İşçilerin gücünü arkamızda hissettik

İşçilerin gücünü arkamızda hissettik

PETKİM işçilerinin 1 hafta işyerini terk etmediği ve satışı durdurduğu TİS görüşmeleri sonucunda imzalanan sözleşme, son yıllarda benzeri görülmemiş bir kazanımla bitti ve toplusözleşme dün imzalandı.PETKİM’de son 20-25 yılın en etkili eylemi sürerken, işçilerin gücünü arkalarında hissederek mas

Gürsoy Turan / Turan Kara

PETKİM’de son 20-25 yılın en etkili eylemi sürerken, işçilerin gücünü arkalarında hissederek masada görüşme yaptıklarını belirten Petrol-İş Aliağa Şubesi Başkanı, Mali Sekreteri ve İşyeri Baştemsilcisine TİS sürecinin hazırlıklarını ve kazanımlarını sorduk.

Petrol-İş Aliağa Şube Başkanı İsmail Doğan, uzun zaman sonra, dosta düşmana 20 yıl önceki PETKİM’i hatırlattıklarını ve o dönemi aşan bir eylemlilik ve örgütlülükle toplusözleşmeyi imzaladıklarını belirtti. Sözleşmede taleplerini kabul ettirdiklerini, kazanım sağladıklarını ve örgütlülüklerini pekiştirip ileri sıçrattıklarını ifade eden Doğan, “Yalnızca PETKİM işçisi ve Petrol-İş Aliağa Şubesi yöneticilerinde değil, bütün Aliağa’da hatta İzmir ve diğer illerden bizi arayan diğer sendikacılarda da zafer kazanmış havası var. Demek ki böyle bir kazanım elde etmeye çok ihtiyaç varmış diye düşünüyoruz” dedi.

Eylem devam ederken son 2 gün yapılan görüşmelerdeki kararlılığa aslında toplusözleşme taslağı hazırlanırken de sahip olduklarını ifade eden Doğan, “Toplusözleşmedeki en önemli hedefimiz 2006 yılından sonra işe alınan 875 işçinin iş değerlendirmesi dışında tutularak düşük ücretle çalıştırılmasına bir son vermekti. Bu işçilere, yasalardaki ‘İşe alınan işçinin ücretini işveren belirler’ maddesinden hareketle asgari ücret düzeyinde bir ücretle işbaşı yaptırıldı ve PETKİM’deki iş değerlendirmesi, ücret skalası kapsamına alınmadılar” dedi. O dönem sendikanın mahkemeye başvurduğunu ama kaybedildiğini belirten Doğan, “Bir önceki toplusözleşmede bu işçilerin ücretlerinde artış sağladık ama o zaman da bu işçileri iş değerlendirmesine dahil ettirememiştik” dedi. Bu dönem sözleşmeye hazırlanırken en önemli hedeflerinin bu olduğunu başlangıçta birçok sendikacı ve işçiye bunun inandırıcı gelmediğini dile getiren Doğan, “Çünkü iş değerlendirmesi kapsamına alındığında 875 işçinin ücretlerindeki fark 200-300 değildi, yüzde 40-50 oranında artış oluyordu. Somut olarak bu sözleşmeden önce 2006 yılında giren arkadaşlarımızın ücretleri 1.600 lira dolayındaydı, bugün 2.310 lira dolayına yükseldi” dedi.

ESKİ İŞÇİLER DE SAHİPLENDİ

İşverenin, “Genç işçileri en erken 2013’te iş değerlendirmesine alırım” dediğini belirten Doğan, “Sözleşme burada tıkandı. İşveren bize yine kabul etmiyorsanız mahkemeye başvurun diyordu ve önceden hazırlandığımız ve planladığımız gibi eyleme başladık. Uyuşmazlık nedeniyle prosedür gereği yüksek hakem kuruluna başvurduk. İşverene de, ‘YHK’dan gelecek kararı bekleyip masada sendikayla sözleşme imzalamazsanız, geriye kalan 1.5 yıl boyunca her gün toplusözleşme süreci gibi eylem ve pazarlıkları sürdürürüz’ dediklerini belirtti. Eylemde ilk 2 gün satışı engellemediklerini, işverenden olumlu adım olmayınca 3. gün eylemi satışı da durdurarak devam ettirdiklerini belirten Doğan, “5. gün görüşme için çağrıldık. Görüşme başlarken bütün ısrarları, “Eylemleri bitirin masada anlaşalım”dı. Biz ise, “Anlaşma olmadan eylem bitmeyecek” dedik.

Genç işçiler taleplerine kararlılıkla sahip çıkarken eski deneyimli işçiler de bu maddede kendilerinin tek kuruş elde etmeyeceklerini biliyorlardı ama örnek bir sahiplenme ve sorumluluk gösterdiler. Herkes evden ilaç torbalarını alıp işyerine geldi ve 1 hafta eylemde disiplinle yer aldılar” diyerek yaşananları anlattı.

