Hollywood ilk meyveyi topladı

Hollywood ilk meyveyi topladı

Oyuncuları tamanen sanal ortamda ve insana benzetilerek yaratılan 'Final Fantasy'de bunun dışında bir yenilik yok. Uzaylı istilası, dünyanın sonu yaygarası ve Amerikan kurtarıcılığı bildik senaryo kalıpları.

Hollywood ilk meyveyi topladıŞenay AydemirSon birkaç yıldır ufak ufak ekilen tohumlar nihayetinde biraz tatsız da olsa ilk meyvesini verdi. Amerikan sinema endüstrisi Hollywood'un 'sıkıntılı' bir dönemden geçtiği göz önünde tutulursa bir süre bu yeni meyve ile idare edecek gibi de görülüyor. Hollywood'un bu en yeni meyvesi, ünlü bir bilgisayar oyunu olan "Final Fantasy"nin sinema versiyonu, Amerika'da gösterime girdikten kısa bir süre sonra Türkiye sinemalarında gösterimde.

Kahramanlar sanal insan"Final Fantasy"yi kendisinden önceki yapımlardan ayıran özelliği ise, bütün kahramanlarının sanal ortamda yaratılmış olması. Ancak, bu yeni kahramanlar çizgi filmlerin uzun metrajlı yapımlarındakilerden farklı. Uzun uğraşlar sonucunda insanlara benzetilen ve bunun bir ölçüde başarıldığı bir yapım var ortada. Yüzlerindeki kırışıklıklardan, gelişmeler karşısında aldıkları şekillere kadar birçok detay düşünülerek hazırlanmış kahramanların yine de 'istenilen' düzeye ulaşmalarına çok yol var gibi. Zira, insana çok benzedikleri konusunda spekülasyonlar olsa da, henüz öyle bir tat yok. Bu başarılsa bile yüzlerindeki soğukluğu gidermenin olanakları yok.

Yeni bir şey yokFilmin bütünü açısından ise yeni hiçbir şey yok. Dünyayı istila eden uzaylılar. Onlarla mücadele eden Amerikalılar ve mutlu son. Benzerleri birçok kez çekilmiş olan bu istila fenomeni, beylik Hollywood klişeleriyle birlikte akıp gidiyor. Hikâye şöyle; Yıl 2065. Dünyaya çarpmış bir meteorun ardından, insanoğlunun kurduğu uygarlık birtakım hayaletimsi uzaylı varlıkların (fantom) tehdidi altında kalmıştır. Bu tehditten korunma çabası içinde özel kurdukları korunaklı şehirlerde öbeklenen insanlar, yeni bir savaşma metodu bulamamaları halinde yenilgiyi kabul edeceklerdir.

Kahraman bir kadınBilim konusunda uzman bir kadın olan Aki Ross ise uzaylılar hakkıda herkesten farklı düşünmektedir. Kahramanımız Aki Ross ve arkadaşları, sorunu askeri yöntemlerle çözmek isteyen general bir felakete yol açmadan gerekeni yapmak zorundadırlar. Aki Ross, dünyanın kaybolan sekiz ruhunu bir araya getirmeyi deneyecektir. Yönetmenliğini, bilgisayar oyununun yaratıcısı olan Hironobu Sakaguchi'nini gerçekleştirdiği filme, Donald Sutherland, James Woods ve Alec Baldwin ise sesleriyle katkıda bulunmuş.

Seyirciyle bağ kurmak zor"Final Fantasy"nin bu sanal yapısı her şeyden önce, seyirci ile oyuncu arasındaki bağları dumura uğratıyor. Oyuncularının birer bilgisayar ürünü olduğunu bilen seyirci açısından, onların ruh hallerine girmek, onlar gibi hissetmek de zorlaşıyor. Bunu sinema tekellerinin de fark etmesi uzun sürmez. Zira, uzaylı istilasına karşı Amerikan kahramanlığının, dünyayı kurtarma olgusunun da yeterince etkili olmadığı ortada. Sanal kahraman bu bakımdan gerçek kahramanın yerini tutamayacak gibi görülüyor. "Final Fantasy"'de iddia edildiği gibi, insan suretine birebir benzeyen oyunculara yaratılamasa da, bu yakın bir zamanda başarılamayacağı anlamına gelmiyor tabii. Bu bakımdan çok yakın bir gelecekte, üzerinde daha fazla çalışılmış ve insana daha fazla benzetilmiş kahramanların peydahlanması kaçınılmaz gibi görünüyor. Çünkü film, bilgisayar oyunlarıyla büyümüş bir kuşağın 'potansiyel' sinema izleyicisi olduğu bir dönemde gündeme geldi. Oluşturulan bu yeni pazar bir süre daha Amerikan sinemasını oyalayacak gibi görülüyor. "Final Fantasy"nin hemen ardından yine bir bilgisayar oyunundan uyarlanan "Tomb Raider" gösterime girdi. Film önümüzdeki günlerde Türkiye'de de gösterime girecek. 2002 yılında gösterilecek olan 'Örümcek Adam'ın reklamları ise, daha şimdiden sinemalarda yapılmaya başlandı. Görülen o ki, 80'lerin ve 90'ların çocuklarının ve gençlerinin 'kahramanları' bir süre daha beyazperdede olayalanacak.
www.evrensel.net