Sinemanın kara listesi aydınlanıyor

Sinemanın kara listesi aydınlanıyor

40'lı ve 50'li yıllarda komünistlere uygulanan cadı avı sırasında Hollywood için hazırlanan kara listenin iç yüzünün hikâyesi ilk kez ana katılımcılardan biri tarafından anlatılıyor.

Sinemanın kara listesi aydınlanıyor40'lı ve 50'li yıllarda komünistlere uygulanan cadı avı sırasında Hollywood için hazırlanan kara listenin iç yüzünün hikâyesi ilk kez ana katılımcılardan biri tarafından anlatılıyor. Hollywood (Motion Picture Arts and Sciences) Akademisi, bu hafta yaptığı bir açıklamayla stüdyoları, sendikaları, birçok politikacıyı ve medya organının içinde yer aldığı ve birçok şüphelinin kara listeye alındığı, tüm film endüstrisi tarihindeki bu en karanlık döneme ait kanıtların yer aldığı büyük bir sergi derlediğini açıkladı. Sergi dahilinde daha önce bir araya getirilmemiş olan filmler, dökümanlar, fotoğraflar, ifadeler ve kaset kayıtları yer alacak.

Geniş bir sergi Bu serginin hazırlanması kararı, yazarlar ve yönetmenler için hapis cezaları ve sürgünlerle sonuçlanmış bir avda endüstrinin rolünü ortaya koyan nihai bir tasdik olarak karalisteleme sürecinin halen hayatta olan kurbanları tarafından ilgiyle karşılandı.Akademi'nin Başkanı Robert Rehme, "Kara listenin Hollywood içinde yarattığı uçurum 50 yıldan fazla süre geçmesine karşın bugün halen giderilemedi. Belki de asla giderilemeyecek. Ancak böylesine uzun süreli etkileri olan her dönemin üzerinde çok iyi durulması gerekir" diyor.Eşiyle birlikte kara listeye alınan isimlerden biri olan ve Fransa'ya sürgüne gönderilen Norma Barzman, Akademi'nin dönemle ilgili itiraflarda bulunması için çeşitli baskılar yaptığını söylüyor. Onu harekete geçiren olay ise 1999 yılında Akademi'nin tartışmalı bir biçimde Elia Kazan'ı ödüllendirmesi oldu. Kazan, dönemi araştırmak için kurulan komiteye meslektaşları hakkında ifade vererek komünist tanımlamasını kullandı.

Kariyerler bitirildiBen Barzman'ın Hollywood senarastliği kariyeri, 1947-1954 yılları arasında "Hollywood film endüstrisi içine komünist sızmaların artışını" araştıran ve Temsilciler Meclisi'nin kurduğu komite tarafından sona erdirilmişti. Barzman 1989'da öldü. 1952 ve 1954 yılları arasında Senato'da kurulan bir alt komite tarafından hayata geçirilen benzer bir cadı avı döneme ayrıca damgasını vurdu ve Senatör Joseph McCarthy'nin tanınmasını sağladı, ancak Temsilciler Meclisi tarafından kurulan komite işe ilk başlayandı ve en derin, en uzun süreli etkileri o bıraktı.Barzman'lar 30 yıldan da fazla bir süre sürgünde yaşadılar ve Ben sayısız filmde isim kullanmadan çalıştı. Sergiyle ilgili düşüncelerini açıklayan Norma Barzman "Bir milyon yıl geçse de böyle bir şeyin olacağını düşünemezdik. Onların özür dileme tarzı gerçekten bu" diyor.Serginin müzeleri ve üniversiteleri dolaştığını belirten Barzman, "Amacım genç insanların olanlar hakkında bilgi sahibi olması" diyor.Eşi Paul karaliste kurbanları arasında olan Lia Jarrico sergiyi duyduktan sonra, "Kara listeyi tarihteki yerine koydukları için çok mutluyum. Bu uzun bir mücadeleydi" dedi. Akademi onun eşinin başına gelenleri de kabul etmiş durumda. 1997 yılında Ring Lardned Jnr ve Paul Jarrico'ya düzenlenen özel bir törenle itibarları geri verilmişti: Jarricos'ların kara listeye alınmış yazarların emeklerinin gerektiği biçimde değerlendirilmesi için sürdürdükleri 20 yıllık kampanyanın doruk noktası. 1941 yılında 'Tom, Dick ve Harry' filmiyle Oscar'a aday gösterilen daha sonra da 'Salt of the Earth - Dünyanın Tuzu' isimli filmi yapan Paul Jarrico törenin ertesi günü geçirdiği bir otomobil kazasında öldü.

Sarsıcı bir rolCadı avının kurbanlarından biri olan ve bugün çalışmalarına halen devam eden bir başka yazarın düşünceleri ise şöyle: "Akademi kara liste kampanyası sırasında sarsıcı bir rol oynadı. Akademi, sendikalar, stüdyolar ve yerel kızıl çetelerin tümü birbirlerinin sırtlarını sıvazlıyordu. 1948'de Temsilciler Meclisi Komitesi'yle işbirliği yapmayı reddettikler için hapse atılan 'Hollywood Onlusu'nun hiçbir üyesi bugün yaşamıyor. Ancak ötücü güvercinlerden bir iki tanesi hâlâ hayatta." Serginin parçalarını bir araya getiren isim ise döneme ait en temel çalışmalardan biri olan 'The Inquisition in Hollywood - Hollywood'da Sorgu" isimli kitabın yazarlarından olan Larry Ceplair. Ceplair, kara liste yıllarını yorumlarken şöyle diyor; "Bu dönemin dersleri unutulmamalı... ABD'de bir insanın siyasi geçmişinin, gözdağı verme, baskı yapma ve hatta yok etme amaçlı kullanıldığı bir dönem."
Duncan Campbell The Guardian (Çeviren: Ali Karataş)
www.evrensel.net