Tıp fakülteleri iyi eğitim veremiyor

Tıp fakülteleri iyi eğitim veremiyor

"Her ile tıp fakültesi" anlayışıyla açılan tıp fakültelerinde çok sayıda öğretim üyesine ihtiyaç duyulurken, öğrenci sayısının fazlalığı, sorunu daha da büyütüyor.

Tıp fakülteleri iyi eğitim veremiyorŞebnem TurhanTıp fakültelerinde öğretim üyesi eksikliği en yakıcı sorun olarak karşımıza çıkıyor. Kimi fakültelerde sadece bir profesör bulunurken, kimi fakültelerde ise doçent bulmak mucize oluyor. Tıp fakülteleri dekanları, öğretim üyesi eksiği tamamlanmadan açılan yeni fakültelerde eğitimin kalitesinin düştüğünü vurgularken, öğretim üyesi başına düşen öğrenci fazlalığından da şikâyet ediyorlar. Türk Tabipleri Birliği (TTB) üyesi hekimler Doç. Dr. Cem Terzi, Prof. Dr. Feride Saçaklıoğlu, Prof. Dr. İskender Sayek'in hazırladığı "2020 Yılında Türkiye'de Tıp Eğitimi" başlıklı araştırmada, tıp fakültelerinde öğretim üyesi başına düşen öğrenci sayısının fazlalığına dikkat çekilerek, öğretim üyelerinin üç büyük ilde toplandığı kaydedildi.

Hoca sayısı azAraştırmada, öğretim üyelerinin kısıtlı koşullar ve gelir azlığı nedeniyle fakültelerde tam gün çalışamadığı ifade edilirken, 47 tıp fakültesinin 39'unda öğretim üyesi açığı olduğunun altı çizildi. Profesörlerin yüzde 67'si, doçentlerin yüzde 50'si ve yardımcı doçentlerin yüzde 29'unun üç büyük ilde bulunduğu belirtilen araştırmada, asıl sorunun yeni kurulan tıp fakültelerine profesör ve doçent temin edilmesi olduğu vurgulandı. Ayrıca yeni kurulan tıp fakültelerinin yüzde 79'unda profesör ve doçent olmadığına dikkat çekildi.Araştırmaya göre; tıp fakültelerinde 2656'sı profesör, 1906'sı doçent ve 2030'u da yardımcı doçent olmak üzere 6592 öğretim üyesi görev yapıyor. En çok öğretim elemanı Hacettepe Tıp Fakültesi'nde (1042), en az öğretim elemanı da K. Maraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde (6) bulunuyor. Zonguldak Kara Elmas Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde ise sadece bir profesör var. Bu fakülte henüz kadrosuna tek bir doçent bile katamadı. Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde de yardımcı doçent bulunmuyor. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde ise tek yardımcı doçent var.

Adli tıp bölümü yok!Araştırmada, öğretim üyelerinin yüzde 45 ile dahili tıp bilimlerinde yoğunlaştığı, en az öğretim üyesinin de yüzde 15 ile temel tıp bilimlerinde bulunduğu kaydedildi. Derlenen verilere göre; tıp fakültelerinin 33'ünün ayrı kütüphanesi varken 6 fakülte merkezi kütüphaneyi kullanıyor. 1 tıp fakültesininse kütüphanesi bulunmuyor. Tıp fakültelerinin 14'ünde mesleksel beceri laboratuvarı, altı fakültede anatomi laboratuvarı, üç fakültede temel bilimler laboratuvarı ve dört fakültede de hastane binası yok. 26 fakültede Tıbbi Etik Anabilim Dalı, 22 fakültede Adli Tıp Anabilim Dalı tabelaları henüz asılamadı. Üstelik bu fakültelerin 7'sinde de adli tıp dersi hiç verilmiyor. 28 fakültede ise öğrenciler otopsi görme imkânı bulamıyor.

Planlama karmaşası Araştırmayı yapan hekimlerden Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İskender Sayek, gazetemize yaptığı değerlendirmede, tıp eğitiminin geliştirilmesi ve düzenlenmesi için çalışmalar yürütüldüğünü belirterek, bu çalışmalar sağlık politikalarında yer almadığı için öğretim üyelerinin çabalarıyla yol alınabildiğini söyledi. Tıp fakültelerindeki en önemli sorunlardan birinin fazla öğrenci alınması olduğunu hatırlatan Sayek, öğretim üyelerinin özlük haklarının da düzeltilmeyi bekleyen öncelikli sorunlardan biri olduğunu ifade etti. Sayek şu noktalara dikkat çekti: "Türkiye'de hekimlerin büyük kısmı birinci basamakta hizmet veriyor ancak sağlık politikaları tedavi edici hekimliğe yönlendiriyor. Tıp fakültelerinde koruyucu hekimliğin önemini vurguluyoruz. Hem insan hem toplum için koruyucu hekimlik desteklenmeli. Sağlık politikaları tıp eğitimine göre uyarlanmıyor, tıp eğitimi tıp uygulamalarına göre düzenlenmelidir."
www.evrensel.net