En kanlı hafta

En kanlı hafta

Makedonya'da devlet güçleri, mayın patlaması sonucu 8 askerini daha kaybetti. Böylece, bu hafta içindeki toplam kayıp 18'e ulaştı. Bu şartlar altında nasıl bir "barış" anlaşması imzalanabileceği kestirilemiyor.

En kanlı haftaMakedonya güvenlik kuvvetleri, Arnavut gerillaların döşediği iki mayın sonucu 8 askeri daha kaybetti. Makedon askerlerin, başkent Üsküp'ün hemen dışında, kamyonlarının mayınlara çarpması sonucu öldüğü öğrenildi.Ülkenin kuzeyinde bulunan Radusa'da çıkan çatışmalarda ise, 5 polis yaralandı. A1 adlı televizyonun verdiği haberde, bu çatışmaların, Kosova'nın Sırp bölümünde bulunan Vitina kentinden birçok Arnavut gerillanın Makedonya'ya girmesiyle çıktığı ve gece boyunca devam ettiği belirtildi.Üç gün önce de, bir ordu konvoyuna pusu kuran Arnavut milisler 10 askeri öldürmüştü. Böylece son hafta, ülkedeki çatışmaların en kanlı haftası oldu.

Başbakan'ın kıvraklığı!Makedon yetkililer, ölümlerin ardından yaptıkları sert açıklamalarla, ABD güdümlü "barış görüşmeleri" sürecinin pamuk ipliğinde olduğunu gösterdiler. Başbakan Lyupço Georgievski, ülkesinin "silahlı çeteleri püskürtebilecek güçte" olduğunu açıkladı. Georgievski, "Tam bir birlik içinde ve geçmiş hatalardan sakınarak, kendimizi savunma savaşını kazanabiliriz" dedi.Ancak Başbakan, Batı baskısı nedeniyle çabuk geri adım attı. Birkaç saat sonra Başbakanlık'tan yapılan açıklamada, Georgievski'nin "barış anlaşmasına karşı olmadığı" belirtildi.

Barış değil işgalABD ise, hükümet üzerindeki baskısını giderek artırıyor. Ülkedeki çatışma ortamına rağmen, Batılı diplomatlar, yarın bir "barış" anlaşmasının imzalanmasını talep ediyorlar. Bu imzalar atılır atılmaz, 3000 NATO askeri ülkenin kilit noktalarını işgal edecek.Ölümlerin bu programı değiştirmediği, ABD'nin sözde barış elçisi James Pardew'in demeciyle görüldü. Pardew, "Bu olay, barış sürecini geriletir. Ama bu anlaşmanın pazartesi günü imzalanması gerekiyor" dedi. Bu sözler, Batılı sözde "barış elçileri"nin asıl derdinin barış değil, NATO işgalini bir an önce sağlamak olduğunu gösteriyor.

Batı'ya şikayetİşgale karşı çıkmayan Batı uşağı hükümet ise, Arnavut Ulusal Kurtuluş Ordusu'nu (UKO), Batılı emperyalistlere şikâyet ediyor. Başbakanlık Sözcüsü Antonio Milososki, UKO'nun "barış anlaşmasına karşı olduğunu" söyledi. Milososki, "UKO, barış anlaşmasını desteklemek yerine onu reddetmek için gerekçe arıyor. Barış anlaşmasını cenaze törenine dönüştürmek istiyorlar. Bu savaş teklifidir" diye konuştu.

Milliyetçiler güçleniyorBir yandan devam eden çatışmalar, diğer yandan ise hükümetin utanç verici bir biçimde emperyalistlere boyun eğmesi, halktaki tepkileri artırıyor. Ölen askerlerin cenaze törenleri, Arnavut azınlığa karşı sloganların atıldığı tehlikeli gösterilere dönüşüyor. Gözlemciler, Slav milliyetçisi grupların halk içindeki desteğinin giderek arttığını ifade ediyorlar.Son ölümler de, Üsküp sokaklarını hareketlendirdi. ABD Büyükelçiliği önünde toplanan yüzlerce kişi, NATO ve Amerikan karşıtı sloganlar attı. "Katil NATO" sloganlarıyla elçilik binasına girmeye çalışan grup, polis tarafından önlendi.Buradan İngiltere ve Almanya büyükelçiliklerine yönelen göstericiler, ardından parlamento binasına yürüdüler. Hükümeti kınayan sloganlar atan grup, daha sonra dağıldı.Makedon siyasi partileri arasında çarşamba günü imzalanan "barış paktı" uyarınca, UKO gerillaları terör eylemlerinden vazgeçecekler. Buna karşılık ülkedeki Arnavut azınlığın hakları genişletilecek ve NATO birlikleri, "gerillaları silahsızlandırmak" gerekçesiyle ülkeye girecek.
www.evrensel.net