'Umut Operasyonu'nda 1 tahliye

Ayrıca, dün görülen davada "Uğur Mumcu'nun öldürülmesi olayı nedeniyle 18 milyar 303 milyon 237 bin lira tazminat ödediği, bu nedenle Hazine zararı oluştuğu" iddiasıyla İçişleri Bakanlığı'nın müdahillik talebi kabul edildi.

'Umut Operasyonu'nda 1 tahliyeAnkara 2 No'lu DGM, "Umut Operasyonu"na ilişkin 24 sanıklı davada, dosya içeriğine, suçun niteliği ve delil durumuna göre tutuklu sanıklardan Adnan Yükdağ'ı tahliye etti. Gazeteci-yazar Uğur Mumcu suikastının faillerini yakalamak amacıyla başlatılan, daha sonra ortaya çıkan bağlantılar üzerine Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı, Prof. Dr. Muammer Aksoy ve Doç. Dr. Bahriye Üçok'un öldürülmesi gibi 22 olayı kapsayan "Umut Operasyonu"na ilişkin 24 sanıklı davaya dün devam edildi. Ankara 2 No'lu DGM'de görülen davanın dünkü duruşmasına, 15 sanık ve avukatları ile müdahil avukatları katıldı. Sanık yakınlarının da izlediği duruşma dolayısıyla DGM binası içinde ve dışında önlemler alındı.

Bakanlık müdahil olduMahkeme Başkanı Hüseyin Eken, İçişleri Bakanlığı adına Hazine avukatı Sema Tiryaki'nin müdahillik talebinde bulunduğunu bildirdi. Dilekçede, "İçişleri Bakanlığı'nın, Uğur Mumcu'nun öldürülmesi olayı nedeniyle 18 milyar 303 milyon 237 bin lira tazminat ödediğine, bu nedenle Hazine zararı oluştuğuna yer verildiğinin" belirtildiğini ifade eden Eken, bu paranın yasal faiziyle tahsili ve sanıkların cezalandırılması istemiyle müdahillik talebinde bulunduğunu söyledi. Cumhuriyet Savcısı Hamza Keleş, Hazine'nin, sanıkların eylem ve faaliyetlerinden doğrudan zarar görmediğini belirterek, talebin reddini istedi. Mahkeme Heyeti, İçişleri Bakanlığı'nın, sanıklar Ferhan Özmen ve Necdet Yüksel açısından davaya müdahil olarak katılmasına karar verdi.

'Kod değil, göbek adım'Tutuklu sanık Adnan Yükdağ, savunmasında, kod adı bulunmadığını, göbek adının "Ömer" olması nedeniyle, arkadaşlarının bu isimle hitap ettiğini iddia etti. Mahkeme Başkanı'nın sorusu üzerine Aytufan, sanık Yükdağ'ın anlatımlarının doğru olduğunu, işkence korkusuyla kendisini "Cemal" olarak tanıttığını kaydetti. Eken, sanık Şeref Dursun'un savunmasının alınması için İstanbul DGM'ye yazılan talimata cevap verildiğini belirtti. Eken, Dursun'un, "yasadışı örgüt üyesi" olduğu iddiasını kabul etmediğini ifade etti.Başkan Eken, Nurettin Şirin ve arkadaşlarının yargılandığı "Kudüs gecesi" ile ilgili dava dosyasının, bu dava dosyası içine konulduğunu bildirdi. Müdahil Nilgün Dolunay Kışlalı'nın avukatı Erdem Akyüz'ün, celse arasında, eski İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın yaptığı resmi ziyaret sonunda İran'dan davayı ilgilendiren bilgi ve belge elde edilip edilmediği, edilmişse bunların mahkemeye gönderilmesi için İçişleri Bakanlığı'na dilekçe verdiğini ifade eden Eken, bu istemine ilişkin de mahkemeye bilgi sunduğunu kaydetti. Başkan Eken'in, ara kararların tamamlandığını belirtmesinin ardından söz verdiği müdahil avukatları, esas hakkındaki beyanlarını sunmak için süre isteminde bulundular.Savcı Keleş, esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak için dosyayı talep ederken, sanık avukatları ise savcının esas hakkındaki mütalaasından sonra savunma yapacaklarını söylediler. Sanıklar ve avukatlarının tahliye istemlerini dile getirmelerinin ardından Savcı Keleş, tutuklama tarihi ve suçun niteliğinin değişmesi ihtimaline göre Adnan Yükdağ'ın tahliyesine karar verilmesini talep etti.Verilen aradan sonra Başkan Eken, dosya içeriğine, suçun niteliği ve delil durumuna göre Adnan Yükdağ'ın tahliyesine karar verildiğini söyledi. Esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için dosyanın Cumhuriyet Savcısı'na verilmesine karar verildiğini belirten Eken, müdahil ve avukatlarına esas hakkındaki iddialarını, sanıklar ve avukatlarına da savunmalarını hazırlamaları için gelecek oturuma kadar süre verildiğini kaydetti. Eken, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildiğini belirterek, duruşmayı erteledi.

