreutz, hükümetin amacının tekellere kâr sağlamak olduğunu söyledi.

Halk sağlığı tekellere teslimSerdar DerventliUzun yıllar IG Metall sendikası Kuzey Ren Vestfalya eyaleti TİS komisyonu ve Birlik 90/Yeşiller Partisi üyesi ve iki dönem eyalet milletvekilliği yapan Daniel Kreutz ile Almanya'daki "sağlık reformu" üzerine söyleştik. Daniel Kreutz, Yeşiller Partisi'nin federal hükümete ortak olduktan sonraki politikalarını, özellikle de savaş politikasını protesto ederek tüm görevlerinden istifa etti. Halen "Sozialverband" adlı sosyal kurumda danışman olarak çalışan Kreutz ile ülkenin 'revize' edilmek istenen sağlık politikalarının dününü ve bugününü konuştuk.Federal Ekonomi Bakanı Werner Müller, sağlık sigortasının da emeklilik sigortasında olduğu gibi özelleştirilmesini talep etti. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?Sağlık sigortasının özelleştirilmesi düşüncesi yeni değil. Ekonomi Bakanı'nın önerileriyle tartışma yeniden canlandı. Federal hükümet, Yasal Emeklilik Sigortası'nın kısmen özelleştirmesinin ardından aynı yöntemle diğer sosyal güvenlik alanlarına yönelmek istiyor. Tabii burada akla ilk gelenin sağlık sigortası olması tesadüf değil. Yasal Sağlık Sigortası'na ek olarak hastalık döneminde devreye girmek üzere özel sağlık sigortası yapılması öneriliyor. Bu tam da Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun bu alana yönelik önerilerine denk düşmekte.Ekonomi Bakanı Müller'in de önerilerinden görüleceği gibi, bu gidişat iki sınıflı sağlık sistemiyle sonuçlanacaktır. Bir başka deyişle, gelecek yıllarda bir insanın sosyal konumunu artık dişlerine veya bir başka yerine bakarak görebileceksiniz. Parası varsa sağlıklı, parası yoksa sağlıksız bir görünüme sahip olacak. Sosyal statüler sağlık alanında da belirleyici olacak. Şimdiye kadar "dayanışmacı yasal sosyal güvenlik sistemi" kapsamında olan birçok hizmet yasal sistem dışına çıkartılacak ve yasal sigortanın sadece temel sağlık hizmetleri sunması yeterli olacak. Tabii bu "temel sağlık hizmeti"nin bugün geçerli olan sisteme göre çok sınırlı olacağı şimdiden biliniyor. Bu temel hizmetler öyle belirlenecek ki insanlar özel sigortayı mutlaka ihtiyaç olarak görecekler ve yapmak zorunda kalacaklar.Bakan Müller'in önerisi aslında sağlık sigortasını bir bütün olarak özelleştirmek değil mi?Sağlık sigortasına ödenen aidatın tümününün işçilere ücret olarak ödenmesini öneren Müller, "İşçilerin nasıl bir sigorta istiyorlarsa özgürce onu seçme hakları olsun" diyor.Özgürce ... Hak... Böyle kulağa hoş gelen kavramlarla insanların yasal sigortaya sırt çevirmeleri isteniyor. "Dayanışmacı yasal sosyal güvenlik sistemi"nin mantığı neydi? Herkes aldığı ücrete göre aidat öder ama hizmet herkese eşit sunulur. Yani sağlıklı olanlar daha fazla hastalananlarla sürekli dayanışma içindeler. Bu emeklilik, sağlık, bakım, işsizlik gibi tüm alanlar için geçerliydi. Özel sigortada ise sadece ödenilen prim kadar hizmet bekleyebilirsiniz. Yani en düşük primi ödüyorsanız en düşük hizmeti alabilirsiniz. Bunun yanında özel sigortalara girmek de o kadar basit değil. Yaşınıza, sağlık durumunuza göre ödeyeceğiniz aidat belirleniyor. Riskli bir gruba dahilseniz veya kronik bir rahatsızlığınız sözkonusu ise o zaman buraya alınmanız iyice güç olur, bedeli ağır olur; aşırı derece yüksek prim ödemek zorunda kalırsınız. Özel sigorta kimler için çekici diye bakıldığında, bugün genç, sağlıklı ve yüksek ücretli olanlar için böyle bir çekiciliğin olduğunu görmek mümkün. "Sağlıklı ve yüksek ücretli" olma gibi bir ayrıcalığın ne kadar çabuk değişebileceği bilinmekte. Bu anlamda yasal sigorta yerine özel sigortayı tercih edenlerin çok büyük bir yanılgı içinde oldukları ve aslında bindikleri dalı kestikleri bilinmeli.Elimizde 2000 yılının sağlık harcamalarını gösteren bir çizelge var. Buna göre Federal Almanya'da yaşayan vatandaşlar sigorta primlerinin yanısıra 45 milyar mark özel harcamada bulunmuşlar. Yani yılda kişi başına 555 mark. Bu sağlık sigortasının bir bakıma çoktan özelleştirildiği anlamına gelmiyor mu?Bugün tartışılan kısmi özelleştirme gerçekte uzun süredir tek tek hizmetlere yönelik "katkı payı"nın artırılması yoluyla uygulanmakta. Bu doğru. Ama bence şöyle ifade etmek daha doğru olacak; Hastanede yatıldığında ödenen katkı payı, ilaç ve yardımcı tıbbi malzemelere (gözlük, takma diş, diş dolguları, sargı bezleri, koltuk değnekleri...) gereksinim olduğunda ödenen katkı paylarıyla kısmi özelleştirme başlamıştır ve bu özelleştirmenin yükü sadece hastalanan insanların sırtına yıkılmıştır. Yani hastalıktan dolayı zaten mağdur olanlar birkez de katkı payı yoluyla cezalandırılıyorlar.Daha iki buçuk sene önce bu durumu "toplumsal sosyal dayanışma prensibi ayaklar altında çiğneniyor" diye mahkum eden sosyal demokratların bugün bakanlık koltuklarında sesleri çıkmıyor. Bu da gerçek durumun daha iyi anlaşılmasını sağlıyor. Bugün Almanya'da sağlık politikasını ilaç tekelleri yapıyor. Almanya pazarı ilaç tekelleri için olağanüstü kârlı bir pazar, en pahalı ilaçlar burada piyasaya sürülüyor. En pahalı yardımcı tıbbi malzemeler ve tıbbi araçlar burada pazarlanıyor.Hükümete gelmeden önce pozitif ilaç listesi, yani pahalı ilaçlarla aynı kalitede fakat daha ucuz olan alternatif ilaçlar listesini hazırlama vaadi veren bu partilerin bunu hâlâ başaramamış olmaları neyin sonucudur? Neden insanlar sürekli pahalılaşan ilaçlarla "tamir" edilmek isteniyor, neden bu insanların sağlıklarının bozulması, mümkün olduğu yerde engellenmiyor. Tabii, bu gibi önleyici tıbbi tedbirler ilaç endüstrisine rağmen, yani onların çıkarına karşı uygulanmak zorundadır. Bu hükümet ise bunu yapmak istemiyor.
www.evrensel.net