Genelkurmay'dan Yılmaz'a yanıt

Genelkurmay, Yılmaz'ın ANAP Kongresi'nde "ulusal güvenlik endişelerinin gelişmenin önünde engel oluşturduğu" şeklindeki sözlerine sert tepki gösterdi.

Genelkurmay'dan Yılmaz'a yanıtGenelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği, ANAP Kongresi'nde Mesut Yılmaz'ın tartışmaya açtığı "ulusal güvenlik kavramı" konusunda sert bir açıklama yaptı. "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, Türkiye'nin bekası, refahı ve mutluluğunu hedef alan konuların daha ciddi, günlük siyasi çıkarlardan arındırılmış platformlarda tartışılmasının uygun olacağı inancı içinde olduğu" kaydedilen açıklamada, özellikle ekonomi ve yolsuzluklar nedeniyle hükümet suçlandı ve başarısızlıkların bu tür açıklamalarla örtülmeye çalışıldığı belirtildi.Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği'nin yazılı açıklamasında, Yılmaz'ın açıklamalarının, basın ve yayın organlarında TSK'yı hedef alan değerlendirmeler olarak algılandığı ve yansıtıldığı ifade edildi. "Yapılan konuşmada, bugün varolduğu düşünülen 'ulusal güvenlik anlayışının', devletimizin geleceğini sağlamlaştırıcı her adımın engelleyicisi ve devletin can damarlarını kesen bir yapıda olduğu ifade edilmiş, ayrıca ülkenin geleceği için gerekli her ileri adımın ulusal güvenlik gerekçesiyle önü kesilmesinin kabul edilemez olduğu beyan edilmiştir" diyerek Yılmaz'ın konuşmasını özetleyen Genelkurmay Başkanlığı, ardından Türkiye'nin karşı karşıya olduğu tehdit/risk değerlendirmesini sıraladı. PKK'nin hâlâ tehdit olduğuna değinilen ve "şeriat özlemcisi siyasal hareketlerin" laik düzenin değişmesi için çalıştığı ifade edilen bildiride, Kıbrıs, Kafkaslar, Ortadoğu, Kuzey Irak gibi dengelerin kurulamadığı coğrafyada Türkiye'nin uzun vadeli güvenlik endişeleri içinde yaşamak zorunda kaldığı kaydedildi.'Mesnetten yoksun'"Yapılan bu talihsiz konuşmada; 'Her ileri adımın, ulusal güvenlik gerekçesiyle kesildiği' ifade edilmiş, ancak tek bir örnek de verilmemiştir" denilen bildiride, ulusal güvenliğin sağlanmasından TBMM'ye karşı Bakanlar Kurulu'nun sorumlu olduğu belirtildi. Bu sorumluluğu paylaşan bir kişinin kurumları hedef alan bu tür konuşmasının, "mesnetten yoksun ve düşündürücü" olduğu kaydedilen bildiride, ulusal güvenliğe ilişkin temel düzenlemelerin, Başbakan imzasıyla yayınlanan "Milli Siyaset Belgesi"nde yer aldığı ve Silahlı Kuvvetler'in bu belgeye istinaden "milli askeri strateji" dokümanını hazırladığı kaydedildi. TSK sınır çizdi Demokratikleşmeye ilişkin düzenlemelerde de kendisi için kabul edilebilecek sınırı çizen TSK bildirisinde, "Ülkenin geleceği için gerekli her ileri adımın her zaman gerçek anlamda ileri adım olup olmadığı tartışılması gereken bir konudur. Eğer atılması düşünülen ileri adımlar; şeriatı düşünen sapık düşünce ve eylem sahiplerinin faaliyetlerini kolaylaştıracaksa, ülkeyi bölmeyi çalışan gruplara yasal dayanak sağlayacaksa, ülkenin yaşamsal güvenlik mülahazalarından tavizler verecekse, bunlar gerçek anlamda ileri değil, geriye doğru atılmış adımlar olacaktır" denildi.Bildiride, Yılmaz'ın konuşmasında tarihi örnek alarak verilen matbaanın gelmesini istemeyen zihniyetin, "ulusal güvenlik kavramını reddeden zihniyet" olduğu ifade edildi.'Onursuzluk'Son tartışma konusunun, sorumlu bir makamda olunmasına rağmen, meşru zeminlerde tartışmak yerine, dünyaya şikayet etme şeklinde gündeme getirilmesinin onurlu bir yaklaşım olarak kabul edilemeyeceği belirtilen bildiride, TSK'nın, Türkiye'nin bekası, refahı ve mutluluğunu hedef alan konuların daha ciddi, günlük siyasi çıkarlarından arındırılmış platformlarda tartışılmasının uygun olacağı inancı içinde olduğu ifade edildi.Yılmaz'ı küçümseyici ifadelere de yer verilen bildiride, "Çağdaşlık, evrensellik ve ilericilik anlayışları kendi yarattıkları paradigmalar ile sınırlı kişilerin, ulusu aydınlık yarınlar yerine belirsiz karanlıklara götüreceği ve bunun geçmişte de pek çok örneklerinin bulunduğu bilinen bir gerçektir" denildi.
www.evrensel.net