Depremzede işsiz ve sağlıksız

Türk Tabipleri Birliği tarafından hazırlanan "Geçici yerleşim alanlarında yaşayanların sağlık hizmetini kullanımlarının değerlendirilmesi" başlıklı raporda, deprem bölgesinde yaşayanların sağlık gibi en temel hizmetten bile yararlanamadığı gözler önüne serildi.

Depremzede işsiz ve sağlıksızEkonomik krizlerin katlanarak yaşandığı, tek göz odalarda acıların paylaşıldığı deprem bölgelerinde sağlık, eğitim gibi en temel hizmetler de güçlükle sağlanıyor. Türk Tabipler Birliği (TTB) tarafından hazırlanan "Geçici yerleşim alanlarında yaşayanların sağlık hizmetini kullanımlarının değerlendirilmesi" başlıklı raporda, deprem bölgesinde yaşayanların üçte birinin sağlık güvencesi olmadığına dikkat çekilerek, sağlık hizmetleri paralı olduğu sürece insanların bu hizmetleri elde edemeyeceği ifade edildi. TTB yöneticileri tarafından dün basın toplantısıyla açıklanan raporda, yapımı süren ve biten kalıcı konutların sayısının gereksinimi karşılamaktan uzak olmasının, yaşanan ekonomik kriz ve sağlık alanında kendini hissettiren tasarruf uygulamalarının sorunları daha da büyüteceğine vurgu yapıldı. Sağlık hizmetlerine ulaşmada en önemli engel olan maddi yetersizliğin bölgedeki insanlar için sorun olduğu ifade edilen ve Prof. Dr. Feride Saçaklıoğlu ile 40 gönüllü hekim tarafından hazırlanan rapor için Gölcük, Kocaeli, Sakarya, Yalova, Bolu ve Düzce illerinde geçici konutlarda yaşayan depremzedelerle görüşüldü. Yaşanılan sorunların hatırlatılması ve çözüme katkıda bulunulması amaçlanan raporda, işsizliğin, sosyal güvence yitiminin, yoksulluğun sağlık hizmetine ulaşmada güçlüklere yol açtığı ve bölge insanının gereksinim duyduğu halde sağlık hizmetinden yararlanamadığı kaydedildi. Raporda, deprem bölgesindeki 6 kentte bulunan geçici konutların yüzde 70,6'sının prefabrik, yüzde 20,6'sının koyteynır, yüzde 7,6'sının da çadırkent olması nedeniyle önemli bir barınma sorununu yaşandığına işaret edilirken, geçici yerleşim yerlerinde yaşayanların sağlıklı suya ulaşma konusunda ciddi sorunları bulunduğu dile getirildi.

İşsizlik had safhadaBölgedeki işsizlik oranının oldukça yüksek olduğu belirtilen raporda, işsizliğin deprem sonrası kronikleşme döneminde, yardımların da azalması nedeniyle ciddi geçim sıkıntısına yol açtığı vurgulandı. Raporda, "Daracık bir mekanda paylaşılan çaresizlik duygusu, beraberinde sosyal ve psikolojik sorunlar da getirmektedir. Bölgede yaşayan insanların çalışma sorunlarına ivedilikle çözüm getirilmeli, aksi takdirde daha ciddi kalıcı sosyal sorunların oluşması kaçınılmazdır" denilerek, bölgede yaşayan insanların insan onuruna yakışacak biçimde üretken bir yaşamın içine kazandırılması gerektiği ifade edildi. Bölgede yaşayanların maddi yetersizlikler ve sağlık güvencesinden yoksun olmaları nedeniyle sağlık kurumuna başvuramadıklarının altı çizilen raporda, sağlık hizmetlerinin paralı olduğu sürece insanların bu hizmetleri elde edemeyeceğine dikkat çekildi. Bölgede yaşayanların sağlık kurumlarına başvurulsa da sağlık sorunlarına çözüm bulunamadığı ifade edilen raporda bunun sebebinin de maddi yetersizlik yüzünden ilaçların alınamaması olduğu belirtildi. Raporda bölgede yaşayan insanların yaklaşık yarısının ilaçlarını alamadığı bildirilirken, "İlaçların parayla satıldığı, sosyal güvence kapsamındakilerin dahi ilaç yüzdelerini ödemede güçlük çektiği, yoksulların sağlık hizmeti almasını sağlayacağı söylenen yeşil kartın ilaç parası ödemediği bir ortamda sadece ilaç alamadıkları için insanların yarısının gereksindikleri sağlık hizmetine ulaşamadıkları rahatlıkla söylenebilir" denildi. Raporda, bölgedeki bebeklerin yüzde 42,1'inin bir kez bile izlenmediği, gebelerin de yüzde 40'ının hiç izlenmediğine vurgu yapılarak, Sağlık Bakanlığı'nın standartlarına göre gebelerin en az sekiz kez, bebeklerin ise en az dokuz kez izlenmesi gerektiği hatırlatıldı. Raporda, birinci basamak sağlık hizmetlerine özellikle de koruyucu sağlık hizmetlerine yeterli önem verilmediği kaydedildi.
www.evrensel.net