11 Ağustos 2001 21:00

'Deli olmak kolay amma'

Saçma kavramının bir dönem üsluptan çok içeriği kapsadığı açıktır. Günümüzde "saçma" ya da "saçmalamak" kavramları içeriği mi yoksa anlatımı mı anlatır? Sanat yapıtlarında, diyelim edebiyatta bu anlama gelen akımlar da vardır.

Paylaş
'Deli olmak kolay amma'Sennur SezerSaçma sözünü bilirsiniz. Fişek içine konanı değil, ağ olanı da değil... Abes anlamına geleni. Tutarsız, yersiz, akla aykırı söz demek ya saçma..Eskiler "Deli olmak işten değil, saçma bulmak marifet" derlerdi. O dönemin delileri, söyledikleri saçmalarla tanınırlarmış da. Delilik onayı için değişik biçimde saçmalamak gerekiyormuş anlaşılan. Deli saçması denilen nedir ki diye Karagöz oyunlarını bir karıştırdım. "Tımarhane" adlı oyundan bir konuşmayı kimi deyimleri yalınlaştırarak örneklemek isterim : " ...Bunun da sebebi, deniz dibinde olan uskumru balıklarının esnaf teskeresi olmayıp, yunus balığı tarafından dövüldükleri ve gözdağı verildikleri ve bir taraftan biçare hamsiler dahi türlü türlü zarar ve felakete düçar olduğundan, Kızkulesi'nin böyle erkek işine karışmaması için Salacak tarafından hücumu şedit gösterilerek Kızkulesi hamile olması münasebetiyle korkudan helecana (yürek çarpıntısına) uğramış olduğu Selamsız'dan ba-müzekkere (üst makama yazılan resmi yazıyla) Kuzguncuk'a arz ve ifade olunmuş ve işin muhakemesi Kadıköy'ü vasıtasıyla icra olunamayıp asılıp kalmış olduğu ciddi gazetelerde okunmaktadır ".

Mantık mı?Ne dersiniz, ciddi bir ifade ile bu anlatılanlar saçma mı? Kuzum o zamanın insanları ne kadar mutluymuşlar ki, saçma nedir tanımamışlar... Bizim televizyon haberlerinde yanyana gelen olaylarda ya da kimi resmi yorumlarda bu kadar bile mantık yok. Örnek mi... İşsizlikten yoksulluktan sokağa dökülen insanlara sorumlu bakan "çözüm üretimdedir " dedi. Gerçi bu olay Arjantin'de geçti ama haberde çeviri yanlışı yok ki.. Benzerlerinden biliyoruz. Böylece Karagöz oyunundaki haber okuyan delinin günümüzde hiç de gülünç olmadığı sonucuna varabiliriz. O dönemde (yaklaşık 150 yıl önce) böyle haber ajansı diliyle konuşmasının saçma-komik sayıldığı mutlak. (Yoksa saçma sayılan haberlerde yer alan ögeler mi?) Ortada radyo yok, televizyon yok (Ya dünyada yok, ya bize gelmemiş). Ama adam konuşmasına, tıpkı bir sunucu gibi; "Bitpazarı'nda bir başıboş bit gezmekteyken Irgat Pazarı'nda bir ırgatın yakasına binip orada bir tahtakurusuyla buluştuktan sonra memuriyet yerlerine azimet eyledikleri sivrisinek vasıtasıyla haber alınmıştır" diye başlıyor...

Anlam...Saçma kavramının bir dönem üsluptan çok içeriği kapsadığı açıktır. Günümüzde "saçma" ya da "saçmalamak" kavramları içeriği mi yoksa anlatımı mı anlatır? Sanat yapıtlarında, diyelim edebiyatta bu anlama gelen akımlar da vardır. "Absürt" denilen yapıtlar tümüyle anlamsız değildir. Değişik yorumlara açıktır. Günümüz mizahı gücünü biraz da saçmadan almıyor mu... Mizah abartı yoluyla kimi ayrıntılara dikkat çekerken olaylardaki uyumsuzluğu gösterir elbet. Ancak genellikle bu değil güncel mizahtaki. Peki ciddi sayılan ya da ciddi ciddi tartışılan kimi "sanat olayları"nın temelinde bir saçmalık yok mu... Hadi biraz akıl yürütelim... Çoksatar bir yazar, tarihi çarpıtarak bir kitap daha yazıyor. Bir yandan aleyhinde yazılanlar bir yandan ilanlar, kitabı her seferkinden üç kat fazla satıyor ... Saçmalık nerede mi? Bu yazarın işine yarayacağını bile bile kitabı tartışmada ... Neyse devam edelim. Bir yayınevi, öteki yayınevine haciz koyduruyor. Çünkü alacağı var. Üstelik alacaklı yayınevi bir bankaya bağlı... Haciz sorunu borçlu yayınevi binasının haraç mezat satılışıyla çözülüyor ama alacaklı yayınevi işin peşini bırakmıyor; borçlu yayınevinin sürekli yayımladığı, yayımevinin temel direği bir yazarın varisine gidip, "Babanın kitaplarını basan yayınevi batmış durumda, bu kitapların yeni baskısını sen bana ver" diyor. Bir de üstüne üstlük, borçlu yayınevinin bir başka yazarını ve antoloji projesini transfer ediyor. Ve küçük çapta bir kıyamet kopuyor. Borçlu yayınevinin dergisi bu konuda kıyameti koparıyor koparmasına ama alacaklı yayınevinin bağlı olduğu bankanın ilanlarını yayımlamaktan da kaçınmıyor. Peki saçma değil mi? Neden? Söz konusu olan para mı? Para saçmalığı kaldırıyor mu ortadan?

Saçma nedir? Neyse biz yeniden Karagöz'e dönelim. Karagöz'ün delilerinden biri, karşısındakini sürekli söylemesi gerekenler konusunda uyarır : "Diktiler, söktüler, yumurtaya kahve iç dediler; sana öyle demek düşer ." Bu sahneye herhalde eskiden gülerlermiş. Ben okurken hiç gülemedim. Bir insana ne söylemesi gerektiği o kadar çok söyleniyor ki gülünecek yanı yok...Söylenenler arasında mantıksal bir bağlantı olmayışı saçma, saçma da komik sayılmış uzun süre. Bu yüzden bir karagözcü, resmi ajans üslubunu delilere uslup olarak seçmiş. Karagöz gibi bir oyunun modasının geçişinin nedenleri araştırılır, irdelenir arada bir. Bence onun aramızdan vakitsiz ayrılışının nedeni geleceği görmesindeymiş. Bugün kimi haber bültenlerini dinleyenler, Karagöz'ün delisine gülerler mi hiç? Atasözü haklıdır, "Deli olmak işten değil, saçma bulmak mesele". Günümüzde "saçma " nedir?
ÖNCEKİ HABER

Öğretim üyeleri hükümete güvenmiyor

SONRAKİ HABER

‘ABD Suriye’deki tüm askerlerini geri çekmeyi değerlendiriyor’

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa