Başbakanlık

Başbakanlık'ta tankerli eylem

Başbakanlık Merkez binası önünde bir kişi, tankerle protesto eyleminde bulundu. Tankerle Başbakanlık önüne gelen ve "Açım, eve ekmek götüremiyorum" diye bağıran protestocu polis tarafından apar topar gözaltına alındı.

Başbakanlık'ta tankerli eylemBaşbakanlık Merkez binası önünde bir kişi, tankerle protesto eyleminde bulundu. Tankerle Başbakanlık önüne gelen ve "Açım, eve ekmek götüremiyorum" diye bağıran protestocu polis tarafından apar topar gözaltına alındı. Protesto gösterisi, kısa süre önce bir esnafın Başbakan Ecevit'in Başbakanlık binasından çıktığı sırada, yazarkasa fırlatması olayını akıllara getirdi.

'Açım' diye bağırdı35 yaşındaki Kazım Gemalmaz, kendisine ait 06 JP 446 plakalı 1996 model tankerle Vekâletler Caddesi'nden gelerek Başbakanlık'ın üst girişindeki turnikeler önünde durdu. Bu sırada aracının üzerine çıkarak, "Başbakan'a hediye getirdim" diye bağıran Gemalmaz, olayı fark eden polisler tarafından yere yatırılarak elleri kelepçelendi. Gemalmaz'ın ağzı bu sırada, bağırmaması için kapatıldı. Bir ara "Açım, evime ekmek götüremiyorum" diye bağıran Gemalmaz, bir polis aracıyla Çankaya Merkez Karakolu'na götürüldü.

Borcunu ödeyemedi2 çocuğu olduğu belirtilen Gemalmaz'ın, borçları nedeniyle bunalıma girerek bu eylemi gerçekleştirdiği öğrenildi. Yenikent'te ikamet eden Gemalmaz'ın tankerini banka kredisiyle aldığı ve bir süredir bir firmada buğday ve yem taşımacılığı yaptığı belirtildi. Bir bankaya olan 7 milyar liralık kredi borcu nedeniyle aracı için haciz kararı çıkarılan Gemalmaz'ın, ödeme güçlüğüne düşmesi nedeniyle protesto eyleminde bulunduğunu söylediği kaydedildi. Tanker ise polis tarafından yaklaşık yarım saat arandıktan sonra 'daha kapsamlı bir şekilde' incelenmek üzere Başbakanlık önünden emniyetin otoparkına çekildi. Daha önce de bir esnafın yazarkasasını fırlatarak protesto gösterisi yaptığı Başbakanlık binası önü, şimdiye kadar hükümete tepkili olan birçok kişinin protestosuna sahne oldu. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Öğretmene işkenceŞırnak'ta görev yapan Eğitim-Sen üyesi öğretmenler Mehmet Şahin, Özgür Barış ve Ali Ekber asılsız ihbarlar sonucu "Yasadışı örgütlere yardım ve yataklık etmek" suçlamasıyla, Diyarbakır DGM'de yargılanıyorlar. Üç öğretmen, ihbarlar sonucu götürüldükleri jandarma karakolunda ağır işkence gördüklerini ve ruh sağlıklarını yitirdiklerini belirterek, ilgili jandarmalar hakkında suç duyurusunda bulundular. İşkenceye maruz kalan öğretmenlerden Mehmet Şahin, Diyarbakır DGM'deki ilk duruşmasında, arkadaşlarıyla birlikte Şırnak'a bağlı Kumçatı beldesindeki ilköğretim okulunda görev yaptıklarını belirterek, Yatılı Bölge İlköğretim Okulu (YİBO)'nun lojmanlarına yerleştiklerini anlattı. YİBO'nun müdürü Ahmet Arı ve Müdür Yardımcısı Sabahattin Polat tarafından lojmandan çıkmaları için baskı gördüklerini söyleyen Şahin, "Biz de lojmanda oturan askerleri örnek verdik ve çıkması gereken birileri varsa bu kişilerin askerler olduğunu söyledik" dedi. Şahin, lojmanda yaşanan bu olaylardan sonra asılsız ihbarlar sonucu gözaltına alındıklarını ve jandarmada bulundukları gözaltı süresince ağır işkence gördüklerini ifade ederek, "Jandarmada gördüğüm işkenceleri, her gece rüyamda yeniden yaşıyorum. Nefesim daralıyor, boğulur gibi oluyorum" diye konuştu.

