AB

AB'ci ve özelleştirmeci

FP'nin kapatılmasının ardından, Erdoğan başkanlığında uzun süredir beklenen parti, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) adıyla kuruldu. Amblemi ampul olan partinin kurucuları arasında milletvekilleri yer almıyor.

AB'ci ve özelleştirmeciFazilet Partisi'nin kapatılmasının ardından, Milli Görüş hareketinden yollarını ayıran Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki oluşum, nihayet partisini kurdu. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) adıyla 74 kurucu üye ile kuruluşunu dün resmen yapan partinin kurucuları arasında milletvekilleri yer almadı. AK Parti'nin kuruluş başvurusu sabah saatlerinde İçişleri Bakanlığı'na yapıldıktan sonra, Bilkent Otel'de Kuruluşu ilan edildi. Oldukça kalabalık bir katılımla gerçekleşen toplantıda kürsü arkasının birkaç yerine "Aydınlığa açık, karanlığa kapalı" sloganı yazılı pankart asıldı. Tayyip Erdoğan salona klasik müzik eşliğinde girdi ve ayakta alkışlanarak karşılandı. Toplantıda açıklanan parti programında, partinin demokrasiyi önce kendi içinde yaşayacağı ve yaşatacağı, parti içi denetimin, demokratikleşme ve atılım projesi çerçevesinde oluşturulduğu ifade edildi. BM İnsan Hakları Bildirgesi ve Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması Sözleşmesi belgelerini temel referans kabul eden programda, "Partinin söylemi, kültürel bağlarımızı biçimlendiren toplumsal değerler ile evrensel değerleri de veri kabul eden sade, tutarlı, güncel ve gerçekçidir. Diyaloğa açıktır, uzlaşmacıdır" görüşü savunuldu.

Ayrımcılık olmayacakDemokrasi gayesi ile yola çıkan partinin örgütlenme ilkesinin de bir ilk oluşturduğu savunulan programda, en alt kademesinden genel başkanına kadar Türkiye'de görev süresini sınırlandıran ilk parti olduğu, örgütlenmede ayrımcılığı kabul etmediği, her türlü gelişmeye açık olduğu ileri sürüldü. Liderliğin bilincinde olan, ancak, partiyi liderlik sultasına dönüştürmeyen bir yapı ile siyasi hayata "merhaba" dendiğinin ifade edildiği programda, "AK Parti'nin lideri demokrat ve interaktiftir. Katılımı ve kolektif karar almayı benimser. Açık, inanılır, tutarlı ve ilkelidir. Temel hak ve özgürlükleri mümkün olan en geniş sınırlar içinde temel kabul eder. Toplumsal özgürleşmenin esasını bireysel özgürlüklerde arar. Temel hak ve özgürlüklerde gerçekçi olmayı gaye edinir. Din ve vicdan, düşünce, ifade ve girişim özgürlüğünü vazgeçilmez ilkeleri olarak kabul eder. Din olgusunu toplumu ayrıştıran değil, bütünleştiren bir olgu olarak görür" denildi. Toplum mutabakatına dayalı demokratik bir anayasa oluşturulmasının benimsendiği, demokrasinin tüzüklerinin vazgeçilmez ilkesi olduğu öne sürülen programda, "küçük ama güçlü bir devlet modeli, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi" savunuldu. "Hak, adalet ve özgürlükleri merkez alan demokratik, laik bir hukuk devletini savunur. Laiklik, demokrasinin teminatıdır" denilen programda, laikliği her türlü dini inanç karşısında devletin tarafsızlığı, bireyi değil devleti sınırlayan bir anlayış olarak gördükleri ifade edilen programda, ekonomik gelişimin kaynağı ve hedefi olarak da insanın temel alındığı idda edildi.

Özelleştirme savunusuPiyasa ekonomisinden yana, küreselleşmenin risklerini, faydalarıyla dengelemeyi amaçlayan bir parti oldukları vurgulanan programda, devlet, "ekonomideki işleri düzenleyici, denetleyici" olarak tanımlandı. Programda, eğitim ve sağlık hizmetlerinin özelleştirilmesi savunusu dikkat çekti. Programda, "Her türlü değişim ve gelişime açık bir eğitim sistemini öngörür. Özgür ve sorgulayıcı bir eğitimden yanadır. Dini eğitimi kişilerin kendi isteklerine bırakır. Eğitimde özelleştirmeden yanadır. Sağlık hizmetlerinin süratli yerine getirilebilmesi için yerelleşme ve özelleşme yanlısıdır. Kamusal ve özel sektörün ortak olabilecekleri yerel sağlık şirketleri kurulmasını yöntem olarak benimser" görüşü savunuldu. Partinin program ve ilkelerinin açıklanmasının ardından, 74 kurucu üye alfabetik sıraya göre, özgeçmişleriyle birlikte tek tek tanıtıldı. Kurucular arasında, sinema sanatçısı Tamer Yiğit, ses sanatçısı Yasemin Kumral, Diyanet İşleri Eski Başkanı Tayyar Altıkulaç, Yusuf Bozkurt Özal'ın oğlu İbrahim Özal ile Albayrak ailesinden İlhan Albayrak ile çok sayıda öğretim üyesi, avukat, gazeteci ve diş hekimi yer aldı. 13 kadın kurucudan 6'sının türbanlı olduğu söylenirken, salonda türbanlıların sayısının azlığı dikkat çekti.
www.evrensel.net