11 idam isteniyor İddianamede, sanıklar Ferhan Özmen, Necdet Yüksel, Rüştü Aytufan, Hakkı Selçuk Şanlı, Yusuf Karakuş, Muzaffer Dağdeviren, Abdülhamit Çelik, Fatih Aydın, Hasan Kılıç, Abdullah Argun Çetin ve Mehmet Şahin'in, Türk Ceza Kanunu'nun "Anayasal düzeni zorla bozmaya kalkışmak" hükmünü düzenleyen 146/1. maddesine göre idamları talep ediliyor. İddianamede, 13 sanık hakkında da 4 yıl 6 ay ile 22 yıl 6 ay arasında değişen ağır hapis cezaları isteniyor. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Ranta deprem bahanesiTMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu, ikinci yılını geride bıraktığımız Marmara depremi sonrasında, deprem korkularını ve kaygılarını ticarileştiren fuar girişimlerini kınadı. Açıklamada,"İstanbul'un kent içi ulaşım gereksiniminin saptanmasına ilişkin çalışmalar Boğaz'ın iki yanı arasındaki ulaşım gereksiniminin İstanbul içindeki toplam gereksinimin küçük bir bölümünü oluşturduğunu; bu gereksinimin de otomobil ağırlıklı olarak karşılanmasına neden olacak şekilde karayolu köprüleri ile karşılanması yolunun seçildiğini gösteriyor" tespitine yer verilerek, mühendislerin ve örgütlerinin, köprülerin ve kent içi karayolu ağının şehircilik açısından yarattığı sakıncaları ve arazi rantı yaratma işlevini açığa çıkarıp karşı çıktığı ifade edildi. Açıklamada, Boğaz'ın toplu taşıma araçlarıyla ve deniz altından bir tüp geçit ile geçişine ilişkin projenin ihale aşamasına gelindiğinde, buna karşı çıkıp, söz arasında üçüncü bir köprünün daha iyi olacağını söyleyen çevrelerin, "Boğaz'ın genç ve güncel faylarla sınırlı olduğunu ve böyle bir yapının son derece güvensiz olduğu kabulünü" gerekçe olarak sunmaya başladına dikkat çekildi. Boğaz Tüp Geçişi geçkisi üzerinde güncel bir fay bulunması olasılığının son derece düşük olduğunun ifade edildiği açıklamada, projenin güvenliği konusunda kuşku bırakmamak üzere bu kesimde ayrıntılı jeoloji ve sismoloji çalışmaları yapılmasının yararlı olacağı belirtildi.Açıklamada, İstanbul için yarar ve önemi böyle büyük olan bir projenin, kamuoyunun deprem korkusunun ardına sığınmadan doğru ve genel kabul gören kuramlara dayanılarak yapılması gerektiği üzerinde duruldu.
www.evrensel.net