Mobilyacı kara bağladı

Mobilyacı kara bağladı

İzmir mobilya sektörünün kalbi Karabağlar'da mobilyacılar can çekişiyor. Peş peşe yaşanan krizler ve dalgalı kur sistemi nedeniyle mobilya sektörü ayakta durmakta güçlük çekiyor.

Mobilyacı kara bağladıEmine Uyarİzmir'de Karabağlar denilince akla mobilya gelir. İmalathaneleri, satış mağazaları ve mobilya sektörünün yan sanayisini oluşturan meslek dallarıyla mobilya sektörünün merkezi olan, 3500 imalatçı firmanın bulunduğu Karabağlar'da atölyeler bir bir kapanıyor. Malzeme fiyatı yüzde 200'lere varan oranlarda zam görmüş. Üretim ve satışlar yarı yarıya azalmış. Dalgalı kur sisteminden olumsuz etkilendiklerini söyleyen atölye sahipleri nakit para alamadıkları için malzeme almakta zorlandıklarını, çeklerin karşılıksız çıktığını belirtiyorlar. Bazı sokaklarda atölyelerin tamamı kapanmış. Kapanmayan büyük firmalar ise işçi çıkarmış. Mobilyacı esnafıyla görüşmek üzere siteye girdiğimizde ilk dikkatimizi çeken şey, üzerinde 'Devren satılık' yazan çay ocağı oluyor. Bu durum mobilyacılar sitesindeki durumu da özetliyor.

Üretim yüzde elli düştüOtuz yıldır bu işle uğraşan mobilya ustası Erhan Yılmaz dalgalı kur sisteminin uygulanmaya başlanmasından sonra piyasanın "bozuk" olduğunu söylüyor. Mutfak takımı, yemek odası ve ranza ürettiklerini söyleyen Yılmaz, "Biz MDF'yi, kaplamayı, tutkalı hep dolar üzerinden alıyoruz. Örneğin 20 milyona aldığımız tutkal 52 milyon lira oldu. Bunu müşteriye yansıtamıyoruz. Üretim yüzde elli düştü" diyor. Büyük firmaların daha az etkilendiğini ama onların da işçi çıkardığını dile getiren Yılmaz, "On tane işçisi varsa altıya düşürüyor. Bu dört işçi nereye gidecek. Atölyesi olan adam kapattı gitti. Şimdi gevrek satıyor. Beş milyona üç milyona talim ediyor. Şu anda bizim buraya bir tane kalfa gelse ona haftada 40-50 milyon lira veremeyecek durumdayız. Bu malları teslim edeceğiz bize verecekler dört aylık çek. Çeki alıyoruz gidiyoruz tefecilere kırdırıyoruz. Tefeci yüzde 25 alıyor". Bundan altı ay önce her atölyede bir "Kalfa, usta aranıyor" tabelasının asılı olduğunu belirten Yılmaz, "Bu yazılar kalktı artık, bunları unuttuk biz. Son dört-beş aydır yaşadıklarımız Körfez krizinden bile beter. Bizim istediğimiz halkın gelirinin iyileştirilmesi. İşçiye memura para versinler ki onlar da gelip mobilya alsın" diyor.

Çekler yaprak gibiMobilyacılar Sitesi'nde kardeşiyle birlikte küçük bir atölye sahibi olan 35 yaşındaki Bünyamin Bayakçı 12 yaşından beri çalıştığını belirtiyor. Bayakçı, herhangi bir güvencelerinin olmadığını yarın ne olacağının belli olmadığını söylüyor. "Bugün sipariş geliyor yapıyoruz. Yarına ne yapacağımızı bilmiyoruz. Mark dolar düşmedikçe bizde iş olmaz. Döviz düşse belki mobilya işi açılır belki inşaat işi açılır. 5 milyar alacağımız var, 7.5 milyar borcumuz var. Çeki senedi bile alamıyoruz. Çekler yaprak gibi dökülüyor. Karşılıksız çıkıyor. Çeki nakite çeviremeyince nasıl alacaksın malzemeyi. Sigortamızı ödeyemiyoruz maliyeye borcumuzu ödeyemiyoruz. Evimize ekmeği zor götürüyoruz. Cumartesi günü cebimizde 15 milyonumuz olursa eve sevinerek gidiyoruz".

'Oyumu geri ver'Rasim Çavuşoğlu; "Hükümetin politikası iyi olmuş olsa Türkiye iyi olur" diyerek son günlerde ekonominin iyiye gittiğine dair yapılan açıklamaları eleştiriyor ve ekliyor; "Bugün iktidardaki partilere oy verenler bas bas bağırıyorlar. Türkiye'nin durumu kötüye gidiyor diye. Sadece o koltuklarda oturanlar 'İyi gidiyor' diyor. Bizim burada arabaların hepsinin arkasında yazı var; '57. hükümet oyumu geri ver'. Bizim hükümet aciz, bir şey yapamıyor IMF'den umut bekliyor. Ama oradan umut yok"

'Dükkânı kapatacağım'Bir diğer işyeri sahibi Adil Güzel dalgalı kurdan önce 44 teneke tiner alırken şimdi aynı parayla ancak 14 teneke alabildiklerini ifade ederek, ramazan bayramının girdiği gün dükkânını kapatacağını söylüyor. "Ben küçük bir esnafım benim 5-6 milyar liram şu anda kaybolmuş durumda ben bunu nereden karşılayacağım. Benim o zaman malzemeciyi, hırdavatçıyı dolandırmam lazım. Şu karşıda 125 kişi çalışıyordu. Şimdi 5-6 kişiye düştü" diyen Güzel, boş bir dükkândaki kocaman bir makineyi gösteriyor; "Şu pres makinesinin sıfırı 12 milyar lira. Şunu satıyorum deseler ben 3 milyara bunu almam. Koca makine boş duruyor."
www.evrensel.net