Asılsız delillerLojman konusunda jandarmaya karşı hakkını aramasının işkence görmesine ve asılsız suçlamalarla yargılanmasına neden olduğunu ifade eden Mehmet Şahin, eşi ile birlikte kaldığı lojmana, 10 Nisan 2001 tarihinde jandarmaların baskın yaptığını ve baskın esnasında kendisiyle birlikte eşinin de tartaklandığını anlattı. Şahin, yargılamaya delil olarak gösterilen örgütsel dokümanların da baskın sırasında evinde bulunmadığını söyledi. Söz konusu dokümanların tutanaklara geçirildiğini ve tutanağın kapı komşusu Başçavuş Kemal Çiftçi tarafından zorla kendisine imzalattırılmak istendiğini belirten Şahin, evden çıkartılıp jandarmaya götürülürken bir komplo ile karşılaştığını bağırarak yakınlarına duyurduğunu anlattı. Jandarma karakolunda da gerçek dışı bilgilerin yer aldığı tutanağın kendisine imzalattırılmak istendiğini kaydeden Mehmet Şahin, tutanağı imzalamadığı için "tabutluk" diye bilinen Şırnak Alay Komutanlığı'na götürüldüğünü ve burada elektrik vermek, falakaya yatırmak, tazyikli su sıkmak suretiyle ağır işkenceye maruz kaldığını anlattı. Mehmet Şahin, ısrarla kendisine imzalattırılmak istenen PKK ile bağlantısının olduğu yönündeki ifadelerin yer aldığı tutanağı imzalamadığı için HADEP Silopi yöneticilerinin akıbetine uğrayacağı tehditleriyle karşılaştığının altını çizdi.

Sağlam raporu!Günlerce devam eden işkencelerden sonra doktorun karşısına çıkartıldığını söyleyen Şahin, "Ayakta duramıyordum. Jandarmalar koluma girerek, doktorun karşısına getiriyorlardı. Bir ara doktor görüntümden etkilenmiş olacak ki, ilaç yazdı, bacaklarıma masaj yaptı. Ancak karakol komutanı Halil Başçavuş, doktorun ilgisinden rahatsız olarak, tehdit savurdu" diye konuştu. İkinci kez bir başka doktora gösterildiğinde doktor tarafından azarlandığını bildiren Şahin, bu doktorun kendisine muayene etmeden sağlam raporu verdiğini belirtti.

70 günlük gözaltıŞahin, gözaltında ilginç olaylara tanık olduğunu anlatarak, "Bizimle birlikte iki yabancı vardı. Arapça konuşuyorlardı ve parmaklarıyla 70 gündür burada olduklarını söylüyorlardı. Biz çıktıktan sonra, biri Kumçatı'da diğeri Silopi'de olmak üzere iki ceset bulunduğu, cesetlerin PKK militanlarına ait olduğu açıklandı" açıklamasında bulundu.Kendisine asılsız ihbarlarla komplo kurulduğunu vurgulayan öğretmen Mehmet Şahin şöyle konuştu: "1994 yılından beri Şırnak'ta öğretmenlik yapıyorum. Arı'nın yerine benim YİBO'ya müdür yapılmam bekleniyordu. Bu konuda kararname hazırlandığını da biliyorum. Ancak askeriye tercihini henüz 10 aylık öğretmen olan sağ görüşlü Arı'dan yana yapınca, benim atamam durduruldu. Şırnak'ta her şey askerin isteği doğrultusunda gelişir. Arı ve yardımcısı Polat, beni kendileri için potansiyel tehlike olarak görüyorlardı. Saf dışı etmek için kapı komşumuz astsubaylarla birlikte komplo kurdular."Şahin, Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nda psikolojik tedavi gördüğünün altını çizerek, kendisine işkence yapanların yargılanması gerektiğini ifade etti.
www.evrensel.net