DİSİPLİN AÇISINDAN ÖRNEKTİ

Su içmeye giden işçinin bile sendika yöneticisinden, eylem komitesinden izin istediğini anlatan Doğan, şöyle devam etti; “Pazar günü anlaşma sağlandığında işveren hızla müdürlere haber gönderip, ‘Anlaşma oldu satışı başlatın’ talimatı veriyor. Eylemde kantarda nöbet tutan işçiye müdür, ‘Anlaşma sağlandı kantara izin verin’ dediğinde aldığı cevap, ‘Bana sendikamdan talimat gelmedi’ oluyor. Biz işyerine gelip açıklama yapıncaya kadar da işyerinden dışarıya bir evrak bile çıkarttırılmadı”.

Petrol-İş Sendikası Aliağa Şubesi Mali Sekreteri Cemal Topçu da toplusözleşmenin en önemli ayağının iş değerlendirmesi olduğunu ifade ederek, “Biz onlarca kimyasalla büyük risk altında çalışıyoruz. Bunun için işyerimizde gruplandırma 6. gruptan başlayıp 14. gruba çıkar. Bu koşullarda bizim yıllardır hedefimiz aynı iş kolunda uluslararası standartları yakalamak, hem ücret ve sosyal haklar bakımından hem de çalışma koşulları bakımından bunun en önemli ayağı iş değerlendirmesi uygulamasıdır” dedi.

8-5 ÇALIŞAN SENDİKACI OLMADIK

Kısa süre önce TÜPRAŞ’ta ilk 6 ay yüzde 7, ikinci 6 ay yüzde 4 sözleşme imzalandığını PETKİM’de de genel ücret zammının bu düzeyde olacağı kanaatinin hakim olduğunu belirten Topçu, “Ama biz kararlıydık, genç işçiler de bize güveniyordu aynı şekilde biz de işçi arkadaşlarımıza ve örgütlülüğümüze güveniyorduk. Biz şube yönetimine geldiğimiz günden beri başkan ve yöneticiler olarak şube binasında olmadık, temsilci arkadaşlarla işyerlerindeyiz. 08.00-17.00 çalışan sendikacılar olmadık. PETKİM işçisi ve Petrol-İş geleneği en büyük dayanağımız” dedi.

Kimin aracılığı ile işe alınmış olursa olsun genç işçilerin de söz konusu işleri ve ekmekleri olunca birleşerek nasıl kararlılıkla mücadele ettiklerini gördüklerini dile getiren Topçu, “Uzlaşmazlık üzerine eyleme başladığımızda TİS komitesi ile 15 günlük eylem planı yapmıştık, sonuç alamazsak komiteyi daha da genişletip her türlü kararı işçilerle alacaktık. Ama kazanacağımıza inancımız tamdı. İlk iki günkü eylemin ardından işyerine kapanıp satışı kesmemiz ile eylemin ilk gününde bunu sinyallerini alıyorduk” dedi.

İŞÇİ HER TÜRLÜ MÜCADELEYE HAZIR

Aldıkları karar gereği, işyerindeki eylem devam ederken toplusözleşme görüşmesine gittiklerini belirten Topçu, “İşyerindeki arkadaşlarımızın kararlılığından dolayı masada rahattık, kendimizi güçlü hissediyorduk. Sonuçta genç işçilerin ücretlerinde yüzde 40’ı bulan bir artış sağladık. Anlaşma sağlanmasına rağmen biz İstanbul’dan gelip PETKİM’de açıklama yapıncaya kadar eylem devam etti. İşveren vekilleri, ‘Hiçbir işçiye bir şey söyleyemiyoruz ne desek sendikamla görüşmem lazım diyorlar’ diye yakınıyorlardı” dedi.

Grev gözcüsü bırakıp prosedüre uygun grevden daha etkili bir direniş sergilediklerini, gece gündüz işyerinde bir arada olan işçinin kararlılığının daha yüksek olduğunu belirten Topçu,  “Bu mücadelede bir kez daha işçilerin doğru önderlik edilirse her türlü mücadeleye hazır olduğunu gördük. Sendikacılar olarak yıllardır yaşanan hak gasplarında topu işçiye atarak meseleyi açıklamanın hiçbir haklı gerekçesi yoktur” dedi.

