İşkence raporları kanıt sayılmadı

Fatih Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Özleyen, tutuklu Muharrem Horuz'a işkence yapan ve üç yıldır haklarında dava açılması beklenen polislerin yargılanmasına gerek olmadığını iddia etti.

İşkence raporları kanıt sayılmadıHacer Yücel Fatih Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Özleyen, tutuklu Muharrem Horuz'a işkence yapan ve üç yıldır haklarında dava açılması beklenen polislerin yargılanmasına gerek olmadığına karar verdi. Adli tıp uzmanları tarafından Horuz'a verilen 10 günlük iş göremez raporunu kanıt olarak kabul etmeyen savcı Özleyen, bu raporlara ilginç bir de yorum getirdi. Özleyen, raporların darp izlerinin boğuşma sırasında oluştuğunu kanıtladığını iddia ederek davacının iddiaları dışında bir delil bulunmadığını savundu. Muharrem Horuz, 3 Ağustos 1999 tarihinde İstanbul Bahçeşehir'de TKP/ML-TİKKO örgütü üyesi olduğu iddiası ile gözaltına alınmış ve üzerinde sahte ehliyet bulunması nedeni ile Terörle Mücadele Şubesi'nde (TMŞ) yedi gün tutulmuştu. Horuz, 10 Ağustos 1999 tarihinde İstanbul DGM Yedek Hâkimliği'ne çıkarılmış ve tutuklanarak Ümraniye Kapalı Cezaevi'ne yollanmıştı. Horuz, DGM Başsavcılığı'na verdiği ifadede, gözaltında bulunduğu süre zarfında işkenceye maruz kaldığını dile getirmiş, ancak bu ifadesi dikkate alınmamıştı.

İş göremez raporu Bunun üzerine harekete geçen Horuz'un Avukatı Zeynel Polat, Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak müvekkiline işkence yapıldığını bildirmiş, bunu yapan polisler hakkında kamu davası açılmasını istemişti. Polat, suç duyurusu dilekçesinde müvekkilinin işkence gördüğünü kanıtlayan iki rapordan bahsetmişti. Bu raporlardan biri Horuz'un yakalandığı günün akşamı götürüldüğü Haseki Devlet Hastesi doktorları tarafından verilmişti. Raporda, Horuz'un vücudunda darp izlerine rastlandığı belirtilmişti. Horuz'a, Haseki Hastanesi tarafından 7 Ağustos 1999 tarihinde verilen raporda ise Horuz'un vücudundaki izler daha ayrıntılı anlatılmıştı. Horuz'a verilen ve kollarında, koltuk altında, ayaklarında, sağ gözünde çürüklerin bulunduğuna dikkat çekilen ikinci raporda, Horuz'un kollarını kaldırmakta zorluk çektiğinin saptandığının altı çizilmişti. Raporda boyun kısmında darp ile uyumlu izlerin bulunduğu ve yapılan ürolojik muayene sonucu ise cinsel organ kökünde ve çevresinde çürüklerin saptandığı ifade edilerek 10 gün iş göremez raporu verilmişti.

İşkenceye komik kılıf İşkence olayıyla ilgili ifadeleri alınan TMŞ polisleri S.Y, M.P, E.K. ve M.E.E, suçlamaları kabul etmeyerek darp izlerinin Horuz'un yakalanması sırasında meydana gelen boğuşmada oluştuğunu öne sürmüşlerdi. Polisin bu söylediklerini destekler mahiyette olan yakalama tutanağında ise Horuz'un yakalanması sırasında boğuşma yaşandığı anlatılmıştı. Horuz'un yakalandığı günün akşamı götürüldüğü hastane dönüşünde hazırlanan tutanakta, hastane dönüşü Horuz'un birden arabadan inerek kaçmaya başladığı ve 20 metre ileride zor kullanılarak yakalandığı, arabaya bindirilirken tekrar kaçmaya çalıştığı ve zorla arabaya bindirildiği iddia edilmişti. Horuz ise savcıya verdiği ifadede, "ters askısına alınma", "cinsel organına vurma", "yoğun kaba dayak" ve "tehdit amacıyla kurşun sıkma" gibi uygulamalara maruz kaldığını dile getirmişti. Horuz'un Avukatı Zeynel Polat, Fatih Cumhuriyet Başsavcısı Özleyen'in kararına karşı, ağır ceza mahkemesine başvurmaya hazırlanıyor. Şu anda ölüm orucunda olan Horuz ise bilincinin kapanması üzerine, tutuklu bulunduğu Kandıra F Tipi Cezaevi'nden Kocaeli Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.
www.evrensel.net