Yedi yıllık bir aradan sonra

Yedi yıllık bir aradan sonra

Kürt dinleyiciler arasında yankı bulan bir albüm gerçekleştiren Koma Azad'ın "Bihuşta Min" adlı ikinci albümü yedi yıl sonra çıktı.

Yedi yıllık bir aradan sonraSinan GündoğarMezopotamya Kültür Merkezi bünyesinde çalışmalarını sürdüren müzik gruplarından biri, Koma Azad. "Şemal" adlı ilk albümlerinde, özellikle politik mesajların yoğunluğuyla dikkati çekmiş olan Koma Azad, "Bihuşta Min" adlı yeni albümünde, sert bir içerik yerine, edebi yönü ağır farklı temaları kullanmaya dikkat etmiş. Grup, müzikal yapıda da daha çok yüzlerini Batı müziğine dönmüş, bunun sonucunda da Batılı bir altyapıyla otantik Kürt müziği örneklerini bir araya getirmeye çalışmış. Koma Azad üyeleriyle, gecikmeleri, albümlerinin değerlendirilmesi ve yeni albümlerinin repertuvarı vb. konuları görüştük.Yeni albümünüz için neden yedi yıl beklediniz?Derik'teki bir arkadaş grubuyla başlattığımız müzik çalışmalarımızı daha sonra Diyarbakır MKM'de sürdürdük. Diyarbakır MKM'nin kapatılmasından sonra müzik çalışması yapmanın pek olanağı kalmadı ve İstanbul'a geldik. Grubun tekrar toplanmasında bazı güçlükler yaşadık. O süreçteki siyasal yaşamdaki problemler ve kültürümüze yapılan baskılar da kendimizi ifade etmemizi engelledi. Grup içerisindeki bireylerin dağılmasına yol açtı. Grup elemanlarından bazılarının cezaevine girmesi, bazılarının türlü suçlamalar yüzünden yurtdışına çıkmak zorunda kalması sonucunda grupta dağılmalar ortaya çıktı. Bu albümün gecikmesi aslında bize yönelik baskılardan kaynaklanmakta. Şu anki elemanlarla grup '98'de tekrar oluşturuldu. Kendimize yeni hedefler belirledik ve bu albümü gerçekleştirdik.İlk albümünüz ile yeni albümünüzü karşılaştırabilir misiniz?"Şemal" albümü MKM'nin en iyi yapıtlarından ve Avrupa'da en çok satan albümlerinden biriydi. '93'te Avrupa'da, '94'te burada yayınlandı. O dönemin koşulları içerisinde çok iyi bir albüm olmasına karşın bugünkü sürece bakıldığında, farklı değerlendirmeler yapılabilir. O süreçte süren sıcak savaş ortamının yansımasını halka götürmek gerekiyordu, bunu da müziğimizle yaptık. İlk albümümüzde, politik yönelimler ön plandaydı. Yeni albümde ise birçok rengin görülmesi söz konusu. Bu çokrenklilik hem içerik yönünden hem de kullanılan enstrümanlar yönünden değerlendirilebilir. Bu albümün repertuvarını nasıl oluşturdunuz?Albümde hem bestelere hem de farklı bölgelere ait otantik eserleri değerlendirdik. Besteleri seçerken hem sürece dair bir temayı içermelerine hem de ilk kasedimizde sözünü ettiğimiz politikayı sloganvari bir tarzla sunmak yerine, sanatsal yönlerinin ağırlıklı olmalarına özen gösterdik. İlk albümümüzde dört eserine yer verdiğimiz Mustafa Gazi'nin iki eserine daha yer verdik bu albümde. Çünkü edebi yönleri ön plana çıkan, estetik kalıcılığa sahip eserlerdi bunlar. Bu da eserlerde işlenen konularda bir genişliği getirdi. Politik bir içeriğin yanı sıra doğa, yaşam, özlem, sevda gibi temaları işleyen eserler de albümümüzde yer aldı. Ayrıca geleneksel Kürt müziği örneklerine yer verdik.Geleneksel Kürt müziğinden örneklerde benzer kalıplar kullanılmış. Çoğunlukla dans ve eğlence türküleri denilen "dilok" örneklerine yer vermenizde, grup elemanlarında otantik Kürt gırtlağıyla eserlerin okunamaması gibi bir kaygının rolü oldu mu?İlk etapta 16 eserden oluşan bir repertuvar seçmiştik ve bunda uzun havalar da vardı. Ancak hem kullandığımız enstrümanlar hem de repertuvar açısından bir bütünlüğün olmasını istediğimiz için daha ritmik eserleri tercih ettik. Bir de uzun havalarda çoğunlukla belli bir kalıp kullanılıyor. Bir bağlama ve meyin üzerinde vokalin kullanımının bizi daraltacağını düşündük. Bunun dışında, albümün kısa sürede hazırlanmış olması da repertuvar seçiminde etkili olduğunu belirtmek mümkün. Yedi yıllık bir aradan sonra albüm çıkarma özlemi içerisindeydik ve albümü iki aylık kısa bir sürede hazırladık. Batılı altyapılarla oluşturduğunuz düzenlemeler, koma seslerden oluşan otantik Kürt müziği örneklerinin deforme olmasına yol açmadı mı?Albümün repertuvarına ve saunduna bakıldığında, bir eser dışında koma seslerin olmadığı görülecektir. Daha naturel seslerin kullanıldığı eserleri tercih ettik. Bu yönüyle Batı saunduna yakın bir albüm gerçekleştirdik. Geleneksel Kürt müziğini farklı yönleriyle dinlediğimiz için koma seslerin fark edilmesi ve kullanılması söz konusu olabilirdi. Ancak günümüzde, sadece geleneksel Kürt müziğiyle yetinip Batı müziği kullanılmadığında yeterli bir gelişme olmayacaktır. Bu geleneksel Kürt müziğini reddetmek anlamına gelmiyor tabii ki. Geleneksel müziği öğrenip Batı enstrümanlarını kullanarak geliştirmek istiyoruz. Kentli bir altyapı kullanılmasına karşın kent kültürü ya da kent yaşamından izler, yer almıyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?Bugün yapılan albümlerde işin emek boyutunun göz ardı edildiği gerçek. Kürt bölgelerindeki köylülerin yaşam tarzları, bir yıl boyunca döktükleri alın terinin karşılığını alamamalarını işleyen bir parçamız vardı aslında. Ancak albümde kullanmadık. Bunu daha sonraki albümlerde kullanmayı düşünüyoruz.
www.evrensel.net