DİTAŞ

DİTAŞ'ta birlik kazandı

Birlik ve dayanışma içerisinde her türlü sıkıntıya karşı kararlılıkla mücadele eden DİTAŞ işçileri, "İşçilerin gücü birliğindedir.

DİTAŞ'ta birlik kazandıDİTAŞ işçileri 8 ay süren mücadelelerini kazanımla noktaladılar. Sendikalaştıkları için işten atılan 350 işçinin 150'si 13 Ağustos'ta, diğerleri de 100'er kişilik gruplar halinde 15 gün arayla sendikalı olarak işbaşı yapacak. DİTAŞ, uzun süre sonra kazanımla sonuçlanan bir direniş olması nedeniyle önemli. İşten atmaların bu derece yoğun yaşandığı ve krizin sendikasızlaştırmaya kılıf yapıldığı bugünlerde ise önemi daha da artıyor. DİTAŞ'ta kazandıran ne oldu? Bu sorunun cevabını yine DİTAŞ işçileri veriyor: "Emekçilerin kazanmasının tek yolu mücadeledir. 8 aylık direnişimizle şu mesajı verdik; İşçilerin gücü birliğindedir ve işçiyi ancak işçi kurtarabilir."

Direniş başlıyorNiğde-Kayseri karayolunun 7. kilometresinde bulunan, medya patronu Aydın Doğan'a ait DİTAŞ Doğan Yedek Parça İmalat ve Teknik AŞ, Türkiye'nin tek rot ve rotil fabrikası. Burada fosfat gazı ve tiner kokuları arasında, 1600-1700 derece ateşin karşısında, 70-80 derece sıcaklık içerisinde çalışan işçiler, 90 milyon lira gibi düşük bir ücret alıyorlardı. İşçinin emeği gibi yaşamı da önemsenmeyen DİTAŞ'ta her 15-20 günde bir işkazası yaşanıyordu. Üstelik patron zaten çok düşük olan işçi ücretlerine yüzde 12 oranında zam yapmayı düşünüyordu. Bu koşullara karşı gizli gizli örgütlenmeye başlayan işçiler, DİSK'e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası'na üye oldular. Birleşik Metal-İş 18 Aralık 2000 tarihinde yetki için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na başvurdu. Patron ise patron 19 Aralık'ta işçileri işten attı. Niğde'de işsizliğin had safhada olduğunu iyi bilen patron, bunu silah olarak kullanarak işçileri 'yola getirmeye' çalışıyordu. Ancak işçiler patrona direnişle karşılık verdiler. Bundan sonra ne kadar süreceği belli olmayan bir sürece girilmişti. DİTAŞ işçileri de sendikalaşma mücadelesine girişmiş diğer bütün işçiler gibi bir yandan maddi sıkıntılar ve ailevi sorunlar, diğer yandan patronun oyunları ve polis baskısı ile karşı karşıya kaldılar. Ancak kararlılıklarından geri adım atmadılar ve birliklerini bozmadılar.

Kararlılık ve dayanışmaÖnce işçilere para teklif eden patron, bu teklifi "para etmeyince", 250 kişiyi işe geri alacağını duyurdu. Patrona "Greve 400 kişi başladık, işyerine de 400 kişi döneceğiz" diye yanıt veren işçiler, polis baskısına da boyun eğmediler. Defalarca gözaltına alındılar.Sadece işyerinin önünde bekledikleri için değil, herhangi bir yerdeyken DİTAŞ kimliği taşıyor olmaları da gözaltına alınmalarına neden oldu. Patronun yasadışı şekilde işçi çalıştırarak direnişi kırma çabası da sonuç vermedi. Köylerden ya da belediyeden yapılan anonslarla toplanan işçiler de sendikalaşan arkadaşlarına destek oldular. 'Yüksek ücret' vaadiyle işbaşı yaptırılan bu işçilerin bir çoğu zaten, aybaşında asgari ücret ödenince işi bıraktılar. Direniş uzadıkça maddi sıkıntı daha etkili bir şekilde yaşanmaya başlamıştı. Ev kirasını ödeyemeyen, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayamayan işçiler yine de fire vermediler. Direniş boyunca birbirlerinin sorunlarıyla ilgilenen, "Her şeyimizi paylaştık" diyen işçiler, kitle örgütleri ve Niğde halkından da destek gördüler. Ayrıca Birleşik Metal-İş tarafından tüm bölgelerde yardım kampanyası düzenlendi.

Direniş siyasallaştırdı Direniş, ekonomik taleplerle mücadeleye başlayan DİTAŞ işçilerini siyasallaştırdı. DİTAŞ işçileri dostluk, kardeşlik gibi duyguların, birliğin önemini öğrendikleri direniş boyunca, kendi deyimleriyle "dostu da düşmanı da" tanıdılar.Direniş sırasında 60'a yakın işçi MHP'den istifa etti. DİTAŞ işçileri şimdi "Sermayenin partilerine karşı taraf olacağız" diyorlar.
www.evrensel.net