Güneş altında çalışıyorlar

Güneş altında çalışıyorlar

Uzmanlar, sıcak havalarda öğle vakti dışarıda olmamak gerektiğini söylüyor, ama ya sokaklarda çalışan işçiler? Baş ağrısı, stres, zehirlenme gibi rahatsızlıklar yaşayan işçiler, "Çalışmayıp da ne yapalım" diye soruyorlar.

Güneş altında çalışıyorlarArzu YağızYaz aylarında uzmanların sıklıkla yaptığı uyarıdır; 11.00-15.00 saatleri arasında dışarı çıkmanın sağlığa zararlı olduğu uyarısı. Peki ya işyeri sokaklar olanlar? Simit aldığımız simitçiler, mektupları bize ulaştıran postacılar, asfalt döken işçiler, çöpçüler... Onlar sıcakta çalışmaktan rahatsız, ama bu konuda hiçbir yasal düzenleme olmadığı için ellerinden bir şey gelmiyor.Emekli olup, köşesine çekilecek yaşlarda Celil Karagöz. Geçimini sokakları süpürerek sağlıyor. Sabah saat beşten beri çalıştığını söylüyor. Uzman görüşlerine karşılık ise "Ne yapalım, bu sıcakta çalışmaya mecburum, başka seçeneğim yok ki, 150 milyon için sokaklarda kavruluyoruz" diyor ve ekliyor: "Geçen sene işyerinde ayran dağıtıyorlardı, bu sene onu da vermiyorlar!".

'Yüzmek isterdim'Mehmet Ali Akgün seyyar arabasıyla dürüm tantuni satıyor acıkanlara. 100 milyon lira olan ev kirasını ödeyip ailesini geçindirmeye çalışıyor. Uzman görüşlerine ise gülüyor: "Çalışmayıp da ne yapacağız, çalışmaya mecburuz. Devlet bize yardım etsin, değil on birle üç arası, akşam saat beşten sonra bile çalışmam". Sıcaktan korunmak için arabasını sabitleştirip üstüne kalaslar çaktığını, ama tüpün yanında durmak zorunda olduğu için bunun bir faydası olmadığını söyleyip hayallerini anlatmaya başlıyor. "Mesela ben şu anda denizde olmak isterdim, yüzmek isterdim, şöyle yanında da buz gibi bir kola..."

Zift zehirliyorMustafa Yılmaz ve Remzi Eminoğlu kan ter içinde yolları asfaltlıyorlar, ama yine de içmek üzere oldukları sularını ilk bize ikram ediyorlar.

'Sadece onlar için'Öğle vakti dışarı çıkılmaması hakkındaki uyarılar için şunları dile getiriyorlar: "O kural sadece 550 milletvekili için. Onlar bizi insan yerine koymuyorlar ki, ona göre konuşsunlar." Yazları hava sıcaklığının 35 derecenin üzerine çıktığını, bunun üzerine de zift makinesinden gelen sıcaklık eklenince çalışmanın dayanılmaz olduğunu belirten işçiler, ziftten sık sık zehirlendiklerini söylüyorlar. Bir de çözüm sunuyorlar: "Vardiya geceleri olmalı". Bir yıl öncesine kadar inşaatlarda çalışan, şoförlük yapan ama krizden sonra sokaklarda kâğıt toplamaya başlayan Eyüp Bozkan, sıcakta çalışırken bunaldığını, psikolojisinin bozulduğunu söylüyor.

Devlet düşünmeliBozkan, sıcaklarda dışarda çalışmak zorunda olanları devletin düşünüp işsizliğe bir çözüm bulması gerektiğini ifade ediyor. Bir çocuk babası olan Eyüp Bozkan, bu işin getirdiği paranın geçimini ne kadar sağladığını şu sözlerle dile getiriyor: "Karın tokluğuna geçiniyorum işte, yıkılmadım ayaktayım hesabı". Türkiye'nin hemen her yerinde sokak işçileri öğlen sıcaklarında kavrularak çalışmaya mecbur. Ama bir yerde işçiler düşünülerek bir çalışma modeli oluşturulmuş. Aydın'ın Söke Belediyesi, işçilerinin sıcaktan etkilenmemesi için 'siesta modeli' adı verilen bir çalışma programı başlatmış. Bu programa göre işçiler saat 11'de öğle tatiline giriyorlar. Öğleden sonraki mesai ise saat 15'te başlayarak 19'da son buluyor.
www.evrensel.net