GREV BİZİM HAKKIMIZ BİZ İSTERSEK YAPARIZ

PETKİM İşyeri Baştemsilcisi Ahmet Oktay da, mevcut şube yönetimi ile göreve gelirken başta temsilcilik şube ve genel merkez olmak üzere tüm üyeleriyle birlikte yaşanan aksaklıkları giderme hedeflerinin bulunduğunu belirtti. “Mücadeleci bir sendikal anlayışın hayata geçirilmesi konusunda elimizden ne gelirse yapacağımızı tüm üyelerimize söz vermiştik” diyen Oktay, en önemli hedeflerinin yeni giren işçilerle olan ücret dengesizliğini çözmek olduğunu dile getirdi. Oktay, “Bu PETKİM’de kök ücret uygulamasını yeniden bütün işçiler içinde geçerli kılma hedefiydi. Her türlü riski göze alarak başlattığımız eylemle işvereni TİS masasına çektik. Bu güne kadar eşi benzeri görülmemiş bir olayla bir yandan eylem sürerken bir yandan masada görüşmeleri sürdürdük. Bunun için başarılı bir sözleşme imzalayabildiğimizi düşünüyorum” dedi.

Bu sözleşmenin 2003 yılından bu yana AKP iktidarı süresince ülke genelinde imzalanmış en yüksek ücret artışı sağlanan bir sözleşme olduğunu belirten Oktay, “Sözleşme sonrasında işyerinde büyük bir zafer havası ve mutluluk var. Bir yerde olamaz denilen gerçekleşmez denen hayata geçti. Bu başarıda eski işçi arkadaşlarımızın kendi şahıslarına TİS’in bu maddesinde ilave bir kazanım olmayacağını bildikleri halde duyarlılıkla eylemi sahiplenmesi, genç işçilerin kararlılığı pay sahibi” diye konuştu.

İşyerinin grev kapsamı dışında olması sorununu aştıklarını belirten Oktay, “Onun için bir tedirginliğimiz olmadı. Hatta grev kararlarının uygulanma prosedüründeki zorluklar, hatta bakanlar kurulu kararıyla grevlerin iptal edildiğini düşündüğümüzde bizim eylemlerimiz daha etkili ve sonuç alıcı oluyor.

Eylemde pankartımızda da belirttiğimiz gibi bizim yaklaşımımız ‘Grev bizim hakkımız biz istersek yaparız’ sloganı eylemlilik sürecimize damgasını vurmuştur. Bu geldiğimiz noktada baştan da belirttiğimiz gibi tabandan tavana kadar üyelerden genel merkeze kadar uyum içerisinde yürütülen bu mücadeleci sendikal anlayışın göstergesidir” dedi. (İzmir/EVRENSEL)


TİS TASLAĞININ HAZIRLANMA SÜRECİ

İsmail Doğan bu süreci şöyle anlatıyor: “Bizde yıllardır gelenek olarak sözleşme taslakları işçilerle hazırlanır. Bütün ünitelere önceki sözleşme taslağını dağıtıp, işçilerin fabrikalarda tartışıp her maddeye ilişkin önerilerini, ilave maddeleri yazmasını istedik. Fabrikalarda grup olarak işçiler bu tartışmaları yapıp önerilerini yazılı hale getirdiler. Sonra her fabrikadan kendi belirledikleri en az 1 işçi ile bu toplam 40 işçi oldu. Bu bizim TİS komitemizdir. Toplantı yapıp, taslakları birleştirdik sonra bu taslağı yeniden fabrikalara dağıtıp tartıştırdık ve taslağın son halini bu şekilde verdik. Taslaktan sonra bizim için önemli olan iş değerlendirmesi idi ve üniversiteden hocalar, iş değerlendirmesi yapma ehliyeti olan uluslararası bir firma, işveren ve işçi temsilcileri olarak yaklaşık 6 ay iş değerlendirmesi çalışması yapıldı.” Eylem sürecinde örgütlü oldukları TÜPRAŞ, STOPAK, SAYBOLT işyerlerinin de PETKİM’le tek işyeri gibi her gün eylem yerini ziyaret ettiğini, İzmir’deki bütün konfederasyonlara bağlı şubelerin destek ziyaretleri gerçekleştirdiğini belirten Doğan, “Türkiye’de kriz gerekçesi ile ücretler düşürülüp, bütün iş kollarında sendikalı iş yerlerinde 20-25 yıllık işçiler emekli ediliyor, işten çıkartılıyor. Yerine asgari ücretle işçi alınıyor, yani ücretler topyekün yeniden yapılandırılıyor. 200 binin üzerinde kamu işçisinin sözleşmesi sessiz sedasız imzalanırken böyle bir ortamda ciddi kazanım elde ettiğimizi düşünüyoruz, ama yanı başımızda başka fabrikalarda çalışan işçilerin ücretlerinin düşük olması da PETKİM işçisini ilgilendirmeli ve bu konuda bir şeyler yapmalıyız. Asgari ücretle ilgili kampanya yaptık ama örgütsüz olduğu için asgari ücretlileri bu kampanyaya eylemlere katamadık bu sorunlara da kafa yormaya örgütsüz işçilerin örgütlenmesine yardımcı olmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

www.evrensel.net