Amaç kâr olunca...

Amaç kâr olunca...

Kriz nedeniyle kârları azalan özel hastaneler, "müşteri" çekmek için insan sağlığını hiçe sayarak çeşitli kampanyalar düzenliyor.

Amaç kâr olunca...Özlem DinlerKriz özel sağlık kuruluşlarını daha çok kampanya düzenlemeye itti. Neredeyse müşteri çekme yarışına giren özel hastaneler, Türk Tabipleri Birliği (TTB)'nin belirlediği fiyatların altında hizmet veriyorlar. Ancak bu hizmet karşılığında ya sağlık çalışanlarına daha az ücret dayatıyorlar ya da tıbbi araç gereçleri eksik kullanıyorlar.Belirledikleri asgari sınırın altında yapılan kampanyaların yasadışı olduğuna dikkat çeken İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Uzman Dr. Turgut Adatepe tüm bunların sağlıkta özelleştirme furyasının parçası olduğunu söylüyor. İsimlerinin ve çalıştıkları hastanelerin açıklanmaması koşuluyla gazetemize konuşan özel hastane yetkilileri kriz dolayısıyla var olan birkaç müşterilerini de kaybettiklerini, kampanyalı muayenelere bu yüzden başvurduklarını anlatıyorlar. "Ekonomik krizler sonucu halk hastanelere gidemez duruma geldi" diyen özel hastane yetkilileri, bütün hastanelerin hasta kapma yarışında olduklarını, hastanelerini ayakta tutabilmek için yasal olmayan yollara da başvurabildiklerini belirtiyorlar.

Kâr için yatırım İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Uzman Dr. Turgut Adatepe, Türkiye'de eğitim ve sosyal güvenlik gibi alanlarda olduğu gibi sağlıkta da özelleştirme furyasının yaşandığını vurguluyor. Özelleştirme furyasının, sağlığın serbest piyasa ekonomisi kurallarıyla, alınan satılan bir meta haline dönüşmesiyle ve devletin bu alanda sadece koordinasyon görevini yürütmesiyle yaşandığını ifade eden Dr. Adatepe, "Devletin kamu hastanelerine yatırımlarını azaltması, gerek teknik gerek insan gücü açısından gerekli yatırımlar yapmaması sonucunda hizmet açısından kamu sektörü gerilerken, özel sağlık sektörü gelişti" diyor. Dr. Adatepe, özel sektöre verilen teşvikleri, "1980 ve 1990 yılları arasında yapılan mali tevşikler, vergilerinde yapılan indirimler, uzun süreli düşük faizli krediler ve tıbbi araç gereç ithalatında kolaylık" şeklinde özetliyor. Sağlık alanındaki sorunların, özel sağlık sektörü yoluyla çözülemeyeceğini belirten Dr. Adatepe, "Özel sağlık sektörünün mantığı kârdır. Kâr üzerine yatırım yapıyor, onun kârşılığını alacaktır. Özel sağlık sektörünü denetlemekle yükümlü olan Sağlık Bakanlığı, Sağlık Müdürlüğü yetersiz kalınca ortaya haksız rekabet çıktı" diye konuşuyor.Dr. Adatepe, tıpbi araç gereç malzemelerini döviz üzerinden olan özel sağlık merkezlerinin, krizi aşmak için düzenledikleri doğum, sünnet kampanyalarının yasadışı ve dava konusu olduğunu kaydediyor. Kampanyalar düzenleyen özel sağlık merkezlerinin, belirlenen asgari hizmet ücretlerinin altına inmesiyle hizmetin kalitesinin de düştüğü belirten Dr. Adatepe, İstanbul Tabip Odası olarak bu kampanyaların takipçisi olduklarını söylüyor.

Gerekçesi krizİsimlerini vermeden konuşan özel hastane yetkilileri, düzenledikleri kampanyaların nedenini, ekonomik krize bağlıyor. Kampanlayar çerçevesinde tüm branşlarda indirimler yaparak, çalışanları işten çıkarıp 3 sağlık çalışanının yapacağı işi bir sağlık çalışanına yaptırarak ayakta durabildiklerini açıklıyorlar. Düzenledikleri indirim kampanyalarının ve yaptıkları reklamların yasa ve yönetmeliklere göre yaşadışı olduğunu itiraf eden yetkililer, bu uygulamalarla sağlıkta rekabet ortamı oluşturduklarının farkında olduklarını kaydediyorlar. Görüştüğümüz özel hastane başhekimleri ve müdürleri, "Ekonomik krizler sonucu halk hastanelere gidemez duruma geldi" diyerek, kampanyaları gerekçelendirmeye çalışıyorlar. Düzenledikleri indirim kampanyalarının yanı sıra, promosyonlu sağlık kampanyaları ile de, hasta kapma yarışı içerisinde olduklarını ifade eden bu kişiler, hastane yataklarının boş kalmasının hastanenin sonunu hazırlayacağına dikkat çekiyorlar. Özel hastane başhekimleri, halkın ekonomik durumunun dibe vurması sonucu, hastanelerine gelen az sayıdaki insanın da artık uğramadığını belirtiyorlar.
www.evrensel.net