Toplugörüşmeden toplusözleşmeye

KESK Genel Eğitim Sekreteri İbrahim Kudiş, toplugörüşme olarak belirlenen maddenin, toplusözleşmeye evrilmesi için mücadelelerini sürdüreceklerini vurguladı.

Toplugörüşmeden toplusözleşmeyeŞahin BayarKamu Görevlileri Sendikaları Yasası'nın Meclis'ten geçmesinden sonra toplanan KESK Genel Yönetim Kurulu (GYK), yasaya zorunlu uyum süreci başlattı. Önüne sekiz aylık bir program koyan KESK, bu süre içinde üye kayıtlarını yenileyecek, olağanüstü ve olağan kongrelerini gerçekleştirerek toplugörüşme için yetki arayacak.21-22 Temmuz 2001 tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleşen ve geçmiş ile gelecek dönemin değerlendiği GYK toplantısını gazetemize değerlendiren KESK Genel Eğitim Sekreteri İbrahim Kudiş, yasanın Meclis'ten geçmesi ile birlikte zorunlu uyum sürecini başlattıklarını ifade etti.Toplantıda GYK üyelerinden Güven Gerçek, Songül Beydilli, Hasan Toprak, Hayri Mete, İsmail Sağdıç, Nafi Maraş, Güner Kizir, Selma Gürkan, Nurettin Kınık ve Veli Baydur'un ortak olarak sunduğu, değerlendirme bildirgesine katıldığını vurgulayan Kudiş, "Yasakçı yasanın gereği olarak üyelerin yenilenmesi gerekiyor. Biz bunu bir örgütlenme kampanyasına dönüştüreceğiz" dedi.

Bütün kamu emekçileriToplugörüşme olarak belirlenen maddenin fiili olarak toplusözleşmeye evrilmesi anlamında KESK'in fiili ve meşru mücadelesini sürdüreceğini dile getiren Kudiş, mücadeleye sadece KESK üyesi kamu emekçilerinin değil, KESK'e üye olmayan diğer kamu emekçilerinin de katılması için bir tartışma süreci başlatacaklarını kaydetti.Yasanın Meclis'ten geçmesiyle birlikte birçok sorunla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Kudiş sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunlardan bir tanesi KESK'in geçmişteki meşru ve fiili mücadelesini sürdürüp sürmemesi. Bizim buradaki tutum ve düşüncemiz fiili ve meşru mücadeleyi sürdürmek olmalıdır. Meseleyi böyle ele aldığımızda ancak KESK'i büyütebiliriz. Var olan konumundan çıkararak kitleselleşebiliriz. Bugün geriye baktığımızda KESK'in prestji sahibi olması, tabanla bütünleşmesi ve kitleselleşmesi bizim fiili ve meşru mücadelemizle gerçekleştiğini görüyoruz."Ülkenin bir bütün olarak kuşatma altında tutulduğu bir süreçte kamu emekçilerine yasakçı yasanın dayatıldığına dikkat çeken Kudiş, "Yasanın dayatılması anlamlıdır. KESK'in açıkça alması gereken tutum geçmişteki bilgi, birikim, donanımları üzerinde bir yol izlemesidir" diye konuştu.

Yetki telaşı yokAksi takdirde var olan durumu muhafaza etmenin ne KESK'e ne de kamu emekçilerine yarayacağına işaret eden Kudiş, yetki alma-almama gibi bir telaşları olmadığını ifade etti. "KESK'in geçmişine baktığımızda emekçilerin ortak çıkarlarını sağlamak, haklarını korumak için kurulmuş gerçek emek örgütüdür. Daha sonraki süreçte kimi grupların dar yaklaşımı, siyasal grupların kendi çıkarlarını dayatması kimi sıkıntılara neden olmuşsa da KESK'in kitleselleşmesi tabanla bütünleşmesi ile gerçekleşmiştir. KESK geçmişte yaşadığı bu gibi sıkıntıları kendi içinde bertaraf edebilirse önümüzdeki süreçte yetki konusunda bir problem olmaz" diyen İbrahim Kudiş, özellikle devlet eli ile kurdurulan Türk Kamu-Sen'in bazı entrikaları söz konusu olabileceğine dikkat çekti. Geçmişte bakan ve müdürlerin baskısıyla bazı kamu çalışanlarının Kamu-Sen'e zorla üye yaptırıldığını hatırlatan Kudiş, "Şu anda da buna benzer girişimler söz konusu. Önümüzdeki dönemde bunlar biraz daha yoğun yaşanabilecek durumlardır" dedi.

Emek PlatformuKESK'in bütün çalışmalarını işyerine dayandırarak ve özellikle aynı işkolunda bulunan kamu işçileri ile birlikte hareket edip yerel platformlar oluşturması gerektiğini belirten Kudiş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Önümüzdeki günlerde bütçe gündeme gelecek. Burada sadece kamu emekçilerinin bütçeye taraf olma talebi toplumun bütün kesimine mal edilmeli. Ortak bir cehpenin oluşmasını sağlamalıyız. Bu anlamıyla kısa sürede Emek Platformu'nun toplanması, yeniden şekillenerek işlev kazanmasını sağlamalıyız. Bu konuda kimi adımlar atıldı. Türk Tabipler Birliği'nin de Emek Platformu'nu toplantıya çağrılacağı söyleniyor."
www.evrensel.net