Yargı tıkanma noktasına geldi

Yargı tıkanma noktasına geldi

TBB Başkanı Özdemir Özok, AİHM'nin RP hakkında verdiği kararı en önemli hukuki olaylardan biri olarak değerlendirdi. Yargının tıkanma noktasına geldiğini vurgulayan Özok, cezaevlerinde yaşanan sorunlara da dikkat çekti.

Yargı tıkanma noktasına geldiTürkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Özdemir Özok, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)'nin RP hakkında verdiği kararı, son dönemlerin en önemli hukuki olaylarından biri olarak değerlendirdi. Özok, "ulaşılamayan yargı bağımsızlığının" yargı sorunlarının başında geldiğini bildirdi.Özok, TBB'nin 33. Kuruluş Yıldönümü nedeniyle yaptığı yazılı açıklamada, yargının ve ülkenin gündemindeki sorunlara değindi. Avukatlık Kanunu'nda köklü değişiklikler yapan 4467 sayılı Yasa ile avukatların, stajyer avukatların ve TBB'nin önemli kazanımlar elde ettiğini öne süren Özok, yasanın, barolara ve TBB'ye hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, bu kavramlara işlerlik kazandırmak gibi çok önemli görev ve sorumluluk verdiğini kaydetti. Yargının sorunlarının her geçen gün artarak devam ettiği, ancak parlamentonun ve siyasi iktidarın sorunları çözme yolunda ciddi girişimde bulunmadığını ifade eden Özok, "ulaşılamayan yargı bağımsızlığının" yargı sorunlarının başında geldiğini bildirdi. Yargıda çok ciddi yapısal sorunlar bulunduğunu, bunların başında da insan ve onun eğitiminin geldiğini dile getiren Özok, Türkiye'nin aydınlık ve çağdaş kazanımlarına başından beri karşı olan zihniyetin, getirdiği hukuk sistemine de karşı olduğunu belirtti.

Bütçe payı artırılmalıYargının, tıkanma noktasına geldiğini belirten Özok, bilirkişilik uygulamasını da eleştirdi. Yargıçların, yasal sınırları aşarak, hemen her konuda bilirkişiye başvurduklarını, kararları kendi çalışması ve araştırması sonucu elde ettiği kanaate göre değil, "bilirkişi öyle dediği" için verdiğini kaydeden Özok, adil, doğru ve hızlı yargılamanın da yetişmiş yargıçlarla mümkün olacağını, bu nedenle de meslek öncesi ve meslek içi eğitime gereken önemin verilmesi gerektiğine dikkati çekti. Yargıdaki sorunları, ülkenin genel sorunlarından soyutlamaya olanak bulunmadığını ifade eden Özok, sorunlara kalıcı çözümler üretebilmek için Adalet Bakanlığı'nın genel bütçe içindeki binde 8 payının artırılması gerektiğini belirtti.

Çağdaş düzenlemeler İnsan onuruna yakışır ceza infazının, suçlunun adil ve doğru yargılanması kadar önemli olduğunu vurgulayan Özok, kamuoyu beklentisi ile ceza infazı arasındaki dengenin, hukuk ve insan hakları içinde kalınarak çözülmesi gerektiğini bildirdi. "Ceza ve infaz hukukunda temel ilke, suçludan öç alma, suçluyu yok etme olmamalı, onun yerine kazanma olmalı" diyen Özok, Türkiye'de yaşanan cezaevi dramının temel nedenini, olaya bu ilkelerle yaklaşılmamış olmasına bağladı. "Yanlış ve yanlı politikalar yanı sıra ceza ve tutukevlerinin fiziki koşullarının olumsuzluğu, görevli personelin bilgi, beceri ve uzmanlık konularında yetersizliği, iç ve dış güvenliğin ayrı ayrı kurumlarca sağlanması, kurumlar arasında farklı uygulamanın yapılması, mafya ve terör suçlularının içeriden ve dışarıdan yaptıkları veya yaptırdıkları baskılarla sağlıklı bir yapı kurulamamıştır" diyen Özok, yönetimin bu eksikliklerini gidermek için "Hayata Dönüş" adını verdiği, hukuk ve kural tanımaz uygulamalarla kendini tatmin ettiğine vurgu yaptı.

Hesap sorulsunÖzok, "Hayata Dönüş" operasyonu sonrası düzenlenen bilirkişi ve adli tıp raporlarının üzerine gidilmezken ve sorumlularından hesap sorulmazken, hukuk devletinden bahsedilemeyeceği üzerinde durdu. Özok, "Ölüm oruçlarını sürdüren tutuklu ve hükümlülerin, peş peşe ölümleri karşısında gerekli duyarlılığın gösterilmesi çağdaşlık ve insanlık adına bir zorunluluktur" dedi. Cezaevlerine girişlerde avukatların üzerlerinin aranmasını kabul edemediklerini ifade eden Özok, cezaevlerinde çağdaş bir düzenlemenin yapılmasını istedi.

Pişkinsüt'e destekDSP'li Sema Pişkinsüt'ün, TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanlığı görevini sürdürürken yaptığı çalışmalarını takdirde karşıladıklarını belirten Özok, AİHM'nin RP hakkında verdiği kararı, son dönemlerin en önemli hukuki olaylarından biri olarak değerlendirdi. TBB Başkanı Özdemir Özok, mahkemenin kararında, parti yöneticilerinin konuşmalarında, halkı şiddete yönlendiren, kin ve nefret duyguları aşılayan söylemi benimsemelerinin giderek sivil barışa ve demokratik rejime tehdit oluşturduğunun vurgulandığını kaydetti.
www.evrensel.net