Sorun emperyalizm karşısındaki

Sorun emperyalizm karşısındaki

   tutumdur

Sorun emperyalizm karşısındaki tutumdurEmeğin Partisi Genel Başkanı Levent Tüzel, demokratik hak ve özgürlüklerin genişlemesi ve ulusal güvenlik sorununun, antiemperyalist bir tutumun takınılıp, takınılmaması sorunu olduğunu söyledi. ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın yaptığı konuşma ile gündeme gelen "ulusal güvenlik politikalarının demokratikleşmeyi engellediği" yolundaki tartışmaların genişleyerek sürdüğüne dikkat çeken Tüzel, "Milli Güvenlik Siyaset Belgesi ile çerçevesi çizilen ulusal güvenlik politikası aslında ulusal güvenliğin korunması ile ilgili politikaları belirlemiyor. Aksine, işçi sınıfının, emekçilerin talepleri, Kürtlerin demokratik hakları söz konusu olduğunda halkın karşısına dikilmenin vesilesi yapılıyor" dedi. Yılmaz'ın bu konudaki çıkışını, "demokratikleşme konusunda samimi olmayan bir çıkış" olarak değerlendiren Tüzel, Yılmaz'ın başta SEKA ve Şişecam grevlerinin yasaklanması olmak üzere, 'ulusal güvenlik' adına emekçilere karşı alınan bütün antidemokratik kararların altında imzası olduğunu söyledi. Tüzel, Yılmaz'ın amacının; "Kürtleri ve islamcılık üzerinden yapılan siyasetten etkilenen kesimleri yedeklemek, TÜSİAD'ın başını çektiği sermaye çevrelerinin sözcülüğünü yaparak siyasi arenada çekim merkezi olabilmek, Türkiye'nin emperyalist 'Yeni Dünya Düzeni'ne tam olarak entegre edilmesini sağlamak ve AB'ye girişin halk desteğini oluşturmak" olduğunu belirtti. Ulusal güvenlik konusunda karşı karşıyaymış gibi görünüp, karşılıklı açıklamalar yapanların aynı sistemin savunucuları olduğunu söyleyen Tüzel açıklamasına şöyle devam etti: "Ülkenin yeraltı ve yerüstü kaynaklarını yağmalatanlar, ABD ve AB önünde yerlere kadar eğilenler, IMF programını kararlılıkla uygulayacağız diye her gün ant içenler, mandacılığı, emperyalizme uşaklığı, yabancı sermaye hayranlığını erdem sayanlar, ABD ve İsrail ile işbirliği yaparak bölge halklarına karşı savaş ittifakı kuranlar ilerleme, demokratikleşme ve çağdaşlaşmadan ya da ulusal güvenliğin öneminden söz edemezler. Egemen güçlerin bütün çabalarına rağmen Türkiye halkı ne 'Yeni Dünya Düzeni' ile entegrasyon ne de AB'ye girilmesi için hevesli değildir. Tersine, işçi ve emekçiler, küreselleşme ve emperyalizm işbirlikçiliğinin, yoksulluk ve sefaleti artırdığını, hak ve özgürlükleri kısıtlayıp, bütün insani değerleri ayaklar altına aldığını yaşayarak görmektedir." Tüzel'in açıklamasında demokratik hak ve özgürlüklerin genişlemesi ve ulusal güvenlik sorununun, bağımsızlıkçı, antiemperyalist bir tutumun takınılıp, takınılmaması sorunu olduğu ifade edilerek, EMEP'in bağımsızlık ve demokrasinin, işçi sınıfı ve emekçilerin antiemperyalist mücadelesiyle kazanılacağına inandığı ve bu uğurda çaba sarfettiği vurgulandı.
www.evrensel.net