Çöp dağlarını işçi yaratmadı

Grev nedeniyle çöplerin birikmeye başlamasını kullanan DSP'li belediye yönetimi, Lüleburgazlılarla işçileri karşı karşıya getirmeye çalışıyor.

Çöp dağlarını işçi yaratmadıMuzaffer ÖzkurtLüleburgaz Belediyesi işçilerinin grevi 23. gününe girdi. Grev öncesi ve sonrasında yapılan görüşmelerde Belediye Başkanı ve yönetimi uzlaşmaz tavrını sürdürmeye devam ediyor. 23 gündür süren grev sonucunda biriken çöpler ise işçilerle halkı karşı karşıya bırakıyor. Belediye yönetimi de bu durumu kullanarak çöplerden işçilerin sorumlu olduğunu söylüyor. Belediye ayrıca tüm hakları içinde olmak üzere 250 milyon lira ücret alan işçilerin "700-800 milyon lira" ücret aldıkları söylentisini yayıyor.

Kireçleme yapılıyorÇöplerin birikmesi sonrası bazı önlemler alındı. Bunlardan birincisi belediye işçilerinin bağlı olduğu Genel-İş Sendikası'nın kendi imkanlarıyla yaptığı kireçlemeler. Çöp biriken yerlerde istek olması halinde kireçleme yapılıyor. Diğeri de belediye ile yapılan anlaşma gereği memur statüsündeki belediye çalışanları çöpleri poşetliyor. Grev kırıcılığının önlenmesi için işçiler nöbet tutmaya devam ediyor. Şantiye, belediye ve atölye bölümlerinde 8'er saatten ikişer kişi nöbet tutuyor. Bu arada belediye ile işçiler arasında süren mahkeme de sona erdi. Belediye Başkanı memurlara çöp arabalarını kullandırtarak grevi kırmak istemiş ve buna karşılık belediye işçileri aileleriyle birlikte çöp arabalarının çıkmasına izin vermemişti. Mahkeme işçilerin lehine karar verdi. Genel-İş 2 No'lu Şube Başkanı Mahmut Karagünlü, Belediye Başkanı'nın özellikle ihbar tazminatları ve esnek çalışma konusunda baskı yaptığını söyledi. Grevlerinin ekonomik olmadığını, daha önceki sözleşmelerde kazanılmış haklarının gaspedilmesine karşı çıktıklarını dile getiren Karagünlü, "Özellikle ihbar konusu işten çıkartmayla ilgilidir. İşverenin bu konu üzerinde ısrar etmesi aynı zamanda kötü niyetinin de bir göstergesidir" dedi. Pazar tatilinin gasp edilmeye çalışıldığını söyleyen Karagünlü, "40 saat çalışma sonunda tatil yapıyoruz. Belediye Başkanı bu tatil süresini istediği zaman vereceğini söylüyor. Biz bunu kabul etmiyoruz ama şöyle bir esnetme yaptık. İki grup halinde izin yapacağız. Bir grup cumartesi pazar, diğer grup, pazar pazartesi yapacak. Böylece çöp birikmesinin önüne geçilecek" dedi.

Halk kışkırtılıyorSon günlerde çöp yığılmasının rahatsızlık yarattığına dikkat çeken Karagünlü, "Bu rahatsızlık sözleşmenin tek taraflı biteceği anlamına gelmiyor. Belediye yönetimi bu çöpün işçiler yüzünden biriktiğini söyleyerek, sorumluluğu üzerinden atmaya çalışıyor. Biz fabrikada üretim yapmıyoruz. Bizim gücümüz çöptür. Halkın göstereceği tepki belediyeye yönelirse o zaman bu durum bir an önce çözülür" diye konuştu. Belediyeye yakın esnafların çöpleri kaldırmak istediğini ifade eden Karagünlü, bu durumun yasak olduğunu ve organize olarak bu işi yapanlar hakkında suç duyurusunda bulunmaya başladıklarını belirtti. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


TÜMTİS toplusözleşmeye hazırlanıyorDeniz Çağlar Fırat TÜMTİS Bursa Şube Başkanı Gürel Yılmaz görüşmeleri 14 Ağustos tarihinde başlayacak olan 3. Dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmeleri için Eskişehir'de ambar işçileri ile toplantı yaptı. TÜMTİS üyesi işçilerle görüşen Yılmaz, toplusözleşme görüşmelerinde tabanın isteği doğrultusunda hareket edeceklerini söyledi. Eskişehir'e geliş nedeninin sadece toplusözleşme hakkında üye işçileri bilgilendirmek olmadığını belirten Yılmaz, üye işçilerle ülke sorunlarını, sendikalara ve işçi sınıfına düşen sorumlulukları tartıştıklarını söyledi. Toplusözleşme taslağı için işçilere yönelik bir anket yaptıklarını belirten Yılmaz, anket sonuçlarına göre taslak hazırlanacağını söyledi. Yılmaz, "Sendikamız 3. dönem toplusözleşmeye hazırlanıyor. Sendikamızda TİS taslağı işçilerin özgür iradesiyle hazırlanır. Yaptığımız anket çalışması doğrultusunda işçi taleplerinin ekonomik talepler olmadığını gördük. Ankette karşılaşılan sorunlar nelerdir, biz nasıl davranacağız, sorunlara nasıl bakacağız gibi konular üyelerimizin verdiği bilgiler doğrultusunda aydınlandı" dedi.Gürel Yılmaz TÜMTİS'in daha önce toplu iş sözleşmesinde önemli kazanımlar elde ettiğine dikkat çekerek, "Türk-İş ile hükümet arasında imzalanan protokol kamuda da özelde de bizlere dayatılıyor. Oysa bu protokol IMF ve Dünya Bankası'nın dayatması sonucu oluşmuştur. Biz sendika olarak bu dayatmayı aştık. Örneğin, Gaziantep'te yüzde 40'a imza attık. Türkiye'de tüm sendikalar sürekli kan kaybederken biz sürekli büyüme ve gelişme gösterdik" şeklinde konuştu.

Yasa kör doğuyorİş Güvencesi Yasası'na da değinen Gürel Yılmaz yasanın kör doğduğunu söyledi. İşçi sınıfı yasa için mücadele vermediğinden, TÜSİAD, TOBB gibi sermaye gruplarının yasayı engellediğini belirten Yılmaz, "Bu konuda esas görev işçi konfederasyonlarına düşüyor. Parlamentoyu oluşturan partilere baktığımızda çalışma yaşamının ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir yapıya sahip olmadıklarını görüyoruz. Bu yasa işçi sınıfına yapılan saldırının makyaj edilmiş halidir. Eğer işçi sınıfı bu konuda kararlı olmazsa yasa çıkmayabilir" dedi. Yılmaz ayrıca Eskişehir'de TÜMTİS şubesi açmak istediklerini, bunun için TÜMTİS'li işçilerin talep ve çalışmalarının belirleyici olacağını sözlerine ekledi. İşçiler ise toplusözleşme görüşmelerinin olumlu geçeceğine inandıklarını belirterek TÜMTİS'li olmanın öneminden bahsettiler. TÜMTİS Eskişehir Temsilcisi Ahmet Güllü, Eskişehir'de TÜMTİS şubesi olmamasının kendilerini fazla etkilemediğini belirterek, "Bizler kendimizi TÜMTİS Başkanı gibi hissediyoruz. Isıtan ve ışıtan dünya işçilerine hitap eden bir sendika olmaya çalışıyoruz. İş yerlerimizde ve her yerde örgütlenme çağrısı yapıyor, sorunların örgütlü bir bakışla çözüleceğine inanıyoruz" dedi. TÜMTİS üyesi Süleyman Metin ise krizin işçileri olumsuz etkilediğini vurgulayarak, "Kriz hem biz işçileri hem de işverenlerimizi etkiledi. Toplu iş görüşmelerinde hayat şartları altında bizleri ezdirmeyecek bir talepte bulunacağımızı düşünüyorum. En büyük isteğimiz Eskişehir'e sendika şubemizi açabilmek, bunun için çok çalışıp üye sayımızı çoğaltacağız" şeklinde konuştu. Hacı Rıza Özkaya ise TÜMTİS'li işçilerin hayat şartları karşısında dik durabildiklerini vurguladı. Özkaya, "TÜMTİS üzerimize bir sabah güneşi gibi doğdu. Yıllardır ne asgâri ücreti ne de işsizliği yaşadık. TÜMTİS'li olmak bir ayrıcalıktır. Hortumcuların çıkardığı krizden faturayı biz emekçiler ödemek zorunda kaldık. Ama sendikamız sayesinde bunları aşacağız" şeklinde konuştu.
www.evrensel.net